Tom'un sana yardım etmesini rica etmemi ister misin?Do you want me to ask Tom to help you?
Mary'den benimle dans etmesini istedim.I asked Mary to dance with me.
Tom gerçekten Mary'nin onunla dans etmesini istedi mi?Did Tom really want Mary to dance with him?
Tom'dan bize yardım etmesini istemek zorunda kalacağız.We're going to have to ask Tom to help us.
Tom, Mary'ye John'a yardım etmesini söyledi.Tom told Mary to help John.
Tom, Mary'nin Boston'u ziyaret etmesini umuyor.Tom hopes Mary will visit Boston.
Herkes Tom'un dans etmesini izlemekten keyif aldı.Everybody enjoyed watching Tom dance.
Tom'dan Mary'ye yardım etmesini istedim.I asked Tom to help Mary.
Tom Mary'nin onun garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean out the garage.
Tom'dan bahçedeki yabani otları çekmeme yardım etmesini istedim.I asked Tom to help me pull weeds in the garden.
Tom, herkesin şikayet etmesinden bıktığını söylüyor.Tom says he's tired of everybody's complaining.
Tom'un bana ev ödevimde yardım etmesini istedim.I asked Tom to help me with my homework.
Birinin bana yardım etmesini bekliyorum.I'm waiting for someone to help me.
Ben hâlâ Tom'un bana yardım etmesini istiyorum.I still would like Tom to help me.
Tom'dan acele etmesini istedim.I asked Tom to hurry.
Tom'un sana kabadayılık etmesine izin verme.Don't let Tom push you around.
Bu yabancı sözcüklerin dilimizi istila etmesine izin veremeyiz.We cannot let these foreign words invade our language.
Annene böyle hakaret etmesine izin mi vereceksin?Are you going to let him insult your mother like that?
Senin annene böyle hakaret etmesine izin mi vereceksin?Are you going to let her insult your mother like that?
Sana böyle hakaret etmesine izin mi vereceksin?Are you going to let him insult you like that?
Size böyle hakaret etmesine izin mi vereceksiniz?Are you going to let her insult you like that?
Tom, Mary'den ofisini terk etmesini istedi.Tom asked Mary to leave his office.
Görünüşe göre Tom, birinin ona yardım etmesini bekliyor.It looks like Tom is waiting for someone to help him.
Duygularımızın eylemlerimize müdahale etmesine izin veremeyiz.We can't allow our emotions to interfere with our actions.
Onun hareket etmesine ne neden oluyor?What's causing that to move?
Artık bu durumun devam etmesine izin veremeyiz.We cannot allow this state of affairs to continue any longer.
Tom gerçekten Mary'nin ona yardım etmesini mi umuyor?Does Tom really expect Mary to help him?
Tom'un yardım etmesini istemiyor musun?Don't you want Tom to help?
Tom'un Mary'nin ona yardım etmesini isteyeceğini düşünmedim.I didn't think Tom would ask Mary to help him.
Sanırım Tom'dan onu yapmamıza yardım etmesini isteyeceğiz.I think we're going to ask Tom to help us do that.
Tom açıkçası birinin ona yardım etmesini istiyordu.Tom obviously wanted someone to help him.
Tom'un Mary'nin ona yardım etmesini isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would ask Mary to help him.
Tom'un onu seninle yapmayı kabul etmesine inanamıyorum.I can't believe Tom agreed to do that with you.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini beklemiyordu.Tom wasn't expecting Mary to help him.
Tom'un yardım etmesini istemen gerektiğini düşünüyorum.I think you ought to ask Tom to help.
Sanırım Tom'un istifa etmesini istemeliyiz.I think we should ask Tom to resign.
Tom'un yardım etmesini isteyen kişi sen değil misin?Aren't you the one who asked Tom to help?
Sami, Leyla'nın arabasını tamir etmesine yardımcı oldu.Sami helped Layla fix her car.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to help him.
Tom, Mary'den onu hapiste ziyaret etmesini istedi.Tom asked Mary to visit him in prison.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına yardım etmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to help him do that.
Tom, Mary'nin ondan nefret etmesini umursuyor gibi görünüyordu.Tom didn't seem to care that Mary hated him.
Kimin onu yapmana yardım etmesini istedin?Who did you ask to help you do that?
Tom Mary'nin ona yardım etmesini isteyebileceğini düşündü.I thought Tom might ask Mary to help him.
Nitekim Tanrı insanın itaat etmesini istiyor. Itaatsizlik etmek aramaktır.As a matter of fact, God wants man to disobey. To disobey is to seek.
Tom'un arabasını tamir etmesine yardım ettim.I helped Tom fix his car.
Tom'a Boston'u ziyaret etmesini söylemeliydim.I should've told Tom to visit Boston.
Tom'un bunu yapmama yardım etmesini istedim.I wanted Tom to help me do that.
Tom acele etmesinin söylenilmesinden hoşlanmıyor.Tom doesn't like being told to hurry.
Tom, muhtemelen Mary'ye, John'a yardım etmesini istediğini söylemeyecek.Tom won't likely tell Mary he wants her to help John.
Tom'a onun Mary'ye yardım etmesini istediğimi söylemeliyim.I should tell Tom I want him to help Mary.
Tom, Mary'ye John'a yardım etmesini istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted her to help John.
Tom hâlâ Mary'den kendisine bunu yapmasına yardım etmesini istiyor.Tom still wants Mary to help him do that.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.Tom said he'd expected Mary to help him.
Tom Mary'den onu yapmasına yardım etmesini istediTom has asked Mary to help him do that.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.Tom said he expected Mary to help him.
Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesinden memnun oldu.Tom was glad Mary helped him do that.
Tom Mary'den John'un onu yapmasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help John do that.
Tom Mary'nin onun onu yapmasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him do that.
Tom Mary'nin onu yapmamıza yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help us do that.