etkileşim ile cümle

etkileşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
1950'lerin sonunda Pauling enzimlerin insan biyolojisi üzerindeki etkileşimleri üzerine çalışmalarda bulundu.Em finais da década de 1950, Pauling investigou a ação das enzimas sobre as funções cerebrais.
Onunla bir etkileşimleri olmasa da, kendisinin bir profesyonel olduğunu ifade ettiler.Dessa forma, mesmo sem saber, ele narra como se fosse um profissional.
Bu cisimlerin bazıları etkileşim halindeyken diğerleri küçük galaksi gruplarıdır.Alguns desses objetos são galáxias interagindo, enquanto outros são pequenos grupos de galáxias.
Bu zayıf etkileşim boyunca elektron nötrinoları elektronlar gibi davranırlar anlamına geliyor.Isto significa que durante a interação fraca, elétrons neutrinos se comportam como elétrons.
Çocukla yaşadıkları etkileşimin sonucunda onunla aralarında hissettikleri bağ giderek güçlenir.Contraditoriamente seus sentimentos pelo rapaz voltaram com força.
Sistemle etkileşim içinde olan bir kişi, farklı rolleri icra ettiği için iki farklı aktörü temsil edebilir.Uma entidade pode ser representada por vários actores, já que pode estar a assumir diferentes papéis.
1864 olarak, Maxwell denklemleri titizlikle bu birleşik etkileşimi miktarı almıştı.Em 1864, através das equações de Maxwell pôde-se quantificar e unificar rigorosamente o fenômeno.
Olası biyolojik etkileşimlerin tümüne interaktom (interactome) adı verilir.O conjunto total e biologicamente possível destas interações é denominado interactoma.
Her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir.Todo o ser vivo interage com outros organismos e com o seu ambiente.
Bu kategorideki neredeyse tüm cisimler, etkileşime uğramış veya etkileşim halindedir.Quase todos os objetos nesta categoria estão interagindo ou que tenham sofrido recentemente interações.
Buradaki tüm cisimler kütleçekimsel etkileşimleri olan galaksilerdir.Todos esses objetos são galáxias envolvidas na interação gravitacional.
Bu yunus türünün insan ile çok fazla bir etkileşimi olmamıştır.Os buracos feitos pelo homem não parecem ter um efeito tão significativo.
Tıpkı çatışmacı kuram ve etkileşimcilik gibi.Como conquistar e influenciar pessoas.
Kullanıcı Yandex.Launcher ile ne kadar çok etkileşime girerse yapılan önerilerin doğruluğu da o kadar artar.Quanto mais o usuário interagir com o Launcher, mais precisas serão as recomendações.
Bütün etkileşimler ya da kuantum sayıları aynıdır.Toda força fundamental e número quântico são idênticos.
Grup durumu sosyal kimliklerin belirginliğini etkileyen grup büyüklüğü ile etkileşime girer.Deve-se observar o peso que estas exercem sobre a organização social do grupo.
Görünür basitliklerine rağmen, bakteriler diğer canlılarla karmaşık etkileşimler içindedir.Apesar de sua aparência física, os Dark Ones estão estreitamente relacionados aos seres humanos.
Konvensiyonel süper iletkenlerde, bu etkileşim elektro-fonondan kaynaklı olmasıdır.Em supercondutores normais, esta atração é causada pela interação elétron-fônon.
Bir tanrının diğer tanrılarla olan bağlantıları ve etkileşimleri karakterini tanımlamaya yardımcı olur.As conexões e interações de um deus com outras divindades ajudaram a definir seu caráter.
Bu etkileşim matematiksel olarak Maxwell denklemleri ile tanımlanabilir.Estas interações são descritas matematicamente pela equação de Maxwell.
Uygulama, DVD'nin nasıl görüneceğini ve ne zaman yazılması gibi etkileşimli bir önizleme gösterebilir.O programa também pode mostrar uma previsão interativa de como o DVD irá ficar quando tiver sido gravado.
Bu dört özellik birbiri ile çok çeşitli yollardan etkileşim içindedir.Mas todas elas se viram dentro destas quatro esferas de influência.
Starburst tipi galaksiler, genellikle galaksilerin birleşmesiyle ya da etkileşime geçmesiyle açıklanır.A criação de estrelas está frequentemente associada com a junção ou interação de galáxias.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Interações de correntes carregadas são responsáveis pelo fenômeno de decaimento beta em um átomo radioativo.
Odyologlar sağlık sektörü içerisindeki diğer uzmanlarla karşılıklı etkileşim içerisindedir.As demais áreas são campos de atuação comuns com outros profissionais de saúde.
Çalışmalarının ana konusu bitki yiyen böcekler ile bu böceklerin yediği bitkiler arasındaki etkileşimdir.Suas pesquisas são focalizadas na interação entre os insetos que se alimentam de vegetais e as plantas.
Atomlar arası etkileşimi temsil eden potansiyel, potansiyel enerji yüzeyleri tarafından incelenir.O potencial representando as interações atômicas é então dado pelas superfícies de energias potenciais.
Bu ayrıca dış alanlarla etkileşimin yokluğuna da işaret eder.Representa também a sensibilidade as influências externas.
