Çeşitli spor ve düşünsel etkinlikler (satranç vb.) gibi faaliyetler için öğrencilere imkân sağlanmaktadır.Je nutná maximální soustředěnost a aktivita žáků (posluchačů).
YouTube, YouTuber'ları hayranları ile buluşturan etkinlikler düzenlemektedir.Výstaviště se hemžilo fanoušky youtuberů.
Festival süresince partiler ve konserlerinde olduğu birçok etkinlik düzenlenmektedir.Za své dílo byla již několikrát vyznamenána na festivalech a soutěžích.
Etkinlikte, ikisi Amerika Birleşik Devletleri'nden, biri Kanada'dan olmak üzere üç takım mücadele etti.Zúčastnil se obou světových válek, v první bojoval za Kanadu a v druhé za USA.
Bu etkinlik, on iki ay içinde ikisinin de maçlarda yer aldığı altı etkinliğin ilkiydi.Navíc zvítězila ve všech 12 utkáních předkol, do kterých během těchto dvou účastí nastoupila.
Tekerlikli sandalye veya protez kullanan katılımcılar için de etkinlikler bulunmaktaydı.Osvědčily se též masáže revmatismem postižených svalů nebo kloubů s přídavkem vratiče.
Ayrıca, her öğrenci spor etkinliklerine bireysel olarak katılabilir.Všichni se pak mohou stát aktivními společníky sportovně založených rodin.
Okulda pek çok sosyal ve sportif etkinlikler düzenlenir.U příležitosti dne dětí jsou připravovány různé společenské a sportovní akce.
Etkinlik, dokuz güreş maçından oluşmuştur.Konečné pořadí po 9 závodech.
Araba Yarışları Circus'ta düzenlenen en önemli etkinliklerdi.Nejdůležitější událostí v circu maximu bývaly závody vozatajů.
Ayrıca sosyal etkinliklere yer verilerek kişisel gelişimlerine katkı sağlanmaktadır.Na nerušeném místě se věnujete vlastní praxi osobního rozvoje.
2 aylık bir süre içinde, festival kapsamında yaklaşık 100 etkinlik sunulmaktadır.V období jeho spoluředitelování bylo ve Stavovském divadle uvedeno okolo 100 operních představení.
İlçe merkezinde her yıl yaz aylarında sosyal, kültürel ve sosyo kültürel etkinlikler düzenlenmektedir.V letní sezóně se na zámku konají společenské i kulturní akce.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Odhalují, že i v průběhu spánku všechny části mozku vykazují určitou mírnou aktivitu.
Festivalde dostluk futbol maçları ve başka etkinlikler düzenlendi.În timpul festivalului au fost organizate partide de fotbal amicale și alte evenimente.
Araba Yarışları Circus'ta düzenlenen en önemli etkinliklerdi.Cursele de care erau cele mai importante evenimente din Circ.
Savaştan sonra satranca geri döndü ve birçok uluslararası etkinlikte boy gösterdi.După război se întoarce la șah și participă la multe competiții internaționale de mare anvergură.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Eficiența acestora scade până sub de 50%, după un interval de doi ani.
Bu etkinlikten sonra ikisi de WWE'den ayrılmıştı.După întoarcerea din străinătate, cei doi au adoptat-o pe Ewa.
Etkinlik zamanı: 0:41:00.Evenimentul are loc la 1:01:48. (ajutor)
Hücreler metabolik etkinliklerini azaltır ve gerekli olmayan hücresel proteinlerini harcarlar.Are loc o reducere a activității metabolice celulare și consumarea proteinelor celulare neesențiale.
Tüm etkinliklerden sonra.După toate probele.
Sporcu daha çok sprint etkinliklerinde yarıştı.Antrenorul său a descoperit talentul său deosebit la sprint.
Tiyatro gibi etkinlikler istisnadır.Este mai mult precum jucatul teatrului.
Bu meydan yılın belli zamanlarında çeşitli sportif etkinlikler yapma merkezi de oldu.Și acest an Accident evoluează activ în cadrul diferitor evenimente.
Etkinlik ilk kez Olimpiyat programında yer almıştır.A fost inclus pentru prima oară în programul Jocurilor Olimpice din 1996.
Bu etkinlikler oldukça büyük gelirler elde edilmesini sağlar.Această decizie a fost luată pentru a asigura că spectacolele vor avea profit considerabil.
