Ana içeriğe geç
Sözlük

evde ile cümle

evde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evde olmalısın.You should be home.
Evde olmalısınız.You should be home.
Evden çıkmalı ve biraz eğlenmelisin.You should get out of the house and have some fun.
Tom ve Mary aynı evde yaşamıyorlar.Tom and Mary don't live in the same house.
Tom bana bu akşam evde olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I would be home this evening.
Tom elleri havada evden çıktı.Tom came out of the house with his hands in the air.
Tom saat kaçta evde olacağını söylemedi.Tom didn't say what time he'd be home.
Tom'un tek başına evde kalma arzusu yoktu.Tom had no desire to stay home by himself.
Tom muhtemelen şimdi evdedir.Tom is probably at home now.
Tom bir yüzen evde yaşıyor.Tom lives on a houseboat.
Tom bugün evde kalmayı düşünmek isteyebilir.Tom might want to consider staying at home today.
Tom muhtemelen sadece evde kalmak ve uyumak istedi.Tom probably wanted to just stay at home and go to sleep.
Tom evde olmaktan mutlu görünüyor.Tom seems glad to be home.
Tom her an evde olmalı.Tom should be home any moment.
Tom Mary'nin evde olmadığını farkeder etmez kapıyı çalmaktan vazgeçti.Tom stopped knocking on the door as soon as he realized Mary wasn't home.
Tom evdeki her odayı süpürdü.Tom swept every room in the house.
Tom gizlice evden çıkmaya çalıştı fakat ebeveynleri onu yakaladı.Tom tried to sneak out of the house, but his parents caught him.
Tom muhtemelen yakında evde olacak.Tom will probably be home soon.
Tom evde kalacak.Tom will remain at home.
Bugün iyi hissetmiyorum ve evde kalmayı tercih ediyorum.I don't feel well and would rather stay at home today.
Yanan evden caddeye kıvılcımlar yağdı.Sparks rained on the street from the burning house.
Onun ebeveynleri Japon olduğu için Mary evde genellikle Japonca konuşur.Since her parents are Japanese, Mary usually speaks Japanese at home.
Onun ebeveynleri Fransız olduğu için, Tom genellikle evde Fransızca konuşur.Since his parents are French, Tom usually speaks French at home.
"Annen ve baban evde mi?" "Sadece babam.""Are your parents home?" "Only my dad."
Böyle bir günde evde kalmak bir utanç.It's a shame to stay indoors on a day like this.
Tom zamanının çoğunu evde geçirir.Tom spends most of his time at home.
Mary önce makyaj yapmadan asla evden ayrılmaz.Mary never leaves her house without first putting on makeup.
Kimse evde değil gibi görünüyor.It looks like nobody's home.
Belki evde başka biri vardır.Maybe there is someone else in the house.
Evde başka biri var.There's someone else in the house.
Hâlâ evdeyim.I was still at home.
Biz hâlâ evden uzun bir yoldayız.We're still a long way from home.
Evdeki durum her geçen gün daha dayanılmaz hale geliyor.The situation at home is getting more unbearable every day.
Tom yine evde, uykusunu tamamlıyor.Tom is back at the house, catching up on his sleep.
O zaman hâlâ evdeydim.I was still at home at that time.
Bugün evde kalacağız.We're going to stay at home today.
Bugün evde olacağız.We'll be at home today.
Tom'un evden kaçacağını muhtemelen nasıl bilebilirdim?How could I have possibly known that Tom would run away from home?
Tom'un evden kaçmasının gerçek nedeni bu, değil mi?That's the real reason Tom ran away from home, isn't it?
Tom büyük bir evde yalnız yaşıyor.Tom lives alone in a big house.
Tom evde kendi birasını yapar.Tom brews his own beer at home.
Tom evde kendi şarabını yapar.Tom makes his own wine at home.
Tom evden Mary'yi izledi.Tom followed Mary out of the house.
Bu gece evde kalmayı planlıyor.She is planning to stay home tonight.
O, hafta sonunda evdeydi.She was at home at the weekend.
Tom tüm hafta sonu evde kaldı.Tom stayed home all weekend.
Onları nerede buldunuz, okulda mı yoksa evde mi?Where did you find them, at school or at home?
Tom'un, çocukları ile birlikte evde olması gerektiğini düşünüyorum.I think Tom should be home with his children.
Tom 20 dakika daha evde olmayacak.Tom won't be home for another 20 minutes.
Tom hâlâ ebeveynleriyle birlikte evde yaşıyor.Tom is still living at home with his parents.
O, evden uzaktaydı.He was away from home.
Beşte evde olacağım.I will be home by five.
Akşam yemeği için zamanında evde olmam gerekir.I should be home in time for dinner.
Akşam yemeği için hepimiz vaktinde evde olacağız.We'll all be home in time for dinner.
Terapistimiz kampa birlikte gitmemizi ve çocukları evde bırakmamızı önerdi.Our therapist suggested we go camping together and leave the kids at home.
Birinin evde olup olmadığını görelim.Let's see if anybody's home.
Bir aile büyük bir evde yaşıyor.A family lives in a big house.
Evet, o evde.Yes, she's at home.
Ama evde kalmak daha iyidir.But it is better to stay at home.
Mary evde İngilizce konuşmaz.Mary doesn't speak English at home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod