etmişsiniz ile cümle
etmişsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çifte park etmişsiniz.You're double-parked.
Hatalı park etmişsiniz.You're parked illegally.
Buradaki 4 bir tam kare, belki fark etmişsinizdir. .When 4 is a perfect square, you might already recognize that.
Çöl fareleri hakkında ne kadar az program yaptıklarını fark etmişsinizdir.You notice they make very few programs about gerbils.
Renklerin ve tonların Avatar'a benzediğini fark etmişsinizdir.And you will have noticed that the hues and tones are like "Avatar."
Size 8 üzeri 1/3 dersem sanırım bunun anlamını tahmin etmişsinizdir.Well, if I say eight to the one / three power, you might already catch on.
Buraya bir dik üçgen çizdiğimi fark etmişsinizdir. .Now, you might already realize that what I have drawn here is a right triangle.
Ve arkanıza baktığınızda ise herşeyi yıkıp yok etmişsinizdir. Biliyor musunuz?And you look behind you, and there's destruction all around you.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .And by now hopefully you would recognize that this is the definition.
Hemen fark etmişsinizdir bu bir dik üçgen. .And you might immediately recognize this is a right triangle.
Şu ana kadar medyanın içerisinde manipülasyon ve önyargıyı fark etmişsinizdir.By now you have noticed the manipulation and bias within the media.
Hepsinin negatif sayılar olduğunu fark etmişsinizdir.So let's just think about which of these is the greatest number.
Umarım buradaki tesadüfü fark etmişsinizdir.I hope you notice the coincidence here.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.You may have noticed in the baseball and pizza comparison, under the baseball, it's all commands.
Denkleme bakar bakmaz, Mol oranini fark etmissinizdir.Well you look at the equation, you immediately see the mole ratio.
Umuyorum şu an bunun ne kadar yüzeysel bir kavram olduğunufark etmişsinizdir.Now, i think you already get to see, this is a pretty straight forward concept.
İyi etmişsiniz.You all did fine.
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.You might notice what we don't need to know: there's no history in here.
Ona karakterize etmişsinizdir; "gerzek alet, çalışsana!"You give it a personality "God damn it, you should work!"
Grafik ölçek derken, bu helikopterin oldukça küçük olduğunu fark etmişsinizdir. .When they say the scale diagram, you notice this helicopter looks pretty small.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.I've guessed you've already noticed this by now.
Sadece onun öldürülmesine değil, ayrıca kanıtların yok edilmesine de yardım etmişsinizNot only that you have helped to murder him, also you helped to destroy the evidence.
Eğer Amerikalıysanız mesela, Fransa'ya mutlaka seyahat etmişsinizdir.If you're an American, for example, you've probably traveled in France.
Eşitliğimiz şu olsun: "4 iks kare", eksi 25, eşittir sıfır. Kalıbı fark etmişsinizdir.Let's say we have 4x squared minus 25 is equal to 0.
Çarpım işlemini yapmadan da bazılarınız kökün içinin negatif çıkacağını tahmin etmişsinizdir.You might have even been able to figure out that this is negative.
Tamamen farklı bir kültürden gelmekteyim, belki fark etmişsinizdir?I'm from a completely different cultural area, maybe you noticed?
Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz; sizin için aynıdır.It is all the same if you call them or hold your tongue.
Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.Весь ваш разум и чувства вы уничтожили в потоках ненависти.
Aferin. İyi etmişsiniz.جيد تظهرين رائعة
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Có thể bạn chú ý trong phép so sánh giữa bóng chày và pizza, với bóng chày, tất cả là yêu cầu.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.느끼셨겠지만, 야구와 피자의 비유를 비교해보면, 야구 모델에서는 모든 것이 명령입니다.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Mohli ste si všimnúť v porovnaní baseballu a pizze, že pri baseballe je to celé o príkazoch.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Možná jste si všimli, že v porovnání baseballu a pizzy, v baseballu jsou všechno příkazy.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Poate aţi observat în comparaţia dintre baseball şi pizza. La baseball, toate sunt comenzi.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Puede que hayan notado al comparar el béisbol con la pizza, que en el béisbol todo son órdenes.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Talán észrevették a baseball és pizza hasonlatokban, a baseballban minden parancsra történik.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Μπορεί να παρατηρήσατε στη σύγκριση μπέιζμπολ και πίτσας, στο μπέιζμπολ, όλα είναι εντολές.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Ви, можливо, помітили, порівнюючи бейсбол і піцу, що в бейсболі все відбувається по команді.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Вы могли заметить, сравнивая бейсбол и пиццу, что в бейсболе всё происходит по команде.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.Може би сте забелязали в бейзбола и пица сравнението, в бейзбола всичко е команди.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.אולי שמתם לב שבהשוואה בין בייסבול ופיצה בבייסבול, הכל מוצג כהוראות.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.لابدّ أنك لاحظت في نموذج مقارنة البيسبول والبيتزا, تحت البيسبول يوجد أوامر فقط.
Belki fark etmişsinizdir, beyzbol ve pizza karşılaştırmasında, beyzbolda hep emirler var.野球とピザの比較で 言えることは — 野球では全てが感嘆符での — 命令です
Bu doğrunun, "logaritmik sayı doğrusu" olacağını tahmin etmişsinizdir.Jak się zapewne domyślacie będzie to logarytmiczna oś liczbowa.
Bu doğrunun, "logaritmik sayı doğrusu" olacağını tahmin etmişsinizdir.이건 당연히 로그수직선입니다
Bu doğrunun, "logaritmik sayı doğrusu" olacağını tahmin etmişsinizdir.وربما انك ستخمن بأن هذا سيكون خط اعداد لوغارتمي
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Am sugerat asta și lumea a zis: "Nu, nu, nu. Uită-te la elefant.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Én ezt javasoltam, és azt mondták erre: "Nem, nem, nem. Nézd meg az elefántot !
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Eu sugeri-o e as pessoas disseram: "Não! Não!
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Ich wies darauf hin und die Leute sagten: "Nein, nein, nein. Denken Sie doch mal an den Elefanten.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Ik stelde het voor, en mensen zeiden: "Nee, nee. Kijk maar naar de olifant.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Jeg foreslog det, men man sagde: "Nej nej nej. Hvad med elefanten?
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."J'en ai discuté et les gens m'ont dit "Non, non et non. Regardez l'éléphant. Vous oubliez l'éléphant?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Když jsem to navrhla, lidé říkali: "Ne ne ne, podívej se přece na slona. Úplně jsi zapomněla na slony, že?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Kiedy to zasugerowałam, odpowiedziano: "Nie! A słonie?
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."제가 그렇게 말하자 사람들은 "아냐 아냐. 코끼리를 한 번 봐. 코끼리를 다 잊어버렸어?"하고 말했습니다.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Lo sugerí así y la gente dijo: "No, no, no. Es decir, miren los elefantes.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Το πρότεινα και ο κόσμος είπε: "Όχι όχι όχι. Εννοώ, κοίτα τον ελέφαντα.
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Предложих го и хората казаха, "Не не не. Имам предвид, виж слона. Всичко си забравила за слона, нали?"
Bunu önerdiğim zaman insanlar, "Hayır" diye cevap verdiler, "file bakın, filleri tümüyle gözardı etmişsiniz."Я предложила эту идею и люди сказали: "Нет, нет, нет. Например, посмотрите на слона.
İlgili Sayfalar