İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Drażnił jej dziąsła wykałaczką. Drażnił jej dziąsła wykałaczką.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Estimularam-lhe as gengivas com um palito, para ver se isso resultava.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Fogpiszkálóval stimulálták a fogínyt, hátha az az oka.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar. Hayır.Ze stimuleerde haar tandvlees met een tandenstoker, om te zien of dat het was.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Họ đã kích thích nướu chân răng của cô ấy bằng một que tăm để xem xem thế có đủ để gây nên sự khoái cảm không.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.I-au stimulat gingiile cu o scobitoare, să vadă dacă mergea și așa.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Ils ont stimulé ses gencives avec un cure-dent, pour voir si cela marchait également.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Man stimulierte ihr Zahnfleisch mit einem Zahnstocher, um zu sehen, ob das der Auslöser war.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Mereka merangsang gusinya dengan tusuk gigi, untuk memeriksa apakah ada hubungannya.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Provarono a stimolarle le gengive con uno stuzzicadenti, per vedere se era quello.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Stimulovali jej ďasná so špáradlom, aby zistili, či to bola príčina.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Stimulovali jí dásně párátkem aby zjistili, zda toto nebyla příčina.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Διέγειραν τα ούλα της με μια οδοντογλυφίδα, για να δουν εάν αυτό το προκαλούσε.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Они стмулировали ей дёсны зубочисткой, что понять, в этом ли причина.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Стимулирали венците й с клечка за зъби, за да видят дали това го предизвиква.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.הגירוי התרחש בחניכיים נבדק גם עם קיסמי שיניים גורמים לכך.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.ولقد حاولوا تحفيز اللثة بواسطة عود أسنان، ليروا ما إذا كان هذا هو سبب المشكلة
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.つまようじで刺激してみたのですが だめでした 歯磨きという動作自体が原因なんです
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.A Izák miloval Ezava, pretože jedával z jeho lovu, a Rebeka zase milovala Jakoba.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Esau was Isaäks lieveling, omdat hij altijd wild mee naar huis nam. Rebekka had echter een zwak voor Jakob.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.I byl Izák laskav na Ezau, proto že z lovu jeho míval pokrm; ale Rebeka laskava byla na Jákoba.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.I miłował Izaak Ezawa, iż jadał z łowu jego; Rebeka zaś miłowała Jakóba.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Isaac aimait Ésaü, parce qu`il mangeait du gibier; et Rebecca aimait Jacob.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Isaac iubea pe Esau, pentrucă mînca din vînatul lui; Rebeca însă iubea mai mult pe Iacov.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Isaac prefería a Esaú, porque comía de su caza; pero Rebeca prefería a Jacob
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Isacco prediligeva Esaù, perché la cacciagione era di suo gusto, mentre Rebecca prediligeva Giacobbe
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Isak holdt mest af Esau, thi han spiste gerne Vildt; men Rebekka holdt mest af Jakob.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Isaque amava a Esaú, porque comia da sua caça; mas Rebeca amava a Jacó.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Ishak lebih sayang kepada Esau, sebab Ishak suka makan daging buruan. Tetapi Ribka lebih sayang kepada Yakub
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.이삭은 에서의 사냥한 고기를 좋아하므로 그를 사랑하고 리브가는 야곱을 사랑하였더라
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Ljubil je pa Izak Ezava, ker je rad jedel od njegovega lova; a Rebeka je ljubila Jakoba.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Och Isak hade Esau kärast, ty han hade smak för villebråd; men Rebecka hade Jakob kärast.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Og Isak holdt mest av Esau, for han var glad i vilt; men Rebekka holdt mest av Jakob.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Szereti vala azért Izsák Ézsaút, mert szájaíze szerint vala a vad; Rebeka pedig szereti vala Jákóbot.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Und Isaak hatte Esau lieb und aß gern von seinem Weidwerk; Rebekka aber hatte Jakob lieb.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Y-sác yêu Ê - sau , vì người có tánh ưa ăn thịt rừng ; nhưng Rê-be-ca lại yêu Gia-cốp .
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Y-sác yêu Ê-sau, vì người có tánh ưa ăn thịt rừng; nhưng Rê-be-ca lại yêu Gia-cốp.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Και ο μεν Ισαακ ηγαπα τον Ησαυ, διοτι το κυνηγιον ητο τροφη εις αυτον η δε Ρεβεκκα ηγαπα τον Ιακωβ.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.И Исаак обичаше Исава, защото ядеше от лова му; а Ревека обичаше Якова.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.Исаак любил Исава, потому что дичь его была по вкусу его, а Ревекка любила Иакова.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.ויאהב יצחק את עשו כי ציד בפיו ורבקה אהבת את יעקב׃
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.فاحب اسحق عيسو لان في فمه صيدا. واما رفقة فكانت تحب يعقوب.
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.以 撒 愛 以 掃 、 因 為 常 喫 他 的 野 味 . 利 百 加 卻 愛 雅 各
İshak Esavı daha çok severdi, çünkü onun getirdiği av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakupu severdi.以撒愛 以掃 、 因為 常 喫 他 的 野味 . 利百加 卻愛 雅各
lezzetli domuz etlerine dönüştürdü.맛있는 고기로 만들었습니다. 저는 돼지고기를
lezzetli domuz etlerine dönüştürdü.לבשר-חזיר טעים. מכרתי את הבשר הזה
lezzetli domuz etlerine dönüştürdü.إلى لحم خنزير لذيذ. بعت لحم الخنزير ذلك
lezzetli domuz etlerine dönüştürdü.私はこの肉を 学校の友達の家に売り
Marketten aldığınız hemen hemen tüm etler hormon enjekte edilmiş bir sığırdan gelmekte.Außerdem kommt fast alles Fleisch, das man im Supermarkt kauft aus hormon-injezierter Tierhaltung.
Marketten aldığınız hemen hemen tüm etler hormon enjekte edilmiş bir sığırdan gelmekte.Wij willen ook oranje sinaasappels. DEMSHKY: Consumenten kopen met hun ogen.
Marketten aldığınız hemen hemen tüm etler hormon enjekte edilmiş bir sığırdan gelmekte.וכמעט כל הבשר שאנו קונים במרכולים מגיע מבקר שהוזרקו לו הורמונים.
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Apakah Anda harus makan daging organik atau makan tahu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Ar trebui sa mancati carne organica sau ar trebui sa mancati tofu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Bạn nên ăn thịt hữu cơ hay đậu phụ?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Borde man äta ekologiskt kött eller borde man äta tofu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Bør man spise økologisk kød eller bør man spise tofu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Deberíamos comer carne orgánica o deberíamos comer tofu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Devez-vous manger de la viande bio, ou du tofu ?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Dovremmo mangiare carni organiche o dovremmo mangiare tofu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Együnk biohúst vagy inkább tofut?