Tom Mary'nin, John ve Alice'i düğünlerine davet etmesi gerektiğini düşündüğünü bilmiyordu.Tom didn't know Mary thought he should invite John and Alice to their wedding.
Tom, Mary'yi ona yardım etmesi için ikna edemeyeceğini biliyordu.Tom knew that he wasn't going to be able to convince Mary to help him.
Sami, Leyla'nın arabasını tamir etmesine yardımcı oldu.Sami helped Layla fix her car.
Tom'un Mary'yi bunu yapması için ikna etmesi zordu.It was difficult for Tom to convince Mary to do that.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to help him.
Tom'un istifa etmesi söylendi.Tom was asked to resign.
Tom, Mary'den onu hapiste ziyaret etmesini istedi.Tom asked Mary to visit him in prison.
Tom'dan istifa etmesi istendi.Tom has been asked to resign.
Tom, Mary'ye yardım etmesi gerektiğini biliyordu.Tom knew he had to help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmesi gerektiğini anlamadı.Tom didn't realize he had to help Mary.
Tom'un Mary'ye daha fazla yardım etmesi gerekirdi.Tom should've helped Mary more.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına yardım etmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to help him do that.
Tom, Mary’nin John’a yardım etmesi gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had to help John do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına yardım etmesi gerektiğini fark etmedi.Tom didn't realize he had to help Mary do that.
Tom'dan toplantıyı terk etmesi istendi.Tom was asked to leave the meeting.
Tom, Mary'nin ondan nefret etmesini umursuyor gibi görünüyordu.Tom didn't seem to care that Mary hated him.
Kimin onu yapmana yardım etmesini istedin?Who did you ask to help you do that?
Tom'un neden Mary'nin onu yapmasına yardım etmesi gerekiyor?Why should Tom help Mary do that?
Tom Mary'nin ona yardım etmesini isteyebileceğini düşündü.I thought Tom might ask Mary to help him.
Ülkemizin bize hizmet etmesi gerekir.Our country is supposed to serve us.
Nitekim Tanrı insanın itaat etmesini istiyor. Itaatsizlik etmek aramaktır.As a matter of fact, God wants man to disobey. To disobey is to seek.
Tom'un arabasını tamir etmesine yardım ettim.I helped Tom fix his car.
Tom'a Boston'u ziyaret etmesini söylemeliydim.I should've told Tom to visit Boston.
Tom'a Boston'u ziyaret etmesi gerektiğini söyle.Tell Tom he should visit Boston.
Tom'un bunu yapmama yardım etmesini istedim.I wanted Tom to help me do that.
Tom acele etmesinin söylenilmesinden hoşlanmıyor.Tom doesn't like being told to hurry.
Tom, çalışmaya devam etmesi gerektiğini biliyor.Tom knows he's got to keep working.
Tom, Mary'e neden John'a yardım etmesi gerektiğini düşündüğünü sordu.Tom asked Mary why she thought she needed to help John.
Tom, muhtemelen Mary'ye, John'a yardım etmesini istediğini söylemeyecek.Tom won't likely tell Mary he wants her to help John.
Tom'a onun Mary'ye yardım etmesini istediğimi söylemeliyim.I should tell Tom I want him to help Mary.
Tom, Mary'ye John'a yardım etmesini istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted her to help John.
Tom'dan istifa etmesi istenmeli.Tom should be asked to resign.
Tom hâlâ Mary'den kendisine bunu yapmasına yardım etmesini istiyor.Tom still wants Mary to help him do that.
Tom yakında Mary'ye yardım etmesi gerektiğini fark etti.Tom soon realized he needed to help Mary.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.Tom said he'd expected Mary to help him.
Tom Mary'den onu yapmasına yardım etmesini istediTom has asked Mary to help him do that.
Tom, Mary'nin ona yardım etmesini beklediğini söyledi.Tom said he expected Mary to help him.
Tom'un Mary'ye yardım etmesi gerektiğini bilmiyordum.I didn't realize Tom had to help Mary.
Tom, Mary'nin ona onu yapmasına yardım etmesinden memnun oldu.Tom was glad Mary helped him do that.
Tom, Mary'ye onun onu yapmasına yardım etmesi için yalvardı.Tom begged Mary to help him do that.
Tom Mary'den John'un onu yapmasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help John do that.
Tom Mary'nin onun onu yapmasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him do that.
Tom Mary'nin onu yapmamıza yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help us do that.
Tom'un Mary'ye yardım etmesi gerektiğini düşündüm.I thought Tom needed to help Mary.
Tom Mary'ye ona yardım etmesi için yalvardı.Tom begged Mary to help him.
Tom'un Mary'ye yardım etmesine izin verme.Don't let Tom help Mary.
Tom'un dün bize yardım etmesi gerekmiyordu ama etti.Tom wasn't supposed to help us yesterday, but he did.
Tom'un sana yardım etmesini isteyeceğini düşünmemiştim.I didn't think you'd ask Tom to help you.
Tom'a bunu yapmayı kabul etmesini söylemeliyim.I should tell Tom to agree to do that.
Tom'un bunu yapmayı kabul etmesinin sebebi bu değil.That's not why Tom agreed to do that.
Tom'un bunu yapmamıza yardım etmesini beklerdim.I'd expected Tom to help us do that.
Tom'un bunu yapmayı kabul etmesi bekleniyor.Tom is expected to agree to do that.
Tom'dan bunu yapmam için bana yardım etmesini isteyeceğim.I'll ask Tom to help me do that.
Tom'un bugün bana yardım etmesi gerekiyor.Tom is supposed to help me today.
Tom'un erken terk etmesinin nedeni bu.That's why Tom left early.
Tom'un bana yardım etmesi gerekmiyordu.Tom wasn't supposed to help me.
Tom'un bizi ikna etmesi gerekmiyordu.Tom didn't have to convince me.
Tom'un yardım etmesini istiyorum.I want Tom to help.
Tom muhtemelen Mary'den onun onu yapmasına yardım etmesini istemeliydi.Tom probably should've asked Mary to help him do that.
Bence Tom, Mary'den onun bunu yapmasına yardım etmesini istemeliydi.I think Tom should've asked Mary to help him do that.