Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeyecekler ile cümle

etmeyecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bürodaki insanlar asla kabul etmeyecekler.The people in the office will never agree.
Sorun ebeveynlerimin kabul edip etmeyecekleridir.The problem is whether my parents will agree or not.
Onlar hareket etmeyecekler.They won't budge.
Onlar bana yardım etmeyecekler.That won't help me.
Onlar sana yardım etmeyecekler.They won't help you.
Onlar kendilerini feda etmeyecekler.They won't give themselves up.
Seni artık rahatsız etmeyecekler.They won't bother you anymore.
Tom ebeveynlerinden biraz alkol çaldı ve onların fark etmeyeceklerini düşündü.Tom stole some alcohol from his parents and thought that they wouldn't notice.
Toplantıya katılmamak için herhangi bir mazereti kabul etmeyeceklerdir.They will not accept any excuses for not joining the meeting.
Onlar pes etmeyecekler.They're not going to give up.
Onlar bize yardım etmeyecekler.They won't help us.
Onlar bunu asla kabul etmeyecekler.They'll never agree to that.
Tom'a yardım etmeyecekler.They aren't going to help Tom.
Onlar ona yardım etmeyecekler.They aren't going to help him.
Onlar hediyeleri kabul etmeyecekler.They won't accept the gifts.
Onları rahatsız etmeyin, onlar sizi rahatsız etmeyeceklerdir.Don't bother them, and they won't bother you.
Köpeğinize taşlar atmayın, bu yüzden komşular sizi taklit etmeyeceklerdir.Do not pelt your dog with stones, so the neighbors will not imitate you.
Tom ve Mary muhtemelen birlkte seyahat etmeyecekler.Tom and Mary aren't very likely to travel together.
Beni yarına kadar taburcu etmeyecekler.They won't discharge me until tomorrow.
ABC 2 Mart 2009 tarihinde 2. sezonu sipariş etmeyeceklerini açıklamıştır.On March 2, 2009 ABC announced that it would not be ordering a second season.
Kadınların ekserisi ahlaksız olacaklar ve nesiller ebeveynlerine itaat etmeyecekler.Most of these infants were illegitimate, and most of their mothers were poor.
Ve aynı anda Azimuth çizgileri hareket etmeyecekler.Stars close to whatever pole you can see never set.
O zaman birbirlerine yakın bir şekilde hareket etmeyeceklerdir.So they're not going to move around relative to each other.
Hareket etmeyecekler.They won't move.
Yeterince almiyorlar, dolayisiyla hareket etmeyecekler.They're not getting enough, so they're not going to move.
Hala mı tövbe etmeyecekler Allah'a ve hala mı yarlıgamasını istemeyecekler?Why do they not turn to God and ask His forgiveness?
Mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerini anlamıyor musunuz?Yet for all you know they will not believe if the signs came to them.
De ki: "Allah hakkında yalan düzüp iftira edenler iflah etmeyeceklerdir!"Say: "Those who fabricate lies about God will never succeed."
Hâlâ iman etmeyecekler mi?Will they not believe even then?
Onlara mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?Yet for all you know they will not believe if the signs came to them.
Onlar orada devamlı kalacak, (usanmadıklarından ötürü), başka tarafa geçmeyi arzu etmeyeceklerdir.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi?And We have made of water everything living; will they not then believe?
Doğrusu, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum."And Verily!
Ancak iki yetkili, Ahtisaari planını veto edip etmeyeceklerini söylemedi.The two officials did not say, however, whether they would veto the Ahtisaari plan.
Pek çok parti, Pazar günkü seçimlerin sonuçlarını kabul etmeyeceklerini söylüyor. [Reuters]Many parties say they will not accept the results of Sunday's vote. [Reuters]
Güvenlik güçleri, Kosova'da hiçbir şekilde şiddeti tolere etmeyecekleri konusunda da uyardılar.They also warned that they would not tolerate any violence in Kosovo.
Arrietty ona kararlı bir şekilde kolay kolay pes etmeyeceklerini söyler.Arrietty tells him fiercely that they will not give up so easily.
Onlar sana yardım etmeyecekler.Sie werden dir nicht helfen.
ABC 2 Mart 2009 tarihinde 2. sezonu sipariş etmeyeceklerini açıklamıştır.ABC anunció el 2 de marzo de 2009 que no ordenaría una segunda temporada.
Romalılar adına Jül Sezar Britanya adasına savaş için hücum etmeyeceklerine yemin etti.Cuando las grietas se cierran, Júbilo le jura a Robin no olvidarlo nunca.
Onlar hareket etmeyecekler.Они не сдвинутся с места.
ABC 2 Mart 2009 tarihinde 2. sezonu sipariş etmeyeceklerini açıklamıştır.2 марта 2009 года было объявлено, что ABC не будет заказывать второй сезон.
İsrail Cihad Hareketi ve Halk Kurtuluş Örgütü ateşkesi kabul etmeyeceklerini bildirdi.YK väitteli, pitäisikö Israelin pelastusoperaatio tuomita.
Azimuth çizgileri hareket etmeyecekler.Mueva este, oeste a través del cielo, en el oeste.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorA questão é, quem os vai fazer?
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorIls ne vont pas exporter la Buick de votre oncle. Et ensuite arrive l'Inde.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyor우리 윗세대가 몰던 뷰익같은 차를 수출하지는 않을 겁니다. 그리고 중국 다음엔 인도가 오겠지요.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorMereka tidak akan mengeksport mobil seperti Buick. Dan setelah itu masih ada India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorNie będą eksportować "Buicków". Następne są Indie.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorNon esporteranno la vecchia Buick di tuo zio. E dopo questo viene l'India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorNo van a exportar el Buick de tu tío. Y luego de eso viene la India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorSie werden sicherlich nicht den Buick Ihres Onkels exportieren. Danach kommt Indien
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorZe gaan niet uw oom's Buick exporteren. En daarna komt India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorКитай има енергийна политика, основана върху радикална енергийна ефикасност и скокови технологии.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorОни не станут экспортировать нам же наш же родной Buick. А за Китаем подтягивается Индия.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorהם לא הולכים לייצא את הביואיק של הדוד שלך. ואח"כ באה הודו.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorانهم لن يصدروا سيارة عمك البويك. بعد ذلك تأتي الهند.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyor中国の後にはインドがやって来ます 重要なのは これらの車は超低燃費に作られるだろうということです
Dengzahoos olarak adlandiriliyorlar -- yeredeki sikkeler gibiler. Hareket etmeyecekler.Наричат се денгжаху - като гвоздеи, забити в земята.
Hareket etmeyecekler.Ils refusent de s'en aller.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod