Ana içeriğe geç
Sözlük

eti ile cümle

eti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Nasıl, eti beğeniyor musun?How do you like the meat?
Eti nasıl buldun?How do you like the meat?
Tom etik değil.Tom is unethical.
Etik değil.It's not ethical.
Sen sığır eti mi domuz eti mi istersin?Do you want beef or pork?
Etikette olan şeyi oku.Read what's on the label.
Her zaman başımın etini yiyorsun.You're always nagging me.
Eti başka bir bıçakla dilimlemeye çalış.Try to slice the meat with a different knife.
Az önce aldığımız eti dondurucuya koydum.I put the meat we just bought in the freezer.
Bu bana bir domuz eti gibi tat vermiyor.This doesn't taste like pork to me.
Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi, bu yüzden çakımı kullandım.The kitchen knife wasn't sharp enough to cut the meat, so I used my pocket knife.
Tom arabasını nereye park etiğini biliyordu.Tom knew where he had parked his car.
Tom Mary'ye domuz eti yiyip yemediğini sordu.Tom asked Mary if she ate pork.
Onların hepsi isim etiketi takıyor.They're all wearing name tags.
Dana kıymanın at eti içerdiği tespit edildi.The ground beef was found to contain horse meat.
Tom hiç at eti carpaccio yemedi.Tom has never eaten horse meat carpaccio.
Eti yedim.I ate the meat.
Ben eti yedim.I ate the meat.
Eti yiyorum.I'm eating the meat.
Ben eti yiyorum.I'm eating the meat.
Eti yiyeceğim.I will eat the meat.
Ben eti yiyeceğim.I will eat the meat.
Tom eti ızgaradan çıkardı.Tom took the meat off the grill.
Herkes isim etiketi takıyordu.Everyone is wearing name tags.
Bir isim etiketi takıyor muydun?Were you wearing a name tag?
Aşçı eti doğradı.The cook chopped the meat.
Ürün yanlış etiketlendirildi.The product was mislabelled.
Kutular yanlış etiketlendirildiler.The cans were mislabeled.
O burgerde sıçan eti olmadığına emin misiniz?Are you sure there isn't rat meat in that burger?
Tavuk eti beyazdır, halbuki bir öküzünkü kırmızıdır.Chicken meat is white, whereas that of an ox is red.
Dana eti kırmızıyken tavuğunki beyazdır.Chicken meat is white, whereas that of an ox is red.
Bu etiketleri kavanozlara yapıştır.Paste these labels on the jars.
Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.Tom looked at the price tag and realized he didn't have enough money.
Ad etiketini takman gerekiyor.You supposed to be wearing your name tag.
Tom Şişeyi Mary'den aldı ve etikete baktı.Tom took the bottle from Mary and looked at the label.
Cümleleri etiketlemek için en azından gelişmiş katılımcı olmak zorundasın.In order to tag sentences, you must, at least, be an "advanced" contributor.
O, eti pişirdi.She cooked the meat.
Asla at eti yemedim.I have never eaten horse meat.
At eti yemeyi denemek istiyorum.I want to try eating horse meat.
Hiç tavşan eti yemedim.I've never eaten rabbit meat.
Tom fiyat etiketine baktıktan sonra onu almamaya karar verdi.Tom decided not to buy it after he looked at the price tag.
Tom domuz eti yemez, değil mi?Tom doesn't eat pork, does he?
Tom domuz eti yemez.Tom doesn't eat pork.
Tom şişenin üzerindeki etiketi okudu.Tom read the label on the bottle.
Kasap eti kesiyor.The butcher is cutting the meat.
Kasap eti tartıyor.The butcher is weighing the meat.
Etim için biraz tuz istiyorum.I want some salt for my meat.
Kızarmış pirinçli etin nasıl yapılacağını öğrenmek zorunda kalacağım.I will have to learn how to make beef fried rice.
Lütfen etin doğru ısıda kızartılıp kızartılmadığını kontrol edin.Please check if the meat is being roasted at the right heat.
Buradaki herkes domuz eti yemediğini biliyor.Everyone here knows you don't eat pork.
Tavuk eti yerine sığır eti sipariş etmeni öneririm.I'd suggest you order beef instead of chicken.
Tom bir defa daha fiyat etiketine baktı.Tom looked at the price tag once again.
Tom fiyat etiketine baktı ve başını salladı.Tom looked at the price tag and shook his head.
Tom fiyat etiketine bakmak için eğildi.Tom leaned over to look at the price tag.
Fiyat etiketi hâlâ Tom'un giydiği gömlekte.The price tag is still on the shirt Tom is wearing.
Tanıdığım kimse bir araba için hiç etiket fiyatını ödemedi.Nobody I know ever paid sticker price for a car.
Fiyat etiketine bak.Look at the price tag.
Kırmızı fiyat etiketi ile ürünler satışa sunulmuştur.Items with a red price tag are on sale.
Ben fiyat etiketini göremiyorum.I can't see the price tag.
Lütfen her şeyin üzerine fiyat etiketlerini koymama yardım eder misin?Can you please help me put price tags on everything?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eti ile cümle - Sayfa 3 - eti kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App