Ben onu fark ettim.I've noticed that.
Ben bazı fırsatları elde ettim.I've had some chances.
Tom'a orada eşlik ettim.I accompanied Tom there.
Bir bardak şarap sipariş ettim.I ordered a glass of wine.
Bu işe büyük emek sarf ettim.I've put a lot of effort into this.
Tavsiyesi için Tom'a teşekkür ettim.I thanked Tom for his advice.
Tom'a onu yapmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to do that.
Bahşiş için Tom'a teşekkür ettim.I thanked Tom for the tip.
Ben gerçekten Tom'a hürmet ettim.I really looked up to Tom.
Tom'un eve gitmesini tavsiye ettim.I advised Tom to go home.
Tom'a onu yapmasını tavsiye ettim.I advised Tom to do that.
Erkek kardeşimden bisikletimi onarmasını rica ettim.I asked my brother to repair my bicycle.
Erkek kardeşimi katılması için ikna ettim.I persuaded my brother to participate.
Ben her şeyi berbat ettim.I've ruined everything.
Rusya'yı çepeçevre seyahat ettim.I traveled all around Russia.
Derhâl istifa ettim.I quit right then and there.
Bütün Avustralya'da seyahat ettim.I have traveled all over Australia.
Ben tahmin ettim.I guessed.
Ben bu yerden her zaman nefret ettim.I always hated this place.
Ben balkonumda kahvaltı ettim.I ate breakfast on my balcony.
Ben ona ne olduğunu merak ettim.I wondered what happened to it.
Ben çok para tasarruf ettim.I saved a lot of money.
Kitabı iade ettim, ancak hala hesabımda gözüküyor.I returned the book, but it's still showing up in my account.
Onun önerisini memnuniyetle kabul ettim.I gladly accepted his proposal.
Ben bu evi satın almamanı tavsiye ettim.I advised you not to buy this house.
Bir parti için bazı arkadaşları davet ettim.I invited some friends for a party.
Ben akşam yemeği için bazı arkadaşları davet ettim. Umarım karşı çıkmazsın.I invited some friends for dinner. I hope you don't mind.
Ben sana ne zaman haksızlık ettim?When have I ever wronged you?
Şimdi sebebini fark ettim.Now I realize why.
Hayatımdan çıkmana izin vermekle aptallık ettim.I was a fool to let you go out of my life.
Bu yüzden istifa ettim.That's why I quit.
Bunu yapmayı kabul ettim.I agreed to do it.
Katalogdan yeni bir ekmek tahtası sipariş ettim.I ordered a new cutting board from a catalog.
Dün Tom'u ziyaret ettim.I visited Tom yesterday.
Seni partiye davet ettim.I invited you to the party.
Onu partiye davet ettim.I invited him to the party.
Onunla akşam yemeği yemeyi kabul ettim.I agreed to have dinner with him.
Tom'la akşam yemeği yemeyi kabul ettim.I agreed to have dinner with Tom.
Berber dükkanını ziyaret ettim.I visited the barbershop.
Tom'la konuşmaya devam ettim.I kept talking to Tom.
Boston'a olan gezimi iptal ettim.I've canceled my trip to Boston.
Tom'la hoş bir sohbet ettim.I had a nice chat with Tom.
Tom'un kitabını ona iade ettim.I returned Tom's book to him.
Tom'u havaalanında yolcu ettim.I saw Tom off at the airport.
İşlerin iyi gitmesi için dua ettim.I have my fingers crossed.
Tom'u benimle bir sinemaya gitmesi için davet ettim.I invited Tom to go to a movie with me.
Yine Boston'da olduğumu hayal ettim.I dreamed I was in Boston again.
Sadece onun sözlerini tekrar ettim.I simply repeated his words.
Bütün uluslararası havaalanlarını ziyaret ettim.I visited all the international airports.
Onun temsilcisine telefon ettim.I phoned his representative.
Garip ayrıntılar fark ettim.I noticed strange details.
Sonunda vampirlerin var olduğunu fark ettim.I finally realized that vampires exist.
Bana dik dik baktığını fark ettim.I noticed that you were staring at me.
Boston'daki bazı mağazaları ziyaret ettim.I visited some stores in Boston.
Tüm suçlamalardan beraat ettim.I was acquitted of all charges.
Hoşçakal demek için anneme telefon ettim.I phoned my mom to say goodbye.
Ne kadar aptal olduğumu fark ettim.I realized how stupid I was.
Onu bir süre boyunca kullanmaya devam ettim.I kept using it for a while.
Onu bir süre için kullanmaya devam ettim.I kept using it for a while.
Paramı Tom'a emanet ettim.I entrusted my money to Tom.