Senin evin çok büyük.Your house is very big.
Tom her pazartesi evindedir.Tom is home every Monday.
Tom'un Mary'nin evinde olmayacağından eminim.I'm sure Tom won't be at Mary's.
Tom'un evini boyamasının ne kadar süreceğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how much time it'll take for him to paint his house.
Tom'a hâlâ evini satacak mısın?Are you still going to sell Tom your house?
Tom hiç senin evinde hiç yemek yedi mi?Has Tom ever eaten at your house?
Tom hiç evinden ayrılmaz mı?Doesn't Tom ever leave his house?
Tom muhtemelen tek başına evine yürüdü.Tom probably walked home by himself.
Tom'un evinin çatısı kırmızıdır.The roof of Tom's house is red.
Evini ne zaman terk ettin?When did you leave your house?
Tom Mary'ye evinin yandığını söyleyen kişi değil.Tom isn't the one who told Mary that her house had burned down.
Tom, Mary'nin tek başına evine gitmesi gerekebileceğini düşünüyordu.Tom thought Mary might need to walk home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine gitmek istediğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary wanted to walk home by herself.
Tom, Mary'nin gerçekten tek başına evine yürüdüğünü söyledi.Tom said that Mary really did walk home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine gelemeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't be able get home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine gidebileceğine inanmıyor.Tom doesn't believe Mary can get home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine gelemeyeceğini düşünüyordu.Tom didn't think Mary could get home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine gelebilmesini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary can get home by herself.
Tom Mary'nin evine tek başına gitmeliydi.Tom should've gone to Mary's house by himself.
Tom, Mary'nin tek başına evine gelebileceğini söyledi.Tom said Mary could've gotten home by herself.
Tom Mary'ye tek başına evine gitmemesini söyledi.Tom has told Mary not to go home by herself.
Tom, Mary'nin tek başına evine dönmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to go home by herself.
Sanırım Tom dün Mary'nin evine gitti.I think Tom went to Mary's house yesterday.
Tom, evinde bilinçsizce bulunduktan sonra hastaneye kaldırıldı.Tom was rushed to the hospital after being found unconscious in his home.
Tom, Mary'nin tek başına evine gitmek isteyeceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought there was a good chance that Mary would want to walk home by herself.
Tom, Mary'yi evine gelip ödevinde ona yardım etmeye ikna etti.Tom convinced Mary to come over to his place and help him with his homework.
Tom pasaportunu almak için evine geri dönmesi gerekiyordu.Tom needed to go back to his house to get his passport.
Tom, Mary'e evinde öğle yemeği yemeyi istediğini söyledi.Tom told Mary he intended to eat lunch at home.
Tom işe giderken Mary'nin evinin yanından geçer.Tom drives by Mary's house on his way to work.
Tom'un pazartesi akşamı evinde bir parti vardı.Tom had a party at his place Monday evening.
Dün gece Tom'un evine bir hırsız girdi.A burglar broke into Tom's house last night.
Tom şimdi Mary'nin evine gidiyor.Tom is on his way to Mary's apartment now.
Tom, evine Boston'a dönmeye karar verdi.Tom has decided to go back home to Boston.
Tom evini yeniden boyatacak.Tom is going to have his house repainted.
Tom sizi evinize götürecek.Tom is going to drive you to your place.
Tom, ailesinin evinde olduğunu söyledi.Tom said he was at his parents' house.
Bu, Tom'un evine ne kadar uzakta?How much further is it to Tom's house?
Tom evini yenilemeyi planlıyor.Tom is planning to renovate his home.
Tom gelecek pazartesi evine dönecek.Tom is going to get home next Monday.
Tom Mary'yi John'un evine kadar götürdü.Tom drove Mary over to John's house.
Kasırga Tom'un evini yok etti.The hurricane destroyed Tom's house.
Boston'da hâlâ bir evin var mı?Do you still have a house in Boston?
Tom evini yeniden boyattıracak.Tom will have his house repainted.
Tom evini yeniliyor.Tom has been renovating his home.
Artık Tom'un evinde yaşıyoruz.We're now living in Tom's house.
Tom evini yeniden boyattı.Tom has had his house repainted.
2.30'da Tom'un evinden ayrıldım.I left Tom's house at 2:30.
Tom'un evini saat 2.30'da terk ettim.I left Tom's house at 2:30.
Tom'un evinden saat 2.30'da ayrıldım.I left Tom's house at 2:30.
Mary'nin evinde Tom ile tanıştım.I met Tom at Mary's house.
Tom senin evinde.Tom is in your house.
Mitsuyuki Ikeda'nın evinde tekrar akşam yemeği yemiyorum.I'm not eating dinner at Mitsuyuki Ikeda's home ever again.
Tom gelecek ay evini boyatacak.Tom is going to have his house painted next month.
Tom bana arabamı onun evinin önüne park etmememi istedi.Tom asked me not to park my car in front of his house.
Tom evini satışa çıkarmayı düşünüyor.Tom is thinking about putting his house up for sale.
Tom bu gece bir arkadaşının evinde kalıyor.Tom is staying over at a friend's house tonight.
Tom evinin etrafında bir duvar yapacak.Tom is going to build a wall around his house.
Evinin dışındaki mavi araba senin mi?Is that blue car outside your house yours?
Tom evini satmak zorunda kalacak.Tom is going to have to sell his house.
Evine nasıl gideceğinden emin değilim.I'm not sure how to get to your house.