Ama bunların etkileri de birbirlerinden farklıdır.どうすれば分かるのでしょう?
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.A drugih niso zaznali še dolga leta.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Ale další se nebyly objeveny mnoho let.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Ale innych skutków nie odkryto przez wiele lat.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Andere bleven lang verborgen.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Andere wurden erst nach Jahren entdeckt.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Ďalšie účinky sa však prejavili až po mnohých rokoch.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Dar alte efecte vor fi descoperite abia peste ani.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.De más hatásokra csak évek múltán derült fény.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.하지만 다른 것들은 오랜 기간 동안이나 발견되지 않았습니다
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Ma altri non sarebbero stati scoperti per molti anni.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Mais d'autres ne seraient pas découverts avant de nombreuses années.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Mas outros, só foram descobertos muitos anos mais tarde.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Mens andre blev ikke opdaget i mange år.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Namun dampak lain tidak tampak selang bertahun-tahun kemudian.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Nhưng những hậu quả khác thì chưa hiển hiện ra ngoài trong nhiều năm sau đó.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Pero otros efectos no se descubrirían durante muchos años.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Κάποια άλλα δεν θα γίνονταν αντιληπτά για πολλά χρόνια.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Але інші довгий час не були виявлені.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Другие последствия не проявлялись многие годы.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.Но други не били разкрити в продължение на много години.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.אך פגמים נוספים יתגלו רק אחרי שנים רבות.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.وأعراض أخرى عديدة لم تكتشف بعد مرور سنوات عدّة.
Ama diğer etkileri uzun yıllar anlaşılamamıştı.「飢餓の冬」の数十年後
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale ich efektem ubocznym była niewiedza o tym, że mi podobni ludzie mogą istnieć w literaturze.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale neočakávaným dôsledkom bolo, že som nevedela, že ľudia ako ja mohli existovať v literatúre.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale neplánovaný důsledek byl, že jsem netušila, že lidé jako já mohou v literatuře existovat.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ampak posledično, nenamenoma, nisem vedela, da ljudje kot jaz lahko obstajajo v književnosti.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Consecinţa a fost că n-am ştiut că oameni ca mine puteau exista în literatură.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.De akaratlanul is arra engedtek következtetnem, hogy a hozzám hasonlók nem jelenhetnek meg az irodalomban.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.그러나 의도치 않게, 그로 인해 저와 같은 사람들도 문학속에 존재할 수 있다는 걸 몰랐습니다.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Maar het onbedoelde gevolg was dat ik niet wist dat mensen zoals ik ook in literatuur konden bestaan.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Mas a consequência não intencional foi que eu não sabia que as pessoas como eu podiam existir na literatura.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Men den oavsiktliga effekten var att jag inte visste att människor som jag kunde existera i litteratur.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Mutta tahaton seuraus oli, että en tiennyt itseni kaltaisten ihmisten voivan olla olemassa kirjallisuudessa.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Nhưng một hậu quả không ngờ đến chính là tôi không hề biết những người như tôi có thể tồn tại trong văn học.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Но их непреднамеренным влиянием было то, что я не знала, что люди как я существовали в литературе.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Но неволната последица бе, че не знаех, че хора като мен биха могли да съществуват в литературата.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Та їхнім неумисним впливом було те, що я не знала, що такі як я можуть існувати в літературі.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.אך בלי כוונה, ההשלכה שלהם הייתה שלא ידעתי שאנשים כמותי יכולים להתקיים בספרות.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.لكن التبعات غير المقصودة كانت أنني لم أعرف أن الناس من أمثالي يمكن أن يتواجدوا في كتب الأدب.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.登場するんだと 知らなかったのは 意図せざる結果でした アフリカ人作家を知ったことで
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Ale pytanie dnia brzmi: jaką siłę przebicia mają plemiona, które tworzycie?
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Maar dit is de hamvraag: wat voor impact hebben de stammen waar je in zit?
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Ma la vera domanda e' che tipo d'impatto hanno le tribu' a cui appartenete?
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).6 температурите да бъдат компенсирани от отрицателните последици (
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).Avšak očakáva sa, že nad týmito prínosmi budú prevažovať negatívne účinky zvyšujúcich sa teplôt (6).
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).Det är dock troligt att de negativa effekterna av stigande temperaturer kommer att dominera (6).
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).Jednakże oczekuje się, że nad tymi korzyściami przeważać będą negatywne następstwa rosnących temperatur (6).
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).Kljub temu se pričakuje,dabodonadpozitivnimiposledicamiprevladalinegativniučinkizaradinaraščanjatemperatur(6).
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).On kuitenkin odotettavissa, että kohoavan lämpötilan haitalliset vaikutukset ylittävät hyödyt (6).
Ancak, artan sıcaklıkların olumsuz etkilerinin, bu gibi avantajları geride bırakacağı beklenmektedir (6).Předpokládá se však, že negativní dopady stoupající teploty převáží nad přínosy (6).
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Avšak, som nikdy nebol v južných moriach, a možno aj slnko sa vyrába Tieto mimoriadne účinky na kožu.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Dog havde jeg aldrig været i Sydhavet, og måske solen der producerede disse ekstraordinære effekter på huden.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Én azonban soha nem volt a dél-tengeri, és talán a nap is elő ezek a rendkívüli hatást, ha a bőrt.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Jednak nigdy nie byłam w Oceania, a może słońce nie produkowane tych niezwykłych efektów na skórze.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.그러나, 나는 남쪽 바다에 빠진 적이 없었죠, 그리고 아마도 태양이 생산 피부에 이러한 놀라운 효과.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Nicméně, jsem nikdy nebyl v jižních mořích, a možná i slunce se vyrábí Tyto mimořádné účinky na kůži.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Vendar, nikoli nisem bil na jugu morju, in morda ne obstaja proizvaja teh izrednih vplivov na kožo.
Ancak, Güney Denizler hiç; güneş ve belki de orada üretilen cilt üzerine bu olağanüstü etkiler.Однако, я никогда не был в Южных морях, и, возможно ВС там производится эти удивительные эффекты на коже.