Herkes onun esprisine gülmekten kendini alamadı.Everybody could not help laughing at his joke.
Onun esprisini anlayamadım.I couldn't understand his joke.
Esprisiz insanlar çiçeksiz çayırlar gibidir.People with no humour are like meadows without flowers.
Tom'un esprisini takdir etmiyorum.I don't appreciate Tom's humor.
Ya da Blade" esprisini yapmıştır."Blake Tekotte".
Ve burda bu şekil çıktı şimdi. Kareyi tamamlamanın bütün esprisi budur.And here we have that pattern now.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.And the gag is that, of course, these aren't just running through the market.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.If somebody steals a joke from Larry David, for instance, it's not as funny.
Kendi aramızda yaşadığımız anlaşmazlıkları, bazen esprisini yaparak, bazen ciddiye alarak yazmaya çalıştım.同居生活の中、時に叱咤激励し、時に喧嘩をしながらも、それぞれ必死に恋愛にもがいていく。
'Alacakaranlık' adını verdiklerinden biri. Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.A piada é que eles não andam apenas no mercado.
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.C'est la base du 1er Amendement sur la liberté d'expression et d'association !
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.Ξέρετε, αυτό είναι ένα καλό πράγμα:
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.كما تعلمين، هذا شيء جيد ،هذا هو غرض كل حقوق التعديل الأول لحرية التعبير ،وحرية التجمع وما إلى ذلك
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.だからネットを遮断しようというこの考え方は 基本的なアメリカの原則に反していると思う。
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Als iemand bijvoorbeeld een grap steelt van Larry David, dan is die niet zo grappig meer.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Dacă cineva fură o glumă de la Larry David de exemplu, nu mai este la fel de amuzantă.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Ha valaki ellop egy viccet, pl. Larry David-től, az nem vicces.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Jeśli ktoś kradnie żart np. od Larry'ego Davida, to nie jest śmieszne.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Jika seseorang mencuri sebuah lelucon dari Larry David misalnya, tidak akan lucu.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.그래서 누가 예를 들어서 래리 데이비드(Larry David)의 개그를 베끼면, 웃기지가 않은거죠.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Nếu ai đó lấy cắp câu truyện cười ví dụ như từ Larry David, nó sẽ không vui bằng.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Se alguém roubar uma piada do Larry David, por exemplo, não tem tanta graça.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Si alguien roba una broma de Larry David, por ejemplo, no tiene tanta gracia.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Wenn jemand einen Witz klaut, zum Beispiel von Larry David, dann ist der nicht so witzig.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Εάν κάποιος κλέψει ένα καλαμπούρι από τον Λάρι Ντέιβιντ για παράδειγμα, δεν είναι εξίσου αστείο.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Ако някой открадне шега от Лари Дейвид например, не е толкова смешна.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Если кто-то украдет шутку например, у Ларри Дэвида, то это уже будет не так смешно.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.Якщо хтось поцупить жарт, у Леррі Девіда наприклад, то він вже не буде таким смішним.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.אם מישהו יגנוב בדיחה של לארי דייויד למשל, זה לא יהיה מצחיק באותה המידה.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.إذا قام أحد بسرق نكتة من "لاري ديفيد" مثلا، إنها ليست مضحكة مثلما يقولها هو.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.ラリー・デイヴィッドのジョークを盗んでも それほど面白くありません その他にファッションデザイナーたちが
Kareyi tamamlamanın bütün esprisi budur.Esse é o motivo por traz de completar quadrado.
Kareyi tamamlamanın bütün esprisi budur.이것이 완전제곱근을 완성하는 포인트 입니다
Kareyi tamamlamanın bütün esprisi budur.هذه هي النقطة التي يكمن بها اكمال المربع
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.A röhejes ebben az, hogy persze ezek nemcsak a piacon vannak jelen.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.A vtip je v tom, že tyhle nejsou jenom na trzích.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Dan yang lucu adalah ini tidak hanya ada di pasar modal.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.De grap is dat deze zich uiteraard niet slechts door de markt bewegen.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.E la cosa divertente è che, ovviamente, non percorrono solo il mercato.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Et le gag c'est que bien sûr, ils ne se contentent pas de fonctionner pour le marché.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.I najlepsze jest to, że one od tak nie śmigają sobie po rynku.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.그런데 웃기는건 일단 이런 알고리즘이 있는가를 알아내는 방법을 터득하면
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Și surpriza este ca, desigur, acestea nu rulează doar în piață.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Und der Witz ist, dass die natürlich nicht nur im Markt laufen.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Và điều khôi hài là tất nhiên, những thuật toán này không chỉ chạy quanh thị trường.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Y el chiste es que, por supuesto, no se trata solo del mercado.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Και το αστείο είναι ότι, φυσικά, αυτά δε διατρέχουν μόνο την αγορά.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.И номерът е, че те разбира се не тичат просто през пазара.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.І що забавно, звичайно, ці речі відбуваються не тільки на ринку.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Прикол в том, что это не только на рынке.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.והקטע הוא שאלגורתמים כאלה אינם מאכלסים רק את שוק המניות.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.والمثير ان الخوارزميات ليست فحسب في الاسواق المالية
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.そういったことはマーケットに限った話ではないということです そういった類のことは 一度見方を覚えると
Zeman ayrıca "ateş etmeyi bilmediği" için gazetecilerin korkmasına gerek olmadığı esprisi yaptı.Zeman también bromeó con los periodistas que no debían temer filmarlo porque "no sabe disparar".