Tom'u bize yardım etmesi için nasıl ikna edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to persuade Tom to help us.
Tom'u bize yardım etmesi için ikna etmeye çalış.Try to convince Tom to help us.
Bize yardım etmesi için herkesi ikna ettim.I convinced everyone to help us.
Sanırım yarın bize yardım etmesi için Tom'u ikna etmede başarılı oldum.I think I succeeded in convincing Tom to help us tomorrow.
Tom yardım etmek istemiyordu ve Mary yardım etmesi için onu ikna edemedi.Tom didn't want to help and Mary couldn't persuade him to.
Tom mesajı kime teslim etmesi gerektiğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember who he was supposed to deliver the message to.
Siz memnun etmesi zor bir adamsınız.You're a hard man to please.
Tom parayı kabul etmesi için Mary'yi ikna edemedi.Tom couldn't persuade Mary to accept the money.
Tom Mary'nin ondan nefret etmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to hate him.
Tom'un yardım etmesini istiyor musun?Do you want Tom to help?
Belki Tom'un yardım etmesini istemeliyiz.Maybe we should ask Tom to help.
Tom'u yardım etmesi için ikna edebileceğimden eminim.I'm sure I can persuade Tom to help.
Birisi onun resmini çekerken arkadaşına gülmeye devam etmesini söyle.Tell your friend to keep smiling when someone is taking a picture of her.
Tom, Mary'ye Jackson adındaki bir psikoloğu ziyaret etmesini söyledi.Tom told Mary to visit a psychologist called Dr. Jackson.
Tom Mary'nin yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help.
Onların terk etmesini izledim.I watched them leave.
Onun terk etmesini izledim.I watched him leave.
Onların yardım etmesini istiyor musunuz?Do you want them to help?
Onun yardım etmesini istiyor musunuz?Do you want him to help?
Onların size yardım etmesini istiyor musunuz?Do you want them to help you?
Onun size yardım etmesini istiyor musunuz?Do you want him to help you?
Neden onların terk etmesini istediniz?Why did you want them to leave?
Neden onun terk etmesini istediniz?Why did you want him to leave?
Onların kalmasını ve yardım etmesini istiyoruz.We want them to stay and help.
Onun kalmasını ve yardım etmesini istiyoruz.We want him to stay and help.
Onların terk etmesini istemiyoruz.We don't want them to leave.
Onun terk etmesini istemiyoruz.We don't want him to leave.
Onun terk etmesini istemiyorum.I don't want him to leave.
Onların bana yardım etmesini istemiyorum.I don't want them to help me.
Onun bana yardım etmesini istemiyorum.I don't want him to help me.
Onların benden nefret etmesini istemiyorum.I don't want them to hate me.
Onun benden nefret etmesini istemiyorum.I don't want him to hate me.
Onların terk etmesini istemedim.I didn't want them to leave.
Onun terk etmesini istemedim.I didn't want him to leave.
Onların beni rahatsız etmesini istemedim.I didn't want them to bother me.
Onun beni rahatsız etmesini istemedim.I didn't want him to bother me.
Onların bize yardım etmesini istiyorum.I want them to help us.
Onun bize yardım etmesini istiyorum.I want him to help us.
Ona terk etmesini söyledim.I told him to leave.
Ona terk etmesini söyle.Tell him to leave.
Ona acele etmesini söyle.Tell him to hurry.
Onlara bize yardım etmesini söyle.Tell them to help us.
Ona bize yardım etmesini söyle.Tell him to help us.
Onlara bana yardım etmesini söyle.Tell them to help me.
Ona bana yardım etmesini söyle.Tell him to help me.
Onlara nereye park etmesini söyledin?Where did you tell them to park?
Ona nereye park etmesini söyledin?Where did you tell him to park?
Lütfen onlara acele etmesini söyle.Please tell them to hurry.
Lütfen ona acele etmesini söyle.Please tell him to hurry.
Sadece ona acele etmesini söyle.Just tell him to hurry up.
Onların dans etmesini görmeliydin.You should've seen them dance.
Onun dans etmesini görmeliydin.You should've seen him dance.
Onların sana yardım etmesini ister misin?Would you like them to help you?
Onun sana yardım etmesini ister misin?Would you like him to help you?
Sana yardım etmesine izin ver.Let him help you.
Onun sana yardım etmesine izin ver.Let her help you.
Onların müdahale etmesine izin vermeyeceğim.I won't let them interfere.
Onun müdahale etmesine izin vermeyeceğim.I won't let him interfere.
Onların sana yardım etmesine izin vermelisin.You should let them help you.
Onun sana yardım etmesine izin vermelisin.You should let him help you.