etmeyeceksin ile cümle

etmeyeceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Asla pes etmeyeceksin, değil mi?You're never going to give in, are you?
Bu kasabyı asla terk etmeyeceksin.You'll never leave this town.
Asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess.
Niçin yardım etmeyeceksin?Why won't you help?
Beni terk etmeyeceksin, değil mi?You won't leave me, will you?
Boston'a sonraki gelişinde neden beni ziyaret etmeyeceksin?Why don't you visit me next time you're in Boston?
Bana yardım etmeyeceksin, değil mi?You're not going to help me, are you?
Nerede olduğumu asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess where I am.
Sen farkı asla fark etmeyeceksin.She'll never notice the difference.
Bu yüzden mi Tom'a yardım etmeyeceksin?Is that why you won't help Tom?
Bu sabah kimi gördüğümü asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess who I saw this morning.
Bütün sabah nerede olduğumu asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess where I've been all morning.
Bana ne kadar para ödeyeceklerini asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess how much money they're going to pay me.
Neden burada olduğumu asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess why I'm here.
Sen bana itaatsizlik etmeyeceksin.You won't disobey me.
Onu bu sözlerle ikna etmeyeceksin.You will not persuade her with these words.
Bu sözlerle beni ikna etmeyeceksin.You will not persuade me with these words.
Bu sözlerle onu ikna etmeyeceksin.You will not persuade him with these words.
Bu sözlerle hiç kimseyi ikna etmeyeceksin.You will persuade no one with these words.
Bunun kim olduğunu asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess who this is.
Bu evi tekrar terk etmeyeceksin.You're not to leave this house again.
Bana neden yardım etmeyeceksin?Why won't you help me?
Firar etmeyeceksin.You won't escape.
Pes etmeyeceksin, değil mi?You aren't going to give up, are you?
Direnmesine asla aldırış etmeyeceksiniz.You will not pay any attention whatsoever to her objections.
Burada olduğumu fark etmeyeceksin bile.You won't even notice I was here.
Burada olduğumu fark etmeyeceksiniz bile.You won't even notice I was here.
Matta 5:27-29 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.(NKJV) Matthew 5:27–30 – "You heard that it was said, 'You shall not commit-adultery'.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.But promise you won't leave the hut while I'm gone.
Baska bir ders, mantiksiz seyleri goz ardi etmeyeceksin.Also, thou shalt not disregard the irrational.
‹‹Zina etmeyeceksin."You shall not commit adultery.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."You shall not give false testimony against your neighbor.
‹‹Tanrıya sövmeyeceksiniz. Halkınızın önderine lanet etmeyeceksiniz."You shall not blaspheme God, nor curse a ruler of your people.
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin."Neither shall you commit adultery.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."Neither shall you give false testimony against your neighbor.
‹‹Efendisinden kaçıp size sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksiniz.You shall not deliver to his master a servant who is escaped from his master to you:
‹‹ ‹Zina etmeyeceksin› dendiğini duydunuz."You have heard that it was said, 'You shall not commit adultery;'
İsa adama, ‹‹Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz›› dedi.Jesus therefore said to him, "Unless you see signs and wonders, you will in no way believe."
Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.because you will not leave my soul in Hades , neither will you allow your Holy One to see decay.
Rabbimin bilgisi her şeyi kavramıştır, hala mı düşünmeyecek, öğüt kabul etmeyeceksiniz?Will you not reflect?
Matta 5:27-29 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.Matthäusevangelium 5,27-32 steht: „Ihr habt gehört, dass gesagt worden ist: Du sollst nicht die Ehe brechen.
Neden burada olduğumu asla tahmin etmeyeceksin.Non indovinerai mai perché sono qui.
Matta 5:27-29 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.7:26 55-22NV - Non trarre benefici dagli ornamenti degli idoli. - Deut.
Zina etmeyeceksin.Gij zult niet echtbreken.
Zina etmeyeceksin.Jangan berzina.
Matta 5:27-29 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.マタイによる福音書 マタイ 5:27 - 『姦淫するな』と言われていたことは、あなたがたの聞いているところである。
Zina etmeyeceksin.不了義教。
Matta 5:27-29 "'Zina etmeyeceksin' dendiğini duydunuz.За него се казва в Йоан 19:25-27, че е присъствал непосредствено при разпятието.
Zina etmeyeceksin.Pažadais sotus nebūsi.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Aber versprich mir, die Hütte nicht zu verlassen wenn ich weg bin.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Ale obiecaj, że nie wyjdziesz z chaty, kiedy mnie nie będzie.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Ale slib, že nepopustíš chýši, když budu pryč.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Dar promite-mi că n-ai să ieşi din colibă cât sunt plecat.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.De ígérd meg, hogy a kunyhóból nem lépsz ki nélkülem.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Mais promets-moi de ne pas quitter la hutte quand je serai parti.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Ma promettimi che non uscirai dalla capanna.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Mas promete-me que não sais da cabana, enquanto eu estiver fora.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Men lova att du inte lämnar stugan när jag är borta.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Mutta lupaa pysytellä tuvassa sillä aikaa kun olen poissa.
Ancak bana söz ver, ben yokken kulübeyi terk etmeyeceksin.Nhưng hãy hứa là không rời lều khi ta đi.
İlgili Sayfalar