Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Buďte jako ja, lebo aj ja som ako vy, bratia, prosím vás. Nič ste mi neublížili.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Buďte jako já, neb i já jsem jako vy, bratří, prosím vás. Nic jste mi neublížili.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Fraţilor, vă rog să fiţi ca mine, căci şi eu sînt ca voi. Nu mi-aţi făcut nicio nedreptate.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Hỡi anh em, tôi xin anh em hãy giống như tôi; vì tôi cũng như anh em. Anh em không làm hại gì cho tôi.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Hỡi anh_em , tôi xin anh_em hãy giống như tôi ; vì tôi cũng_như anh_em . Anh_em không làm hại gì cho tôi .
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Irmãos, rogo-vos que vos torneis como eu, porque também eu me tornei como vós. Nenhum mal me fizestes;
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.형제들아 내가 너희와 같이 되었은즉 너희도 나와 같이 되기를 구하노라 너희가 내게 해롭게 하지 아니하였느니라
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Os ruego, hermanos, que os hagáis como yo, ya que yo me hice como vosotros. No me habéis hecho ningún agravio
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Seid doch wie ich; denn ich bin wie ihr. Liebe Brüder, ich bitte euch. Ihr habt mir kein Leid getan.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Siate come me, ve ne prego, poiché anch'io sono stato come voi, fratelli. Non mi avete offeso in nulla
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Soyez comme moi, car moi aussi je suis comme vous. Frères, je vous en supplie.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Vær som jeg! for jeg er jo som I. Brødre! jeg ber eder. I har ingen urett gjort mig;
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Vorder ligesom jeg, thi også jeg er bleven som I, Brødre! jeg beder eder. I have ikke gjort mig nogen Uret.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Γινεσθε ως εγω, διοτι και εγω ειμαι καθως σεις, αδελφοι, σας παρακαλω, ουδολως με ηδικησατε
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Будьте, браттє, благаю вас, як і я: бо й я (такий), як ви. Нічим ви мене не скривдили.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.желал бих да съм сега при вас и да променя гласа си, защото съм в недоумение за вас.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.Прошу вас, братия, будьте, как я, потому что и я, как вы. Вы ничем не обидели меня:
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.היו נא כמוני כי גם אני כמוכם מתחנן אני לכם אחי לא הרעתם לי מאומה׃
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.اتضرع اليكم ايها الاخوة كونوا كما انا لاني انا ايضا كما انتم لم تظلموني شيئا.
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.弟 兄 們 、 我 勸 你 們 要 像 我 一 樣 、 因 我 也 像 你 們 一 樣 . 你 們 一 點 沒 有 虧 負 我
Kardeşler, size yalvarıyorum, benim gibi olun. Çünkü ben de sizin gibi oldum. Bana hiç haksızlık etmediniz.弟兄們 、 我勸 你 們要 像 我 一 樣 、 因我 也 像 你 們一樣 . 你 們一點沒 有 虧負我
Kosaku'ya parasal kaygılarını anlattın, ama bana tek kelime bile etmedin!Le dijo a Kousaku que no teníamos dinero, pero a mí no me dijo nada.
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,A miatt, hogy nem szolgáltad az Urat, a te Istenedet örömmel és jó szívvel, mindennel bõvölködvén:
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Bởi trong lúc dư dật mọi điều, ngươi không vui lòng lạc ý phục sự Giê-hô-va Ðức Chúa Trời ngươi,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Bởi trong lúc dư_dật mọi điều , ngươi không vui_lòng lạc ý phục sự Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời ngươi ,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Eftersom du icke tjänade HERREN, din Gud, med glädje och hjärtans lust, medan du hade överflöd på allt,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Eftersom du ikke vilde tjene HERREN din Gud med Fryd og Hjertens Glæde, fordi du havde Overflod på alt,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Fordi du ikke tjente Herren din Gud med glede og av hjertens lyst, endog du hadde overflod på alt,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,네가 모든 것이 풍족하여도 기쁨과 즐거운 마음으로 네 하나님 여호와를 섬기지 아니함을 인하여
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Koska et palvellut Herraa, sinun Jumalaasi, ilolla ja sydämen halulla, kun sinulla oli yltäkyllin kaikkea,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Poiché non avrai servito il Signore tuo Dio con gioia e di buon cuore in mezzo all'abbondanza di ogni cosa
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Por não haveres servido ao Senhor teu Deus com gosto e alegria de coração, por causa da abundância de tudo,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,"Por no haber servido a Jehovah tu Dios con alegría y gozo de corazón por la abundancia de todo
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,preto, že si neslúžil Hospodinovi, svojmu Bohu, s radosťou a ochotou srdca majúc všetkého množstvo.