İzleyen dört yıl boyunca açık siyasi etkinlikler yasaklandı.Timp de circa patru ani ani diplomele promise nu au fost onorate.
Sonraki yıllarda yurt içinde birçok etkinlikte bisiklet ekspedisyonunda yer almıştır.În anii următori a participat la câteva expediții navale.
Ortalama 5 gün süren çadır kamplarında izciler 5 gün boyunca doğayla baş başa etkinliklerini yaparlar.În sălbăticie, șobolanii de apă trăiesc în medie doar aproximativ cinci luni.
Buna sebep olanın, eylemlerimizin ve etkinliklerimizin nedenlerini bilmememiz olduğunu söyler.Îmi place să fiu în primejdie și să nu știu ce facem și ce de ce.
Dans etmek tarih boyunca Yunan halkı için hep önemli bir etkinlik olmuştur.Apa a jucat întotdeauna un rol important în istoria Olandei.
Bu dönemdeki etkinlikler sporcuların savaş sırasındaki kabiliyetlerini göstermeyi amaçlayan oyunlardı.Întotdeauna încearcă să impresioneze oamenii cu capacitatea sa în sport.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Compania noastră susține diverse evenimente culturale.
Tom etkinlikte Mary'ye eşlik etti.Tom a însoțit-o pe Maria la eveniment.
Tom Mary'nin elbisesinin etkinlik için uygun olmadığını düşündü.Tom a considerat că rochia Mariei nu a fost adecvată pentru această ocazie.
İhracaat sınırları aşan ticari bir etkinliktir.Exportul este o activitate comercială în afara granițelor.
Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.În luna aprilie, avem o mulțime de evenimente școlare.
Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.În aprilie, avem o mulțime de evenimente școlare.
Her türlü grup etkinlikleri vardı.Au fost tot felul de activități de grup.
Toplumsal etkinliklere katılır mısın?Iei parte la activitățile comunității?
Toplumsal etkinliklere katılır mısın?Participi la activitățile sociale?
Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.El însuşi s-a dedicat mai multor activități culturale.
Hükümetin etkinlikleri dünya çapında kınandı.Acțiunile guvernului au fost condamnate la nivel mondial.
Hükümetin etkinlikleri dünya çapında kınandı.Acțiunile guvernului au fost condamnate în întreaga lume.
Anne babalar, çocuklarının etkinliklerini izlemelidirler.Părinții trebuie să monitorizeze activitățile copiilor lor.
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.De atunci, el se ocupă cu activitățile religioase.
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.De atunci, el este implicat în activități religioase.
Etkinlik çok iyi planlandı.Activitatea a fost foarte bine planificată.
Resmi giymene gerek yok. Bu gayri resmi bir etkinlik.Nu este necesar să te îmbraci formal. Este un eveniment informal.
Resmi giymene gerek yok. Bu gayri resmi bir etkinlik.Nu este nevoie să te îmbraci formal. Acesta este un eveniment informal.
Antimikrobiyal etkinlikAcțiunea antimicrobiană
Diğer etkinliklerAlte acțiuni
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Két év után hatékonysága 50% alá csökken.
Etkinlik başarıya ulaştı ve 2009'da tekrarlandı.A tevékenység sikeres volt, és megismétlődött 2009-ben is.
Dostluk İçin Futbol programının genç futbolcuları, resmî sezonun dışında çeşitli etkinliklere katılır.A Foci a barátságért program ifjú labdarúgói számos eseményen vesznek részt a hivatalos idényen kívül is.
Festivalde dostluk futbol maçları ve başka etkinlikler düzenlendi.A fesztiválon barátságos labdarúgó-mérkőzésekre és más eseményekre került sor.
Ama Kasım 2000'de Rompe ölene kadar özel etkinliklerde bir araya gelmişlerdir.Ezután csak punk fesztiválokon játszottak 2000 novemberéig, Rompe haláláig.
Facebook Etkinliklerine benzer.Szerkezete hasonlít a Facebook-hoz.
Hanami kutlamaları genellikle yeme ve içme, oynama ve müzik dinlemek gibi etkinlikleri içerir.A hanami rendezvények általában magukba foglalják az étel- és italfogyaszást, valamint a zenehallgatást.