Etkileşim tasarımı genel tanımıyla insan ile bilgisayar arasındaki çift yönlü iletişimin tasarlanmasıdır.Um típico tropo dessas obras é a conexão direta entre o cérebro humano e sistemas de computador.
"Bir grubu oluşturmada meydana gelen sosyal etkileşimleri bir kişi nasıl tanımlar?"Como crio vulnerabilidade numa personagem?'"
Kapalı sistem, çevresi ile etkileşimde bulunmayan bir sistemdir.Um sistema isolado não tem nenhum intercâmbio com o entorno.
Buna göre benlik, insanlar arasında çoğunlukla sembolik olan etkileşimden doğmaktadır.O fenômeno deve-se na maior parte do tempo à uma simetria entre os estados.
Ancak onunla etkileşim içindedir.Zij bespot hem slechts.
NGC 6786, UGC 11415 ile etkileşim halindedir ve birleşme sürecindedir.NGC 6786 interageert met UGC 11415.
Kapalı sistem, çevresi ile etkileşimde bulunmayan bir sistemdir.Een gesloten systeem vertoont geen wisselwerking met de omgeving.
Etkileşimli e-kitap: Dünü, bugünü ve yarını.De toegang is voorzien van de opschriften: Heden ik en Morgen gij.
İdeal zincir modelleri zincir monomerleri arasında hiçbir etkileşim olmadığını varsayar.Ideale ketenmodellen gaan ervan uit dat er geen interacties zijn tussen de monomeren in de keten.
Aynı etkileşimi yemeklerde de görmek mümkündür.De invloed is goed te zien in de munten.
A. sesquipedale orkidesi bu şekilde, karşılıklı etkileşim içinde çok uzun bir çıkıntı geliştirmiştir.Zo zou A. sesquipedale een zeer lang spoor ontwikkeld hebben.
Bu etkileşim, yeni yıldız oluşumlarına neden olmaktadır.Deze botsingen veroorzaken concentraties die nieuwe sterren zullen vormen.
Sosyal etkileşimi olumsuz etkileyebilmesi.Inteelt kan ongunstige gevolgen hebben.
Fiziksel bir etkileşimdir.Voldoende lichaamsbeweging.
NGC 7674, NGC 7674A ile etkileşim halindedir.NGC 7674 interageert met NGC 7674A.
Şirket 1997 yılında kurulmuş olup oyunları etkileşimli kurgu temellidir.Het bedrijf is opgericht in 1997 en is gespecialiseerd in Computer Role Playing Games.
Albümdeki enstrümantal şarkılarda sert bölümler yanı sıra jazz-füzyon etkileşimi de mevcuttur.Op enkele albums, bijvoorbeeld op Unfold the future komt ook een grote jazz-invloed naar voren.
Yüksek sıcaklık yüzünden, plazma katı cisimlerle doğrudan etkileşimde bulunamaz.De wand wordt niet beschadigd door het hete plasma.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.Ze hebben geen elektrische lading, interageren niet volgens de zwakke wisselwerking en ze hebben geen smaak.
Ana madde: gluon Gluonlar güçlü etkileşimin aracasıdırlar ve hem renkyükü hem de antirenkyükü taşırlar.Gluonen zijn de dragers van de sterke kernkracht en bezitten zowel kleur als antikleur.
Bu ayrıca dış alanlarla etkileşimin yokluğuna da işaret eder.Belangrijk is ook de afwezigheid van schaamte voor de buitenwereld over de onderlinge relatie.
Galaksi Robert Dörtlüsü'nün bir parçasıdır; NGC 92, NGC 87 ve NGC 89 ile de etkileşim halindedir.De cluster omvat de sterrenstelsels NGC 87, NGC 88, NGC 89 en NGC 92.
Çin'de İslam, Çin toplumuyla sürekli etkileşimle vardır.De religie in Vietnam is van oudsher beïnvloed door de Chinezen.
Sınıflandırma bu boyutlara lineer veya statik olarak değil, etkileşimsel ve dinamik olarak bakar.Educatie was en is niet statisch of monolithisch, maar is gediversifieerd en dynamisch.
Yerçekimi kütleye sahip iki nesnenin etkileşimidir.In beide gevallen wordt de richting van de zwaartekracht gemeten.
Oyun, çevrenin etkileşim özelliğine odaklanmaktadır.De doelstelling verbreedde zich tot de invloed van het menselijk handelen op zijn omgeving.
Dahası, bu etkileşim sadece ABD'de gerçekleşmiştir.Opgemerkt dient te worden dat de schikking enkel in de VS effect heeft.
Segmentler arasındaki bu etkileşime harici hacim etkileşimi denir.Deze interactie tussen segmenten wordt de uitgesloten interactie genoemd.
Her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir.Hierbij werd de wisselwerking tussen organisme en omgeving bestudeerd.
Reçeteli ilaçların etkileşimleri.Bijwerkingen geneesmiddelen.
Atlantik'in iki yakasındaki etkileşim adına önemlidir.Het plaatje had succes aan beide zijden van de Atlantische Oceaan.
Bir qi → ji j + qj’ye sahip köşe etkileşimi.Op de interactie vertex geeft men dit weer door qi→ij + qj.
İlgili Sayfalar