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Proto že jsi nesloužil Hospodinu Bohu svému s potěšením a veselím srdce, maje hojnost všech věcí.
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,zato ker nisi služil GOSPODU, svojemu Bogu, z veseljem in z radostnim srcem, ko si imel vsega obilost.
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Επειδη δεν ελατρευσας Κυριον τον Θεον σου εν ευφροσυνη και εν αγαθοτητι καρδιας, δια την αφθονιαν παντων
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,За то, что ты не служил Господу Богу твоему с веселием и радостью сердца, при изобилии всего,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,Понеже не си служил на Господа твоя Бог с веселие и със сърдечна радост поради изобилието на всичко,
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,תחת אשר לא עבדת את יהוה אלהיך בשמחה ובטוב לבב מרב כל׃
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,من اجل انك لم تعبد الرب الهك بفرح وبطيبة قلب لكثرة كل شيء
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,因 為 你 富 有 的 時 候 、 不 歡 心 樂 意 地 事 奉 耶 和 華 你 的 神
Madem bolluk zamanında Tanrınız RABbe sevinçle, hoşnutlukla kulluk etmediniz,因為 你 富有 的 時候 、 不 歡心樂意 地 事 奉 耶和華 你 的 神
Nasıl göründüklerini merak etmedin mi?Anh không tò mò trông họ thế nào sao?
Nasıl göründüklerini merak etmedin mi?¿No tienes curiosidad por saber como son?
Nasıl göründüklerini merak etmedin mi?Tu veux savoir à quoi ils ressemblent ?
Nasıl göründüklerini merak etmedin mi?Не си ли любопитен как изглеждат?
Nasıl göründüklerini merak etmedin mi?Тебе разве не любопытно, какие они?
Neden bana yardım etmedin?Dlaczego mi nie pomogłeś?
Neden bana yardım etmedin? Nerede olduğunu bilmiyordum ki!- Γιατί δεν ήρθες να βοηθήσεις; - Δεν ήξερα καν πού βρισκόσουν.
Neden bana yardım etmedin?Perché non m'hai aiutato?
Neden bana yardım etmedin?¿Por qué no me has ayudado?
Neden bana yardım etmedin?Proč jsi mi nepomohl?
Neden bana yardım etmedin?-Varför hjälpte du mig inte?
Neden bana yardım etmedin?- Warum hast du mir nicht geholfen?
Okulu liseden terk etmedinmi?Ai renuntat la liceu, nu?
Okulu liseden terk etmedinmi?Dejaste el instituto, ¿verdad? No tienes estudios, ni dinero.
Sen bunu hep yapıyorsun! Kosaku'ya parasal kaygılarını anlattın, ama bana tek kelime bile etmedin!Denerwuje mnie to.
Seni tanıyanlar sana güvenir, Çünkü sana yönelenleri hiç terk etmedin, ya RAB.(9:11) и будут уповать на Тебя знающие имя Твое, потому что Ты не оставляешь ищущих Тебя, Господи.
Seni tanıyanlar sana güvenir, Çünkü sana yönelenleri hiç terk etmedin, ya RAB.A Hospodin bude vysokým útočišťom potlačenému, vysokým útočišťom v časoch súženia.