Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Et ces sommes importantes passaient dans le corps des gens qui mangeaient cette viande.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Iar acea cantitate enormă trecea prin oamenii care consumau această carne.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.그리고 그 축적물은 인간에게 전달 됩니다. 이 고기들을 먹으면서요
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.Và lượng lớn đó đi vào trong cơ thể những người mà ăn loại thịt này.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.И огромное количество этих веществ попадало в организм людей, которые это мясо ели.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.И това огромно количество преминаваше в хората, които ядат това месо.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.וכמויות הענק האלה עברו לבני האדם שאכלו את הבשר הזה.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.و هذه الكميات الكبيرة كانت تنتقل إلى الناس الذين يأكلون هذه الوجبة.
Büyük yük yenilen etten... ...insanlara geçiyordu.人間の体に流れ込みます 事実 大量のイルカが
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,En Dag ofrede nu Elkana han plejede at give sin Hustru Peninna og alle hendes Sønner og Døtre flere Dele,
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,Když pak přišel den, v němž obětoval Elkána, dal Penenně manželce své, a všechněm synům i dcerám jejím díly.
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,엘가나가 제사를 드리는 날에는 제물의 분깃을 그 아내 브닌나와 그 모든 자녀에게 주고
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,Op de dag dat hij zijn offer bracht, gaf Elkana daarvan enkele delen aan Peninna en haar kinderen.
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,Und des Tages, da Elkana opferte, gab er seinem Weib Peninna und allen ihren Söhnen und Töchtern Stücke.
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,В тот день, когда Елкана приносил жертву, давал Феннане, жене своей, и всем сыновьям ее и дочерям ее части;
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,ויהי היום ויזבח אלקנה ונתן לפננה אשתו ולכל בניה ובנותיה מנות׃
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,ولما كان الوقت وذبح القانة اعطى فننّة امرأته وجميع بنيها وبناتها انصبة.
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,以 利 加 拿 每 逢 獻 祭 的 日 子 、 將 祭 肉 分 給 他 的 妻 毘 尼 拿 和 毘 尼 拿 所 生 的 兒 女
Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninnaya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,以利 加拿 每 逢 獻祭 的 日子 、 將祭 肉 分給 他 的 妻毘尼拿 和 毘尼 拿 所生 的 兒女
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Ei syödä lihaa, vaan yritetään kalastaa.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Lad os prøve med fisk i stedet.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Dejemos la carne y probemos con el pescado.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Lasciamo perdere la carne. Proviamo a pescare.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Nie jedzmy mięsa, spróbujmy ryb.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Vamos desistir da carne e tentemos peixe.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Vi försöker med fisk istället.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Ας ξεχάσουμε το κρέας και να πάμε για ψάρι.
Etten vazgeçip balığı deneyelim.Давай забудем о мясе и будем есть рыбу.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Alles wat overblijft van het vlees of het brood, moet worden verbrand.
Etten ve ekmekten artanı yakın.A mi pedig megmarad a húsból és kenyérbõl, tûzzel égessétek meg.
Etten ve ekmekten artanı yakın.A to, čo by zostalo z mäsa alebo z chleba, spálite ohňom.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Což by pak zůstalo masa i chleba toho, ohněm to spálíte.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Daging dan roti yang selebihnya harus kalian bakar habis
Etten ve ekmekten artanı yakın.Iar partea care va mai rămînea din carne şi din pîne, s'o ardeţi în foc.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Kar pa preostane mesa in kruha, sežgite z ognjem.
Etten ve ekmekten artanı yakın.고기와 떡의 나머지는 불사를지며
Etten ve ekmekten artanı yakın.Lo que sobre de la carne y del pan lo quemaréis en el fuego
Etten ve ekmekten artanı yakın.Mas o que restar da carne e do pão, queimá-lo-eis ao fogo.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Men det som blir tilovers av kjøttet og av brødet, skal I brenne op med ild.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Men hvad der levnes af Kødet og Brødet skal I opbrænde.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Men vad som bliver över av köttet; eller av brödet, det skolen I bränna upp i eld.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Mutta mitä jää tähteeksi lihasta ja leivästä, se polttakaa tulessa.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Nhưng các ngươi phải thiêu thịt và bánh còn dư lại .
Etten ve ekmekten artanı yakın.Nhưng các ngươi phải thiêu thịt và bánh còn dư lại.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Quel che avanza della carne e del pane, bruciatelo nel fuoco
Etten ve ekmekten artanı yakın.Vous brûlerez dans le feu ce qui restera de la chair et du pain.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Was aber übrigbleibt vom Fleisch und Brot, das sollt ihr mit Feuer verbrennen.
Etten ve ekmekten artanı yakın.Το δε υπολοιπον του κρεατος και του αρτου εν πυρι θελετε κατακαυσει.
Etten ve ekmekten artanı yakın.А колкото остава от месото и от хляба да изгорите в огъня.
Etten ve ekmekten artanı yakın.а остатки мяса и хлеба сожгите на огне.
Etten ve ekmekten artanı yakın.והנותר בבשר ובלחם באש תשרפו׃
Etten ve ekmekten artanı yakın.والباقي من اللحم والخبز تحرقونه بالنار.
Etten ve ekmekten artanı yakın.剩 下 的 肉 和 餅 、 你 們 要 用 火 焚 燒
Etten ve ekmekten artanı yakın.剩下 的 肉 和餅 、 你 們 要 用 火焚燒
Ve kötü yağlar, trans-yağ asitleri ve işlenmiş yiyecekler ve ette bulunan doymuş yağlardır.Chất béo xấu như là trans-fat và thức ăn chế biến sẵn và chất béo không bão hòa thường có trong thịt.
Ve kötü yağlar, trans-yağ asitleri ve işlenmiş yiyecekler ve ette bulunan doymuş yağlardır.나쁜 지방은 트랜스지방과 정제된 식품, 그리고 육류에 있는 포화지방등 입니다.
Ve kötü yağlar, trans-yağ asitleri ve işlenmiş yiyecekler ve ette bulunan doymuş yağlardır.Og det dårlige fedt er ting som transfedtsyrer og bearbejdet mad og mættede fedtsyrer, som vi finder i kød.
Ve kötü yağlar, trans-yağ asitleri ve işlenmiş yiyecekler ve ette bulunan doymuş yağlardır.והשומנים המזיקים הם דברים כמו חומצות שומן טראנס ומזון מעובד ושומן רווי, שאנו מוצאים בבשר.
Ve kötü yağlar, trans-yağ asitleri ve işlenmiş yiyecekler ve ette bulunan doymuş yağlardır.肉に含まれる不飽和脂肪酸です 皆さん これだけは覚えて下さい