Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeyecek ile cümle

etmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ne dersen de ama o senin davetini kabul etmeyecek.Say what you will, he won't accept your invitation.
Onun geçmişteki hatalarını hiçbir şey telafi etmeyecektir.Nothing will make up for his past mistakes.
Fark etmeyecek.That won't make any difference.
Şu sana yardım etmeyecek.That won't help you.
Fil, bir inç hareket etmeyecektir.The elephant won't move an inch.
O, hiçbir zaman senin baş ağrını tedavi etmeyecek.It will cure you of your headache in no time.
Bu otomat 500 yenlik madeni paraları kabul etmeyecek.This vending machine won't accept 500 yen coins.
Bürodaki insanlar asla kabul etmeyecekler.The people in the office will never agree.
O suçunu kabul etmeyecek.He won't admit his fault.
O, onu ödemeyi ihmal etmeyecek.He will not fail to pay it.
O, suçunu asla itiraf etmeyecektir.He will never admit his fault.
O hiçbir şekilde yenilgiyi kabul etmeyecektir.He will on no account accept defeat.
Korkarım o suçunu asla itiraf etmeyecek.I'm afraid he will never admit his guilt.
Maalesef suçunu asla kabul etmeyecek.I'm afraid he will never admit his guilt.
Okuldan mezun olmak için devam etmeyecek.He won't go on to graduate school.
Şehri asla tekrar ziyaret etmeyecek.He will never visit the town again.
O onlara yardım etmeyecek, ben de etmeyeceğim.He will not help them, nor will I.
O kolayca pes etmeyecek.She won't give up easily.
O, bir boşanmayı kabul etmeyecektir.She won't agree to a divorce.
Korkarım ki açıklamamı kabul etmeyecek.I'm afraid she won't accept my explanation.
Ondan hoşlanmadığı için muhtemelen onun tavsiyesine uymayı kabul etmeyecek.She is likely to refuse to follow his advice, because she does not like him.
Babam, evliliğimi kabul etmeyecek.Father will never approve of my marriage.
Yarın sizi ziyaret etmeyecek.He's not going to visit you tomorrow.
Sorun ebeveynlerimin kabul edip etmeyecekleridir.The problem is whether my parents will agree or not.
Asla pes etmeyeceksin, değil mi?You're never going to give in, are you?
O, kötü bir şey yapsa bile, onu asla kabul etmeyecektir.Even if he does something bad, he'll never admit it.
Bence o, öneriyi kabul etmeyecektir.I think he won't accept the proposal.
"Juma arkadaşlarına yardım edecek. Ya Hamisi?" "Hayır, o onlara yardım etmeyecek.""Juma will help his friends. How about Hamisi?" "No, he will not help them."
Bu, babayı memnun etmeyecek.This will not please Daddy.
Tom yanlış bir şey yaptığını kabul etmeyecektir.Tom won't admit that he's done anything wrong.
Tom istememesine rağmen, Mary'yi partisine davet etmeyecek kadar çok kibardı.Even though Tom didn't want to, he was too polite not to invite Mary to his party.
Bize yardım edecek misin yoksa etmeyecek misin?Are you going to help us or not?
Tom artık seni rahatsız etmeyecektir.Tom won't bother you anymore.
Ben biraz para kazanacağım ve Bay White muhtemelen fark etmeyecek.I'll make a little money and Mr. White probably won't notice.
Ona güvenebilirsin. Sana asla ihanet etmeyecektir.You can trust him. He'll never betray you.
Sanırım bu öğrencilerden hiçbiri bir üst sınıfa devam etmeyecek.I think none of these students will go on to the next grade.
Kimse fark etmeyecek.Nobody will notice.
Tom bunu kabul etmeyecek ama o Mary'ye içten içe aşık.Tom won't admit it, but he's secretly in love with Mary.
Tom bunu kabul etmeyecek ama onun başı büyük dertte.Tom won't admit it, but he's in big trouble.
Tom niçin bize yardım etmeyecek?Why won't Tom help us?
Bu kasabyı asla terk etmeyeceksin.You'll never leave this town.
Panik yapmak yardım etmeyecek.Panicking isn't going to help.
Hiç kimse sana kötülük etmeyecek.No one will harm you.
Hiç kimse sana burada ihanet etmeyecek.No one here will betray you.
O çok gururlu ve asla birine dalkavukluk etmeyecek.He is very proud and will never lick anyone´s boots.
Biz hepimiz öleceğiz, bazılarımız çabucak, diğerleri acele etmeyecek.We will all die, some quickly, others will take their time.
Tom fark etmeyecek.Tom won't notice.
Onlar müdahale etmeyecek.They won't intervene.
Asla devam etmeyecek.It'll never last.
Tom müzakere etmeyecek.Tom won't negotiate.
Tom Mary'ye yardım etmeyecek.Tom won't help Mary.
Onlar hareket etmeyecekler.They won't budge.
Asla tahmin etmeyeceksin.You'll never guess.
Onlar bana yardım etmeyecekler.That won't help me.
Onlar sana yardım etmeyecekler.They won't help you.
Bu bize yardım etmeyecek.This won't help us.
Tom bunu kabul etmeyecek.Tom won't accept this.
Tom bile fark etmeyecek.Tom won't even notice.
Tom Mary'ye ateş etmeyecek.Tom won't fire Mary.
Tom pes etmeyecek.Tom won't give in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod