etmeyeceksiniz ile cümle
etmeyeceksiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Gud* skal du ikke spotte, og en høvding blandt ditt folk skal du ikke banne. / {* se 2MO 21, 6.}
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Gud skall du icke häda, och över en hövding i ditt folk skall du icke uttala förbannelser.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Jangan menyumpahi Allah dan jangan mengutuk pemimpin bangsamu
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Jumalaa älä herjaa, ja kansasi ruhtinasta älä kiroa.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.너는 재판장을 욕하지 말며 백성의 유사를 저주하지 말지니라
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Ngươi chớ nên nói lộng ngôn cùng Ðức Chúa Trời, và cũng đừng rủa sả vua chúa của dân sự ngươi.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Ngươi chớ nên nói lộng_ngôn cùng Ðức_Chúa_Trời , và cũng đừng rủa_sả vua_chúa của dân_sự ngươi .
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz."No maldecirás a los jueces, ni hablarás mal del gobernante de tu pueblo
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Non ritarderai l'offerta di ciò che riempie il tuo granaio e di ciò che stilla dal tuo frantoio
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Să nu huleşti pe Dumnezeu, şi să nu blestemi pe mai marele poporului tău.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Sodnikov ne kolni in kneza ljudstva svojega ne preklinjaj.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Soudcům nebudeš utrhati, a knížeti lidu svého zlořečiti nebudeš.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Sudcom nebudeš zlorečiť ani kniežaťu vo svojom ľude nebudeš kliať.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Tu ne maudiras point Dieu, et tu ne maudiras point le prince de ton peuple.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.U mag hen die namens God recht spreken, niet belasteren en de leiders van het volk niet verwensen.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Δεν θελεις κακολογησει κριτας, ουδε θελεις καταρασθη αρχοντα του λαου σου.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Да не хулиш съдиите, нито да кълнеш началник на людете си.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Судей не злословь и начальника в народе твоем не поноси.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.אלהים לא תקלל ונשיא בעמך לא תאר׃
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.لا تسبّ الله. ولا تلعن رئيسا في شعبك.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.不 可 毀 謗 神 、 也 不 可 毀 謗 你 百 姓 的 官 長
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.不可毀謗 神 、 也不可毀謗 你 百姓 的 官長
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Älä vääristä muukalaisen äläkä orvon oikeutta, äläkä ota lesken vaatteita pantiksi.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Chớ đoán xét bất công khách lạ hay là kẻ mồ côi; và chớ chịu cầm áo xống của người góa bụa.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Chớ đoán xét bất_công khách lạ hay_là kẻ mồ_côi ; và chớ chịu cầm áo_xống của người góa_bụa .
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du må ikke bøje Retten for den fremmede og den faderløse, og du må ikke tage Enkens Klædning i Pant.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skal ikke bøie retten for en fremmed eller en farløs, og du skal ikke ta en enkes klær i pant.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skall icke vränga rätten för främlingen eller den faderlöse, och en änkas kläder skall du icke taga i pant;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Jangan merampas hak orang asing dan anak yatim piatu, dan jangan mengambil pakaian seorang janda untuk jaminan
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.jövevénynek [és] az árvának igazságát el ne csavard; és az özvegynek ruháját ne vedd zálogba.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.너는 객이나 고아의 송사를 억울하게 말며 과부의 옷을 전집하지 말라
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Não perverterás o direito do estrangeiro nem do órfão; nem tomarás em penhor o vestido da viúva.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Ne ovrzi pravice tujcu in siroti, tudi ne jemlji vdovi oblačila v zastavo.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nepřevrátíš soudu příchozímu neb sirotku, ani vezmeš v základu roucha vdovy,
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nezohneš súdu pohostína alebo siroty ani nevezmeš do zálohu rúcha vdovy.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Non lederai il diritto dello straniero e dell'orfano e non prenderai in pegno la veste della vedova
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız."No torcerás el derecho del forastero o del huérfano, ni tomarás en prenda la ropa de la viuda
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Pomnij na to, coć uczynił Amalek w drodze, kiedyście szli z Egiptu;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Să nu te atingi de dreptul străinului şi al orfanului, şi să nu iei zălog haina văduvei.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Δεν θελεις διαστρεφει την κρισιν του ξενου, του ορφανου, ουδε θελεις λαμβανει το ιματιον της χηρας ενεχυρον
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Да не изкривяваш съдбата на чужденеца, нито на сирачето, и да не вземаш дрехата на вдовицата в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Не суди превратно пришельца, сироту; и у вдовы не бери одежды в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.לא תטה משפט גר יתום ולא תחבל בגד אלמנה׃
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.لا تعوج حكم الغريب واليتيم ولا تسترهن ثوب الارملة.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄 居 的 和 孤 兒 、 屈 枉 正 直 、 也 不 可 拿 寡 婦 的 衣 裳 作 當 頭
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄居 的 和 孤兒 、 屈枉 正直 、 也 不 可 拿 寡婦 的 衣裳 作 當頭