"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."Эйми, у тебя скорость -- врожденная скорость -- но у тебя нет умения и мастерства бежать по этому треку.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok."איימי, יש לך מהירות-- יש לך מהירות טבעית -- אבל אין לך שום מיומנות או עידון על המסלול.
"Aimee, biliyorsun, sen hızlısın, -- doğuştan hızlısın - fakat yarışma için bir estetik ve yeteneğiniz yok.トラックを走る為の技術とか策がないね 走るフォームがめちゃくちゃだった
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanAlemanha Dinamarca Itália Países Baixos Estónia Noruega Eslováquia Hungria Finlândia Suécia Grécia
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanAlemania Dinamarca Italia Países Bajos Estonia Noruega Eslovaquia Hungría Finlandia Suecia Grecia
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanAllemagne Danemark Italie Pays-Bas Estonie Norvège Slovaquie Hongrie Finlande Suède Grèce
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanDuitsland Denemarken Italië Nederland Estland Noorwegen Slowakije Hongarije Finland Zweden Griekenland
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanGermania Danimarca Italia Paesi Bassi Estonia Norvegia Slovacchia Ungheria Finlandia Svezia Grecia
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanNemecko Dánsko Taliansko Holandsko Estónsko Nórsko Slovensko Maďarsko Fínsko Švédsko Grécko
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanNiemcy Dania Włochy Niderlandy Estonia Norwegia Słowacja Węgry Finlandia Szwecja Grecja
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanSaksa Tanska Italia Alankomaat Viro Norja Slovakia Unkari Suomi Ruotsi Kreikka
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanΓερµανία ∆ανία Ιταλία Κάτω Χώρες Εσθονία Νορβηγία Σλοβακία Ουγγαρία Φινλανδία Σουηδία Ελλάδα
Almanya Danimarka İtalya Hollanda Estonya Norveç Slovakya Macaristan Finlandiya İsveç YunanistanГермания Дания Италия Холандия Естония Норвегия Словакия Унгария Финландия Швеция Гърция
Ama benimle resmi konuşmak nereden esti?De hirtelen miért magázol?
Ama benimle resmi konuşmak nereden esti?Mais pourquoi me vouvoyez-vous, tout à coup ?
Ama benimle resmi konuşmak nereden esti?Αλλά, γιατί μου μιλάς τόσο επίσημα;
Ama benimle resmi konuşmak nereden esti?لكن لماذا تتحذثين الي بشكل رسمي فجأة؟
Ama... ...birden bu şarap nereden esti?De ilyen váratlanul miért a bor?
Ama... ...birden bu şarap nereden esti?Mais, pourquoi du vin tout d'un coup ?
Ama... ...birden bu şarap nereden esti?Αλλά, γιατί κρασί, έτσι στα ξαφνικά;
Ama... ...birden bu şarap nereden esti?لكن لماذا الشراب فجأة؟
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ale hľadiac na silný vietor začal sa báť a počnúc sa noriť skríkol a povedal: Pane, zachráň ma!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ale vida vítr tuhý, bál se. A počav tonouti, zkřikl, řka: Pane, pomoz mi.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ale widząc wiatr gwałtowny, zląkł się; a gdy począł tonąć, zakrzyknął, mówiąc: Panie, ratuj mię!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.De látva a nagy szelet, megrémüle; és a mikor kezd vala merülni, kiálta, mondván: Uram, tarts meg engem!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Er sah aber einen starken Wind; da erschrak er und hob an zu sinken, schrie und sprach: HERR, hilf mir!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.바람을 보고 무서워 빠져 가는지라 소리질러 가로되 주여 나를 구원하소서 하니
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ko pa vidi, da je veter močan, se uplaši, in ko se začne potapljati, zavpije, rekoč: Gospod, otmi me!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ma per la violenza del vento, s'impaurì e, cominciando ad affondare, gridò: «Signore, salvami!»
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Mas, sentindo o vento, teve medo; e, começando a submergir, clamou: Senhor, salva-me.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Men da han så det hårde vær, blev han redd og begynte å synke; da ropte han: Herre, frels mig!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Mutta nähdessään, kuinka tuuli, hän peljästyi ja rupesi vajoamaan ja huusi sanoen: "Herra, auta minua".
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Pero al ver el viento fuerte, tuvo miedo y comenzó a hundirse. Entonces gritó diciendo: --¡Señor, sálvame
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Song khi thấy gió thổi, thì Phi -e-rơ sợ hãi, hòng sụp xuống nước, bèn la lên rằng: Chúa ơn, xin cứu lấy tôi!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Βλεπων ομως τον ανεμον δυνατον εφοβηθη, και αρχισας να καταποντιζηται, εκραξε λεγων Κυριε, σωσον με.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.като виждаше вятърът [силен], уплаши се и, като потъваше, извика, казвайки: Господи избави ме!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.но, видя сильный ветер, испугался и, начав утопать, закричал: Господи! спаси меня.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Та, бачивши сильний вітер, злякавсь, і, почавши тонути, кричав, говорячи: Господи, спаси мене.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.ויהי כראתו את הרוח כי חזקה היא ויירא ויחל לטבע ויצעק לאמר אדני הושיעני׃
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.ولكن لما رأى الريح شديدة خاف واذ ابتدأ يغرق صرخ قائلا يا رب نجني.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.只 因 見 風 甚 大 、 就 害 怕 . 將 要 沉 下 去 、 便 喊 著 說 、 主 阿 、 救 我
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.只因 見風 甚大 、 就 害怕 . 將要 沉 下去 、 便 喊 著說 、 主阿 、 救我
Ama size etkileşim tasarımı için seçtiğimiz, kriterleri açıklamak istiyoruz. Estetik gerçekten çok önemli.Szeretném elmagyarázni a kritériumokat, amiket az interakció-designhoz választottunk.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Bola to Estelle van der Meerová, ktorá volala zo stanice SANCCOB s prosbou:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Era Estelle van der Meer de la SANCCOB, spunând:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Era Estelle van der Meer, de SANCCOB, y me dijo:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Era uma tal Estelle van der Meer a telefonar do SANCCOB, dizendo:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Estelle van der Meer hívott a SANCOOB-ból:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Es war Estelle van der Meer, die aus dem SANCCOB anrief und sagte:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.C'était un appel d'Estelle van der Meer du SANCCOB, qui m'a dit "S'il vous plait, venez nous aider.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Det var Estelle van der Meer der ringede fra SANCCOB, og sagde "Kom og hjælp os.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Đó là Estelle van der Meer gọi từ SANCCOB, nói rằng, "Xin hãy đến giúp.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Era un certo Estelle van der Meer del SANCCOB che mi chiedeva di aiutarlo.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Het was ene Estelle Van der Meer die me opbelde van SANCCOB, om te zeggen:"Kom alsjeblief helpen.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Iz SANCCOB-a me je klicala Estelle van der Mer, in rekla: " Prosim pridi pomagat.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Telepon itu dari Estelle van der Meer dari SANCCOB, yang berkata, "Tolong datang dan bantu kami.
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di. "Lütfen yardım edin.Ήταν η Εστέλ Βαν Μιρ από το SANCCOB, που μου είπε:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.SANCCOB 구조센터에서 일하는 에스텔 반 더 미어로부터
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Telefonowała Estelle van der Meer z SANCCOB, mówiąc:
Arayan SANCCOB'dan Estelle van der Meer'di.Volala Estelle van der Meerová ze SANCCOBu.