Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Brauchen wir N95? Eine moderne und ausgezeichnete, auf jedes einzelne Gesicht angepasste Maske?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Czy potrzebujemy masek typu N95? Najlepszych, idywidualnie dopasowanych?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Hebben we N95 nodig? Het nieuwste, beste, op je gezicht passende masker?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Một loại mặt nạ tiên tiến, tối ưu nhất nhất định phải vừa vặn với khuôn mặt ?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?최첨단의 기술을 사용한 최고의 제품이자 얼굴 밀착력이 좋은 N95 마스크(박테리아 차단효율 95% 이상 등급)가 필요할까요?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?¿Necesitamos N95? Una máscara de última generación?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Un masque haut de gamme, le nec plus ultra, qui doit être adapté à votre visage?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Последен писък на модата, върхово постижение, непременно-пригодена-към-лицето маска?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?Современная, высококачественная, идеально подходящая к вашему лицу маска?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?האם אנחנו צריכים את ה- N95? מסכה ברמה גבוהה, חדשנית, המחייבת התאמה לפנייך?
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?أنحن في حاجة إلى N95؟ أحدث و أرفع الكمامات و أكثرها إلتصاقا بوجهك؟
Bize gereken N95 mi? "en iyisi, en estetiği, yüzünüze tam olarak oturması gerekir"ler?顔にぴったりあうマスクです または 違う種類のマスクで 代用できるでしょうか?
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Az érdekel minket, hogy szépséget találjunk, ami több, mint az esztétika, ez maga az igazság.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Estamos interesados en encontrar belleza que sea más que una simple estética, que sea en realidad una verdad.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Estamos interessados em encontrar a beleza que seja mais do que pura estética. que seja realmente uma verdade.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Jesteśmy zainteresowani w znajdowaniu piękności, która jest czymś więcej od estetyki to jest właśnie prawda.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.우리는 심미성을 뛰어넘는아름다움을 찾고 싶습니다 궁극적으로는 진실입니다
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Ne interesează să găsim frumusețea care e mai mult decât estetică, e de fapt adevăr.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.We zijn op zoek naar schoonheid die meer is dan enkel esthetiek. Het is echt een waarheid.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Zaujíma nás hľadať krásu, ktorá je viac než len estetikou, krásu, ktorá je pravdou.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Интересуваме се от откриването на красота, която е повече от проста естетика, а всъщност е истина.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.Нам интересно найти красоту, которая будет чем-то более, чем просто эстетикой; И это поистине правда.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.אנחנו מתעניינים בלמצוא יופי שהוא יותר מאסטטיקה, זו באמת אמת.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.نحن مهتمون في إيجاد نوع من الجمال, يكون أكثر من مجرد جمالية أن يكون الحقيقة بحق.
Biz güzelliği bulmanın peşindeyiz, sade estetik değil. doğrusu da bu zaten.真実とも言い切れる そしてこの精神的な深みこそが 素晴らしい車の本質にも
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.C'est un certain style d'esthétisme. On n'aime pas trop le désordre.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Đó là một loại thẩm mỹ. Chúng ta thấy không thoải mái với sự lộn xộn.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Es ist eine bestimmte Art von Ästhetik. Unordnung ist uns wie ein Dorn im Auge.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Es un tipo de estética. Estamos muy incómodos con el desorden.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.E un anumit tip de estetică. Nu ne simţim bine în dezordine.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.E' un tipo di estetica. Ci troviamo a disagio nel disordine.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Het is een soort esthetiek. We voelen ons niet gemakkelijk bij wanorde.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Ini adalah bentuk estetika. Kita sangat tidak nyaman dengan ketidakrapian.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Je to určitý druh estetiky. Z nepořádku je nám velmi nepříjemně.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.그건 일종의 미의식이죠. 우리는 단정치 못한 것에 대해서 심히 불쾌해합니다.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.To taki styl estetyczny. Z bałaganem nam niezręcznie.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Това е определен вид естетика. Чувстваме се много некомфортно с безредие.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.Это определённая разновидность эстетики. Нам некомфортно, когда неубрано.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.ואני רוצה לחנוק אותם. זו אסטתיקה מסוג כלשהו.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.انه من نوع معين من الجمالية. اننا نشعر بالضيق حيال الأشياء الغير مرتبة.
Böyle bir estetik var, düzensizlikten çok rahatsız oluyoruz.ちらかっているのがとても嫌だったのでしょう 私は箒をほうり出しました
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Also wenn eine feuchte Briese von der See weht, bilden sich Wassertropfen auf dem Panzer des Käfers.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Așa că atunci când briza umedă bate către mare, Pe carapacea cărăbușului se formează aceste picături de apă.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Así que cuando sopla el viento húmedo desde el mar se forman estas gotas en el caparazón del escarabajo.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Così quando soffia la brezza dal mare, sulla sua corazza si formano queste goccioline d'acqua.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Dus als de vochtige bries vanuit de zee wordt ingeblazen, vormen zich deze waterdruppels op het keverschild.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Dzięki temu wilgotna bryza nadpływająca znad morza, skrapla się na jego odwłoku.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Ezért mikor a tenger felől nedves szellő fúj, vízcseppek csapódnak le a bogár páncélján.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.그래서 바다에서 습한 바람이 불 때, 딱정벌레의 껍질에 작은 물방울이 맺히게 됩니다.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Quando vem do mar uma brisa húmida, formam-se uma gotículas de água na carapaça do escaravelho.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Så när den fuktiga luften blåser in från havet så bildas vattendroppar på insektens skal.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Vì thế khi những cơn gió ẩm thổi từ ngoài biển vào, những giọt nước nhỏ sẽ đọng lại trên vỏ của nó.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.Έτσι, όταν το υγρό αεράκι φυσάει από τη θάλασσα, σχηματίζονται σταγόνες στο κέλυφος του σκαθαριού.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.И когда влажный бриз дует с моря, на панцире жука образуются капельки воды.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.ואז כשרוח לחה וקרירה נושבת מהים, מתהוות טיפות של מים על שריון החיפושית.
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.مما يجعل الرطوبة الناتجة عن البحار القريبة تتكثف على سطح قشرتها مشكلة قطرات من المياه
Böylece denizden gelen nemli rüzgar estiğinde böceğin kabuğunda su tanecekleri oluşmaktadır.甲冑にこのような水滴が出来ます 日が昇る直前に 昆虫はお尻を突き上げて 水を口に運び
Böylece kral ve Haman, Kraliçe Esterin şölenine gittiler.A tak přišel král i Aman, aby hodovali s Ester královnou.
Böylece kral ve Haman, Kraliçe Esterin şölenine gittiler.A tak prišiel kráľ i Háman na hostinu, jesť a piť u kráľovnej Esteri.
Böylece kral ve Haman, Kraliçe Esterin şölenine gittiler.A tak przyszedł król i Haman na ucztę do Estery królowej.