evde ile cümle
evde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bay Fujiwara şimdi evde mi?Is Mr. Fujiwara at home now?
Ben alışveriş listemi evde unuttum.I forgot my shopping list at home.
O, kapıyı açar açmaz, beyaz bir köpek evden kaçtı.As soon as she opened the door, a white dog ran out of the house.
Treni kaçırmayayım diye evden erken çıktım.I left home early so I wouldn't miss the train.
Pazartesileri, o hep evdedir.On Mondays, he's always at home.
Ateşiniz olduğu için evde kalmalısınız.Since you have a fever, you should stay home.
Mary hala anne babasıyla evde yaşıyor.Mary is still living at home with her parents.
O, evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I left the house than it started to rain.
Yangından sonra evden ayrıldılar.They left the house after the fire.
Evde bir bilgisayarın var mı?Do you have a computer at home?
Evde herkes nasıl?How's everybody at home?
Biz evdeyiz.We are at home.
Tom evden kaçtı.Tom ran away from home.
Holly Black, New Jersey'deki Viktorya tipi yıkık dökük bir evde doğdu.Holly Black was born in a decrepit Victorian house in New Jersey.
Tom on yıl önce evden ayrıldı.Tom left home ten years ago.
Tom köpeklerin evden çıkmasına izin verdi.Tom let the dogs out of the house.
Hiç evde bulunmuyorsun.You're never at home.
Normalde pazar günleri evde kalırım.Normally, I stay at home on Sundays.
Evde kaç tane bilgisayar var?How many computers do you have at home?
Ben çocukken, zamanımın çoğunu evde okuyarak geçirdim.When I was a child, I spent most of my time indoors reading.
Tom şu anda evde değil.Tom is not home right now.
Bugün evde kalmak daha iyi olurdu.It would be better to stay home today.
Evde kalıyorum.I'm staying home.
Ateist olduğunu itiraf ettiği zaman ailesi onu evden kovdu.Tom was kicked out of his house by his parents when he confessed to being an atheist.
Tom Mary'yi gizlice evden kaçarken yakaladı.Tom caught Mary sneaking out of the house.
Parayı evde bıraktı.He left the money at home.
Kedisini evde bırakmak zorundaydı.He had to leave his cat at home.
Onlar çok güzel bir evde yaşarlar.They live in a very beautiful house.
Benim evde hava çok soğuk.It's very cold in my house.
Bu evde yaşayan birçok insan var.There are many people living in this house.
Tom evde eğitilmişti.Tom was homeschooled.
Evde yalnız mısın?Are you home alone?
Tom sevgi dolu bir evde büyüdü.Tom grew up in a loving home.
Hafta sonları evde yalnız olmaktan nefret ediyorum.I hate to be alone at home on the weekends.
Tiyatroya giderse evde kalırım.If she goes to the theater, I'll stay at home.
Evde olmayı tercih ederim.I'd rather be at home.
Dürüst olmak gerekirse, dışarı gitmek yerine aslında evde kalmak istedim.Frankly speaking, I actually wanted to stay at home, instead of going out.
Çocukken bu evde yaşadım.I lived in this house as a child.
Bu akşam hava kararmadan önce evde olmak zorundayım.I have to be home tonight before it gets dark.
Bunu evde deneme.Don't try this at home.
Eski bir evde yaşıyorum.I live in an old house.
Ben buradayım. Evde biri var mı?I'm here. Is there anybody home?
Lütfen bunu evde denemeyin.Please do not try this at home.
Noel'den sonra evde hep pek çok istenmeyen hediyeler vardır.There are always so many unwanted gifts in the house after Christmas.
Evde kalmak hoş bir şey değil.Staying at home is not a pleasant thing.
Evde İngilizce çalışacağım.I will study English at home.
Laurie evde mi?Is Laurie at home?
Tom niye evde çalışıyor?Why does Tom work at home?
Tom evde çalışıyor.Tom works at home.
Tom evde çalışır.Tom works at home.
O beni evden attı.She kicked me out of the house.
O onu evden attı.She kicked him out of the house.
O, erkek arkadaşını evden attı.She kicked her boyfriend out of the house.
Geceyi perili evde mi geçirdin?Did you spend the night at the haunted house?
Ona Mary'nin evde olup olmadığını sor.Ask him whether Mary is at home or not.
Yağmur yağdığı için piknik öğle yemeğimizi evde yedik.Since it was raining, we had to eat our picnic lunch indoors.
Genellikle ailemle birlikte evde yemek yerim.I usually eat at home with my family.
Evde çıplak ayakla gitmeyi tercih ederim.I prefer to go barefoot in the house.
Davet edilmediğim için evde kalacağım.Since I wasn't invited, I'll stay home.
O evde değil.He isn't at home.