Benim sözlüğüm evde.My dictionary is at home.
Evde Fransızca konuşuyorum.I speak French at home.
Tom evde bekliyor.Tom is waiting at home.
Hepiniz hâlâ evde misin?Are you all still home?
Ben genellikle evde yemek yerim.I usually eat at home.
Lütfen evde bekleyin.Please wait at home.
Tom, Mary'e evde kalmasını önerdi.Tom advised Mary to stay at home.
Tom asla evde değil.Tom is never at home.
Tom bana Mary'nin evde olmadığını söyledi.Tom told me Mary wasn't at home.
Ne Tom ne de Mary evde.Neither Tom nor Mary is at home.
Sen hâlâ evde misin?Are you still home?
Tatlım, evdeyim.Honey, I'm home.
Biz şimdi evdeyiz.We're home now.
Sami evde olmak istiyordu.Sami wanted to be home.
Böyle evden çıkamazsın küçük bey!You can't leave the house like this, little man!
Mary bana evde kalmak zorunda olduğunu söyledi.Mary told me she had to stay home.
Tom evde kimseye izin vermezdi.Tom wouldn't let anyone in the house.
Tom'un bu öğleden sonra evde olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if Tom will be home this afternoon.
Tom, Mary'in sık sık pazartesi günleri evde kaldığını söyledi.Tom said that Mary often stays home on Mondays.
Tom, bana bu hafta sonu evde olmayacağını söyledi.Tom told me he wouldn't be home this weekend.
Tom geçen Pazartesi günü evde olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't at home last Monday.
Tom ailesi ile küçük bir evde yaşıyor.Tom lives with his parents in a small house.
Tom ailesi ile birlikte küçük bir evde yaşıyordu.Tom lived with his parents in a small house.
Ne kadar süredir bu evde yaşıyorsun?How long have you been living in this house?
Mary'nin kocası bana onun evde olmadığını söyledi.Mary's husband told me she wasn't at home.
Tom, Mary'in Pazartesi günü evde olduğunu söyledi.Tom said that Mary was at home on Monday.
Pazartesi gecesi bizim evde pizza gecesi.Monday night is pizza night at our house.
Tom akşam yemeği için evde olmayacağını söyledi.Tom said he wouldn't be home for dinner.
Tom pazartesi günü evde olduğunu söyledi.Tom said that he was at home on Monday.
Tom bütün gün Mary ile birlikte evdeydi.Tom has been at home with Mary all day.
Tom ehliyetini evde bıraktı.Tom left his driver's license at home.
Tom dün gece Mary'le birlikte evdeydi.Tom was at home with Mary last night.
Mary onu aradığında Tom evdeydi.Tom was at home when Mary called him.
Evde kalmayı ve kitap okumayı tercih ederim.I'd rather stay home and read a book.
Neden pazartesi günleri evde kalıyorsun?Why do you stay at home on Mondays?
Tom, pazartesi günü evde olduğumu biliyordu.Tom knew that I was home on Monday.
Tom Mary ile birlikte evde kaldı.Tom stayed in the house with Mary.
Tom ve Mary evde Fransızca konuşuyorlar.Tom and Mary speak French at home.
Tom Mary'nin evde kalmasını istedi.Tom wanted Mary to stay at home.
Tom nadiren Pazartesi günü evde kalır.Tom seldom stays home on Monday.
Tom şimdi ailesiyle birlikte evde.Tom is now home with his family.
Tom, saat 2.30'a kadar evde olacak.Tom is going to be home by 2:30.
Tom ve Mary hâlâ evde.Tom and Mary are still at home.
Biz evde Fransızca konuşmayız.We don't speak French at home.
Tom evde Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary at home.
Tom Mary ile evde yalnız.Tom is home alone with Mary.
Tom telefonunu evde bıraktı.Tom left his phone at home.
Tom Mary ile birlikte evde.Tom is at home with Mary.
Yarın evde olmayacağım.I won't be home tomorrow.
Tom çok evde değil.Tom isn't home a lot.
O, dün ofiste değildiyse muhtemelen evdeydi.If she wasn't at the office yesterday, she was probably at home.
Bu kızın teyzesi bizim evde çalışıyor.This girl's aunt works at our place.
Üzgünüm, ama Tom evde değil.I'm sorry, but Tom isn't home.
Tom yarın sabah evde olmayabilir.Tom may not be at home tomorrow morning.
Bu gece evde kalmayı tercih ederim.I'd rather stay at home tonight.
Hem Tom hem de Mary dün gece evdeydiler.Both Tom and Mary were at home last night.
Evde kalmak istedim, ama Tom onunla gitmemde ısrar etti.I wanted to stay home, but Tom insisted that I go with him.
Ailem genellikle akşam evdedir.My parents are usually at home in the evening.
Tom telefonunu almadan asla evden çıkmaz.Tom never leaves the house without his phone.
Tom, Mary'in Pazartesi günü evde olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't at home on Monday.