Strese bakışımızın geliştirdiği etkiyi inanılmaz buldum bu mekanizme stresin etkilerini esnetiyor.ストレスからもっと早く<br/>回復するのです ストレス反応には ストレスからの<br/>回復の為の機能が
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.우리들은 산발적으로 발생한 부상에 내재된 장기적 위험성을 이해하지 못합니다.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.l'impact à long terme des blessures multiples.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.l'impatto a lungo termine delle lesioni multiple.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.Nepoznáme dlhodobé následky viacerých otrasov.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.Wir kennen die langfristigen Auswirkungen von multiplen Verletzungen nicht vollständig.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.אנחנו לא מבינים עד הסוף את ההשפעה ארוכת הטווח של פגיעות מרובות.
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.اننا لا نعي حتى الان الاخطار بعيدة المدى للاصابات المتكررة على الدماغ
Tekrarlanan beyin sarsintilarinin uzun vadedeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz.損傷の影響は完璧には理解されていません このNFLでの研究を
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.A keď si konečne uvedomil, v akej situácii sa nachádza a pochopil dôsledky, bol už príliš hlboko.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Als ihm seine Situation endlich bewusst wurde und er die Verwicklungen verstand, war er bereits zu tief drin.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.I kiedy wreszcie się otrząsnął i zrozumiał konsekwencje swoich czynów, było już za późno.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Ketika akhirnya sadar dengan keadaannya dan mengerti dengan akibat dari perbuatannya, ia sudah terlambat.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.마침내 그는 상황을 깨닫고 결과를 이해했지만, 이미 너무 깊이 와있었습니다.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Og da han endelig vågnede op og forstod implikationerne af hans handlinger var det allerede for sent.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Quando finalmente acordou para a situação e compreendeu as implicações, já estava demasiado envolvido.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Și când într-un final și-a realizat situația și a înțeles implicațiile, era deja mult prea adânc implicat.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Toen hij dat eindelijk onder ogen zag en de implicaties begreep, zat hij er al te diep in.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Y cuando por fin se dio cuenta de su situación, y entendió las consecuencias, ya estaba muy comprometido.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Και όταν επιτέλους "ξύπνησε" στην κατάστασή του και κατάλαβε τις συνέπειες, ηταν ήδη πολύ βαθιά.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.В кінці кінців він осягнув усю складність ситуації, проте, вже було запізно.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.И когато най-накрая той осъзнал ситуацията в която е, и разбрал последиците, вече било твърде късно.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.Когда он, наконец, узрел своё положение и осознал последствия, было уже слишком поздно.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.וכשלבסוף היה מודע למצבו והבין את ההשלכות הוא היה עמוק מדי.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.و عندما أيقن موقفه أخيرا و أدرك آثاره، كان قد تعمق جدا فيه بالفعل.
Ve bir gün durumun farkına vardı, ve etkilerini anladı, gördü ki, zaten işin içine iyi girmişti.その影響を理解したとき 彼は既に深く入り込みすぎていました マックス・ビジョン 通称 ICEMAN --
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.A my toto můžeme změřit velmi, velmi přesně s Keplerem a sledovat jejich efekty.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.Dan kita dapat mengukurnya dengan sangat akurat dengan menggunakan Kepler dan melacak efeknya.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.E podemos medi-las muito, muito precisamente com o Kepler e descobrir os seus efeitos.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.E possiamo misurarle in maniera molto, molto precisa con Keplero e tracciare i loro effetti.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.Ezt meg is tudjuk mérni nagyon-nagyon pontosan a Keplerrel, és megfigyelhetjük a hatásait is.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.In to lahko s Keplerjem merimo zelo, zelo natančno in sledimo njihovim posledicam.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.그 조사량의 변동을 케플러로 엄밀하게 측정하고, 또한 그 흑점의 영향을 기록할 수도 있지요.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.Le putem măsura foarte exact cu ajutorul Kepler și le putem urmări efectele.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.Och vi kan mäta detta mycket, mycket exakt med Kepler och spåra inverkningarna.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.On peut le mesurer très précisément grâce à Kepler, et en suivre les effets.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.Und wir können das mit dem Kepler sehr, sehr genau messen, und die Effekte verfolgen.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.We kunnen dit heel, heel precies meten met Kepler en de gevolgen ervan opsporen.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.Y podemos medir esto de manera muy, muy precisa, con Kepler, y rastrear sus efectos.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.За допомогою Кеплер ми маємо змогу отримати дуже точні виміри цього, а також простежити їхній вплив.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.И мы можем измерить это очень, очень точно с помощью Kepler и отследить эффекты.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.И ние можем да измерим това много, много точно с Кеплер и да проследим техните ефекти.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.ואנחנו יכולים למדוד את זה בדיוק רב מאוד עם קפלר ולעקוב אחר ההשפעות שלהן.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.ويمكننا قياس هذا في غاية الدقة باستخدام كيبلر وتتبع آثاره.
Ve biz bu değişimi Kepler sayesinde kusursuz bir şekilde ölçüp, etkilerini takip edebiliriz.非常に精密に行って その影響を追跡できます しかしこれも氷山の一角に過ぎません
Ve biz buna ahlak sistemi diyoruz, fakat fark etmediğimiz şey bu sistemin güçlü yan etkilerinin olduğu.그러나 우리가 깨닫지 못하는 것은 이 사고방식에 아주 큰 부작용으로, 완전히 상호 배타적인 선택, 즉
Ve biz buna ahlak sistemi diyoruz, fakat fark etmediğimiz şey bu sistemin güçlü yan etkilerinin olduğu.אך מה שאיננו מבינים הוא שלקוד הזה יש תופעת לוואי רבת-עוצמה, והיא, שהוא מציב ברירה קיצונית וחדה מאד,
Ve biz buna ahlak sistemi diyoruz, fakat fark etmediğimiz şey bu sistemin güçlü yan etkilerinin olduğu.لكن ما لا نستطيع ادراكه ان هذا النظام لديه تأثير جانبي قوي تعطيك خيار محايد
Ve biz buna ahlak sistemi diyoruz, fakat fark etmediğimiz şey bu sistemin güçlü yan etkilerinin olduğu.この考え方には ひどい副作用があるんです この考えのせいで 有名大学の 聡明な卒業生たちは選択を迫られます 自分とその家族のために たくさんお金を儲けるか
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Aquí también se puede ver el impacto en el mundo en general.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Dan di sini juga, Anda bisa melihat pengaruhnya di dunia secara luas.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.E anche qui potete vedere gli effetti di questa tecnologia sul mondo.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.E aqui também, podem ver as grandes implicações no mundo.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Ennek kapcsán is láthatjuk a távolabbi következményeket.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Et ici aussi, vous pouvez voir les implications dans le monde, en grand.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.I tu też można zauważyć implikacje dla reszty świata.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Je ziet hier ook de implicaties voor de wereld in het algemeen.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.그리고 그 의미를 이렇게 한눈에 보실 수 있습니다.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Şi aici puteţi observa implicaţiile din lumea largă.
Ve dünya çapındaki etkilerini burada görüyorsunuz.Und hier sieht man auch die Auswirkungen auf die Welt als Ganzes.