Tom'un yardım etmesini isteyebilirim.I can ask Tom to help.
Tom'un bulgularımı tasdik etmesini istedim.I asked Tom to confirm my findings.
Sanırım Tom'a yardım etmesini rica edebilirdim.I guess I could ask Tom to help.
Sanırım Tom'u arayabilir ve ona uğramasını ve yardım etmesini rica edebilirdim.I guess I could call Tom and ask him to come over and help.
Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.I had to beg Tom to ask Mary out on a date.
Tom'un yardım etmesini istemeye çekiniyorum.I hesitate to ask Tom to help.
Ben onların onu takdir etmesini umarım.I hope they appreciate it.
Tom'un dans etmesini izlemeyi seviyorum.I like watching Tom dance.
Tom sadece Mary'nin ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his homework.
Seni rahatsız etmesine izin verme.Don't let that bother you.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istediğinde ben odada değildim.I wasn't in the room when Tom asked Mary to help him.
Ben sekreterime bütün randevularımı iptal etmesini söyledim.I told my secretary to cancel all my appointments.
Senin, Tom'un Mary'yle flört etmesini kabul etmediğini düşünmüştüm.I thought you didn't approve of Tom dating Mary.
Tom, Mary'nin evi temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean the house.
Tom ev ödevini yapması için Mary'nin ona yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him do his homework.
Keşke Tom Mary'nin dans etmesini görmesi için burada olsa.I wish Tom were here to see Mary dance.
Tom'a Mary'ye yardım etmesini söyledim ama etmedi.I told Tom to help Mary, but he didn't.
Keşke Tom'un bize yardım etmesini isteyebilsek.I wish we could ask Tom to help us.
Tom Mary'nin devam etmesini bekledi.Tom waited for Mary to continue.
Onun seni rahatsız etmesine izin vermezdim.I wouldn't let that bother you.
Ben Tom'un ona dikkat etmesini sağlayacağım.I'll have Tom take care of it.
Birinin bana eşlik etmesine itirazım yok.I wouldn't mind some company.
Tom'un bana yardım etmesini rica edeceğim.I'll ask Tom to help me.
Tom'a hapiste olan babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father who was in prison.
Tom'un cezaevindeki babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father in prison.
Sanırım Tom'un yardım etmesini istemek söz konusu olamaz.I guess asking Tom to help is out of the question.
Tom onu yapamadı, bu yüzden Mary'den yardım etmesini istedi.Tom couldn't do it, so he asked Mary to help him.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him.
Tom'a acele etmesini söyle.Tell Tom to hurry.
Tom'un hareket etmesine bak.Look at Tom move.
Tom'un terk etmesini sağla.Get Tom to leave.
Eğer sen meşgulsen başka birinin bana yardım etmesini isteyeceğim.If you're busy, I'll ask someone else to help me.
Ben hala Tom'un onun yarattığı sorunları çözmeme yardım etmesini beklemiyorum.I still expect Tom to help me solve the problems he created.
Başkalarının yardım etmesine izin vermekte sorunum yok.I have no problem letting others help.
Tom'un acele etmesine gerek yok.There's no need for Tom to hurry.
Hiç kimsenin yardım etmesini beklemiyordum.I hadn't expected anyone to help.
Tom'un bana yardım etmesini bekliyorum.I expect Tom to help me.
Tom Mary'nin dans etmesini istedi.Tom asked Mary to dance.
Tom insanların ona merhamet etmesini istiyor.Tom wants people to pity him.
Hükümetin tüm halka hizmet etmesini istiyoruz.We want the government to serve the entire population.
Zil çalıncaya kadar hiç kimsenin sınıfı terk etmesine izin verilmez.Nobody is allowed to leave the classroom until the bell rings.
Tom Mary'nin odayı terk etmesini istedi.Tom asked Mary to leave the room.
Sadece Tom'un bize yardım etmesini isteyemez misin?Can't you just ask Tom to help us?
Tom'un tavanı boyamama yardım etmesini umuyordum.I expected Tom to help me paint the ceiling.
Tom'un bize yardım etmesini istemek zorundayım.I have to ask Tom to help us.
Tom'un yardım etmesini istemelisin.You should ask Tom to help.
Tom ve Mary John'un ev işlerinde onlara yardım etmesini istediler.Tom and Mary asked John to help them with their homework.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istedi ama o istemedi.Tom asked Mary to help him, but she didn't want to.
Tom Mary'nin onun ona ödünç verdiği parayı iade etmesini istedi.Tom asked Mary to return the money that he had lent her.
Tom bana Mary'ye çıkma teklif etmesinin gerekip gerekmediğini sordu.Tom asked me if he should ask Mary out.
Tom onun hislerini incitmeden Mary'nin terk etmesini nasıl isteyeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to ask Mary to leave without hurting her feelings.
Tom konuşurken Mary'nin ona daha çok dikkat etmesini istiyor.Tom wishes Mary would pay more attention to him when he talks.
Tom'un bize yardım etmesine memnun oldum.I'm glad Tom helped us.
Tom'un oğlunun tek başına seyahat etmesine izin vermeye niyeti yok.Tom has no intention of letting his son travel by himself.
Tom'un o şekilde davranmaya devam etmesine izin veremeyiz.We can't allow Tom to continue behaving that way.
Tom meşgul görünmeye çalıştı bu yüzden Mary onun ona yardım etmesini istemedi.Tom tried to look busy, so Mary wouldn't ask him to help her.
Tom'un bize yardım etmesini rica ettim.I've asked Tom to help us.
Tom, Mary'ye onun John'a bir fincan kahve ikram etmesini önerdi.Tom suggested to Mary that she offer John a cup of coffee.
Tom'un pes etmesini istemiyorum.I don't want Tom to give up.
Tom Mary'nin John'un garajı temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help John clean the garage.