Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir almak hiçbir peygambere yaraşmaz.No apostle should take captives until he has battled and subdued the country.
Tek başına bir düşman subayını esir almak.Лично захватил в плен вражеского офицера.
Plan, Rus donanmasını esir almaktı.Вона повинна була стати головним храмом Російського флоту.
Tek başına bir düşman subayını esir almak.Za to poskytnou jednoho důstojníka jako rukojmí.
Plan, Rus donanmasını esir almaktı.Rád se oblékal jako námořník Ruského námořnictva.
Tek başına bir düşman subayını esir almak.Egyedül behatol az ellenség főhadiszállására.
1205'te gerçekleştirilen ilk baskın küçük düzeyde olmuş ve birkaç esir almakla yetinilmişti.Den første Sejm var samlet i 1182 i Łęczyca.
Tek başına bir düşman subayını esir almak.亲自俘虜敌军官。
Plan, Rus donanmasını esir almaktı.Venemaa laevastik oli endiselt jäävangis.