etmeyeceksin ile cümle
etmeyeceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Khi tôi tớ trốn khỏi chủ mình chạy đến nhà ngươi, chớ nộp nó lại cho chủ;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Khi tôi_tớ trốn khỏi chủ mình chạy đến nhà_ngươi , chớ nộp nó lại cho chủ ;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.종이 그 주인을 피하여 네게로 도망하거든 너는 그 주인에게로 돌리지 말고
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Não entregarás a seu senhor o servo que, fugindo dele, se tiver acolhido a ti;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Ne add ki a szolgát az õ urának, a ki az õ urától hozzád menekült.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Ne daj njegovemu gospodarju nazaj hlapca, ki je k tebi pribežal od njega.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Nevydáš sluhu jeho pánovi, ktorý sa utečie k tebe od svojho pána.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Nevydáš služebníka pánu jeho, kterýž k tobě utekl od pána svého.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz."No entregarás a su amo el esclavo que acude a ti escapándose de su amo
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Să nu dai înapoi stăpînului său pe un rob care va fugi la tine dupăce l -a părăsit.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Tu ne livreras point à son maître un esclave qui se réfugiera chez toi, après l`avoir quitté.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Δεν θελεις παραδωσει δουλον εις τον κυριον αυτου, οστις κατεφυγεν απο του κυριου αυτου προς σε
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Да не предадеш на господаря му слуга, който е избягал при тебе от господаря си.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.Не выдавай раба господину его, когда он прибежит к тебе от господина своего;
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.לא תסגיר עבד אל אדניו אשר ינצל אליך מעם אדניו׃
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.عبدا ابق اليك من مولاه لا تسلم الى مولاه.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.若 有 奴 僕 脫 了 主 人 的 手 、 逃 到 你 那 裡 、 你 不 可 將 他 交 付 他 的 主 人
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.若有 奴僕脫 了 主人 的 手 、 逃到 你 那裡 、 你 不 可 將 他 交付 他 的 主人
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.A Ježiš mu povedal: Ak neuvidíte divov a zázrakov, neuveríte.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Då sade Jesus till honom: »Om I icke sen tecken och under, så tron I icke.»
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Da sagde Jesus til ham: "Dersom I ikke se Tegn og Undergerninger, ville I ikke tro."
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Nếu các ngươi không thấy phép lạ và điềm lạ, thì các ngươi chẳng tin!
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus phán rằng : Nếu các ngươi không thấy phép lạ và điềm lạ , thì các ngươi chẳng tin !
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Então Jesus lhe disse: Se não virdes sinais e prodígios, de modo algum crereis.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Entonces Jesús le dijo: --A menos que veáis señales y prodigios, jamás creeréis
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Gesù gli disse: «Se non vedete segni e prodigi, voi non credete»
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.I řekl k němu Ježíš: Neuzříte-li divů a zázraků, neuvěříte.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.I rzekł do niego Jezus: Jeźli nie ujrzycie znamion i cudów, nie uwierzycie.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Isus i -a zis: ,,Dacă nu vedeţi semne şi minuni, cu niciun chip nu credeţi!``
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Jésus lui dit: Si vous ne voyez des miracles et des prodiges, vous ne croyez point.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Jesus sa da til ham: Uten at I ser tegn og under, tror I ikke.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.예수께서 가라사대 너희는 표적과 기사를 보지 못하면 도무지 믿지 아니하리라
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Monda azért néki Jézus: Ha jeleket és csodákat nem láttok, nem hisztek.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Niin Jeesus sanoi hänelle: "Ellette näe merkkejä ja ihmeitä, te ette usko".
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Reče mu torej Jezus: Če znamenj in čudežev ne vidite, ne boste verovali.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Und Jesus sprach zu ihm: Wenn ihr nicht Zeichen und Wunder seht, so glaubet ihr nicht.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi."U zult nooit in Mij geloven als u geen duidelijke bewijzen en wonderen ziet", zuchtte Jezus.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Ειπε λοιπον ο Ιησους προς αυτον Εαν δεν ιδητε σημεια και τερατα, δεν θελετε πιστευσει.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Иисус сказал ему: вы не уверуете, если не увидите знамений и чудес.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Рече ж Ісус до него: Коли ознак та див не побачите, не увіруєте.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Царският чиновник Му каза: Господине, слез докле не е умряло детенцето ми.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.ויאמר אליו ישוע אם לא תראו אתות ומופתים לא תאמינו׃
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.فقال له يسوع لا تؤمنون ان لم تروا آيات وعجائب.
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.耶 穌 就 對 他 說 、 若 不 看 見 神 蹟 奇 事 、 你 們 總 是 不 信
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.耶穌就對 他 說 、 若 不 看見 神蹟 奇事 、 你 們總 是 不信
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Älä sano väärää todistusta lähimmäisestäsi.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Älä sano väärää todistusta lähimmäisestäsi.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du må ikke sige falsk Vidnesbyrd imod din Næste!
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du må ikke sige falsk Vidnesbyrd imod din Næste!
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du skal ikke si falskt vidnesbyrd mot din næste.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du skall icke bära falskt vittnesbörd mot din nästa.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du skall icke heller bära falsk vittnesbörd mot din nästa.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du sollst kein falsch Zeugnis reden wider deinen Nächsten.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Du sollst kein falsch Zeugnis reden wider deinen Nächsten.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.És ne tégy a te felebarátod ellen hamis tanubizonyságot.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Jangan memberi kesaksian palsu tentang orang lain
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Jangan memberi kesaksian palsu tentang orang lain
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.네 이웃에 대하여 거짓 증거하지도 말지니라
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.네 이웃에 대하여 거짓 증거하지 말지니라
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Não dirás falso testemunho contra o teu proximo.
İlgili Sayfalar