etmeyeceksin ile cümle
etmeyeceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.Судей не злословь и начальника в народе твоем не поноси.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.אלהים לא תקלל ונשיא בעמך לא תאר׃
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.لا تسبّ الله. ولا تلعن رئيسا في شعبك.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.不 可 毀 謗 神 、 也 不 可 毀 謗 你 百 姓 的 官 長
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz.不可毀謗 神 、 也不可毀謗 你 百姓 的 官長
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Älä vääristä muukalaisen äläkä orvon oikeutta, äläkä ota lesken vaatteita pantiksi.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Chớ đoán xét bất công khách lạ hay là kẻ mồ côi; và chớ chịu cầm áo xống của người góa bụa.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Chớ đoán xét bất_công khách lạ hay_là kẻ mồ_côi ; và chớ chịu cầm áo_xống của người góa_bụa .
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du må ikke bøje Retten for den fremmede og den faderløse, og du må ikke tage Enkens Klædning i Pant.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skal ikke bøie retten for en fremmed eller en farløs, og du skal ikke ta en enkes klær i pant.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Du skall icke vränga rätten för främlingen eller den faderlöse, och en änkas kläder skall du icke taga i pant;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Jangan merampas hak orang asing dan anak yatim piatu, dan jangan mengambil pakaian seorang janda untuk jaminan
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.jövevénynek [és] az árvának igazságát el ne csavard; és az özvegynek ruháját ne vedd zálogba.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.너는 객이나 고아의 송사를 억울하게 말며 과부의 옷을 전집하지 말라
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Não perverterás o direito do estrangeiro nem do órfão; nem tomarás em penhor o vestido da viúva.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Ne ovrzi pravice tujcu in siroti, tudi ne jemlji vdovi oblačila v zastavo.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nepřevrátíš soudu příchozímu neb sirotku, ani vezmeš v základu roucha vdovy,
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Nezohneš súdu pohostína alebo siroty ani nevezmeš do zálohu rúcha vdovy.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Non lederai il diritto dello straniero e dell'orfano e non prenderai in pegno la veste della vedova
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız."No torcerás el derecho del forastero o del huérfano, ni tomarás en prenda la ropa de la viuda
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Pomnij na to, coć uczynił Amalek w drodze, kiedyście szli z Egiptu;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Să nu te atingi de dreptul străinului şi al orfanului, şi să nu iei zălog haina văduvei.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Δεν θελεις διαστρεφει την κρισιν του ξενου, του ορφανου, ουδε θελεις λαμβανει το ιματιον της χηρας ενεχυρον
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Да не изкривяваш съдбата на чужденеца, нито на сирачето, и да не вземаш дрехата на вдовицата в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.Не суди превратно пришельца, сироту; и у вдовы не бери одежды в залог;
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.לא תטה משפט גר יתום ולא תחבל בגד אלמנה׃
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.لا تعوج حكم الغريب واليتيم ولا تسترهن ثوب الارملة.
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄 居 的 和 孤 兒 、 屈 枉 正 直 、 也 不 可 拿 寡 婦 的 衣 裳 作 當 頭
‹‹Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz. Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.你 不 可 向 寄居 的 和 孤兒 、 屈枉 正直 、 也 不 可 拿 寡婦 的 衣裳 作 當頭
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin.Älä tee huorin.
‹‹Zina etmeyeceksin.Älä tee huorin.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Aţi auzit că s'a zis celor din vechime: ,,Să nu preacurveşti.``
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Avete inteso che fu detto: Non commettere adulterio
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Các ngươi có nghe lời phán rằng : Ngươi chớ phạm_tội tà_dâm .
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Các ngươi có nghe lời phán rằng: Ngươi chớ phạm tội tà dâm.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz."Habéis oído que fue dicho: No cometerás adulterio
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Hallottátok, hogy megmondatott a régieknek: Ne paráználkodjál!
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.I har hørt at det er sagt: Du skal ikke drive hor.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.I have hørt, at der er sagt: Du må ikke bedrive Hor.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.I haven hört att det är sagt: 'Du skall icke begå äktenskapsbrott.'
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Ihr habt gehört, daß zu den Alten gesagt ist: "Du sollst nicht ehebrechen."
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz."Kalian tahu bahwa ada ajaran seperti ini: Jangan berzinah
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.또 간음치 말라 하였다는 것을 너희가 들었으나
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Ouvistes que foi dito: Não adulterarás.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Počuli ste, že bolo povedané starým: Nezcudzoložíš.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Slišali ste, da je rečeno starim: „Ne prešeštvuj“.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Slyšeli jste, že řečeno jest od starých: Nezcizoložíš.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Słyszeliście, iż rzeczono starym: Nie będziesz cudzołożył;
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Te olette kuulleet sanotuksi: `Älä tee huorin`.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Vous avez appris qu`il a été dit: Tu ne commettras point d`adultère.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Ηκουσατε οτι ερρεθη εις τους αρχαιους, μη μοιχευσης.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Вы слышали, что сказано древним: не прелюбодействуй.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Чували ви, що сказано старосьвіцьким: Не чини перелюбу.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.Чули сте, че е било казано: “Не прелюбодействувай”.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.שמעתם כי נאמר לקדמונים לא תנאף׃
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.قد سمعتم انه قيل للقدماء لا تزن.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.你 們 聽 見 有 話 說 、 『 不 可 姦 淫 。
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz.你 們聽見 有 話說 、 『 不 可 姦淫 。
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin.Du må ikke bedrive Hor!
‹‹Zina etmeyeceksin.Du må ikke bedrive Hor!
İlgili Sayfalar