Çalışmanı rahatsız etmemek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Acele et!Hurry up.
Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.That was probably what influenced their decision.
Sizinle yaşamamın yaşam tarzınızı etkilediğini düşünüyorum.I think my living with you has influenced your way of living.
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.After that, I left, but then I realized that I forgot my backpack at their house.
Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.I will play Sudoku then instead of continuing to bother you.
Niçin bizi ziyaret etmeye gelmiyorsun?Why don't you come visit us?
Artık düşünmeye devam etmek işe yaramaz.It's useless to keep on thinking any more.
Sadece e postamı kontrol etmek istedim.I just wanted to check my email.
"Bana yardım ettiğiniz için teşekkür ederim." " Bir şey değil.""Thank you for helping me." "Don't mention it."
"Bana yardım ettiğin için teşekkürler." "Rica ederim.""Thank you for helping me." "Don't mention it."
Etraftaki birçok kişi yüzünden o doğal olarak biraz sinirlendi.With so many people around he naturally became a bit nervous.
Bu, Amerika Birleşik Devletleri etrafındaki gezimle ilgili iyi bir hatıra olacak.This will be a good souvenir of my trip around the United States.
Onu hiç tahmin etmedim.I would never have guessed that.
Hayal hayatlarımızın her yönünü etkilemektedir.Imagination affects every aspect of our lives.
Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır.To be surprised, to wonder, is to begin to understand.
Benimle dans etmek ister misin?Would you like to dance with me?
Horladığımı kabul etmek zorundayım.I must admit that I snore.
Horladığımı kabul etmeliyim.I must admit that I snore.
Sana evlenme teklif etmek istemiyorum!I don't want to propose to you!
Orkestra akort etme sırasında kulak tırmalayan sesler yapar.The orchestra makes discordant noises when tuning up.
Ama bu konudan bana hiç söz etmedin!But you've never told me about this!
Dünya senin etrafında dönmüyor.The world doesn't revolve around you.
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Artık şikâyet ettiğini duymak istemiyorum.I don't want to hear any more of your complaining.
Bana telefon etmene gerek yok.You need not telephone me.
İşin yoksa, bana yardım et.If you are free, give me a hand.
Hiç bir uçakta seyahat ettin mi?Have you ever traveled in a plane?
Yorgun görünüyorsun. Bir veya iki saat istirahat etmelisin.You look tired. You ought to rest for an hour or two.
Ona yardım etmelisin, ve çabucak!You must help her, and soon!
Onun tavsiyesi üzerine hareket etmeliydin.You should have acted on her advice.
Onunla ne zaman dans ettiğini gördünüz mü?When did you see her dancing with him?
Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.I think you had better call on him.
Ona yardım etmen gerek.You're required to help them.
Sen onun tavsiyesini kabul etmeliydin.You should have accepted his advice.
Yapman gereken tek şey onun tavsiyesini takip etmek.All you have to do is follow his advice.
Ona işinde yardım etmiş olman gerekirdi.You should have helped him with his work.
Ona işinde yardım etmen gerekirdi.You should have helped him with his work.
Ona işinde yardım etmeliydin.You should have helped him with his work.
Onun dediklerine daha fazla dikkat etmelisin.You should pay more attention to what he says.
Ona dikkat etmelisin.You must pay attention to him.
Onun planını kabul etmeliydin.You ought to have adopted his plan.
Onun söylediklerini doğru mu kabul ettin?Did you accept his statement as true?
Ona teşekkür etmelisin.You ought to thank him.
Sadece ona biraz yardım etmek zorundasın.You have only to give him a little help.
Onunla flört etmesen iyi olur.You had better not keep company with him.
Kayıp için ona pes etmemelisin.You should not give him up for lost.
Eti nasıl pişireceğinizi biliyor musunuz?Do you know how to cook meat?
Doğru ve yanlışı ayırt etmelisin.You should distinguish between right and wrong.
İncil üzerine yardım etmelisin.You should swear on the Bible.
Arabanı tamir ettirmelisin.You should get your car fixed.
Başarısızlığını kabul etmelisin.You should acknowledge your failure.
Sözlüklerini kullanma alışkanlığı oluşturmaya gayret etmelisin.You should try to form the habit of using your dictionaries.
Hatalı olduğunu itiraf etmelisin.You must admit that you are in the wrong.
Kendinizi kontrol etmelisiniz.You must control yourself.
Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor.You ought to see a dentist.
Raporları pazartesi günü teslim etmek zorundasınız.You have to turn in the reports on Monday.
Onurlu bir şey yapmalısın ve istifa etmelisin.You should do the honorable thing and resign.
Planını iptal etsen iyi olur.You had better call off your plan.
Sağlığına dikkat etmelisin.You should pay attention to your well-being.