Eserlerinin çoğunu Halep'te geçirdiği bu yıllarda kaleme almıştır.Większość czasu spędzał w tych latach w Meaux w swojej diecezji.
1960'lardan beri eserlerini dünya çapındaki müzelerde ve sergilerde sergiliyor.W latach 80. i 90. realizował liczne ekspozycje przekrojowe swojej twórczości na całym świecie.
Eserlerini sergilemek için bir galeri istemekteydi ve bir dizi resim yapmaya başlamıştı.Chciał obyć władzę dlatego próbował wyhodować setki swoich kopii.
Bu dönemde en bilinen eserlerini yazdı.W tym czasie rozwinął wszystkie najbardziej znane cykle jego prac.
Eserlerinden hiçbiri basılmamıştır.Żadne z jego dzieł nie zachowało się.
Paisiello bu dönemde yeni opera eserleri ile çok başarı kazandı.Elżbieta wniosła niewątpliwie wiele nowego do ówczesnej opery.
Müzede çeşitli müzik aletleri, farklı dönemlere ait Mevlevi eşyaları ve çeşitli eserler sergilenmektedir.W muzeum organizowane są także wystawy specjalne, których tematy przewodnie zmieniają się kilka razy w roku.
Wookfalk’un eserleri Amerika Birleşik Devletleri ve yurt dışındaki galeri ve müzelerde sergilendi.Prace Benna były wystawiane w galeriach i muzeach w całej Europie.
Biraz da bu nedenle Ilgaz, Hababam Sınıfı eserlerinin film uyarlamalarından çok da memnun olmadı.A może dlatego, że nie miałem zbyt wysokiego mniemania o swoim sposobie prowadzenia wykładów?
En çok tanındığı eserleri zarif genç kadınları konu aldığı portreleridir.Najbardziej znane są jego wyidealizowane portrety dziewcząt i młodych kobiet.
Oynanan eserler İtalyancaydı.Wzorowany był na sztuce włoskiej.
Sonraki birkaç yıl boyunca, Dalí'nin eserlerinde Picasso etkisi ağır basacaktı.W latach następnych Picabia odegrał znaczącą rolę w ruchu dadaistycznym.
Naziler, eserlerini yoz bulduğu için tabloları Alman müzelerinden çıkartıldı.W odwecie niemieckie muzea sztuki wykluczyły jego prace ze swoich zbiorów.
Damat İbrahim Paşa'nın hayır eserleri oldukça fazladır.Reprezentacyjna kariera Davida Pizarro jest dość krótka.
Bu seyahatinde özellikle Diego Velázquez'in eserlerini inceledi ve kopyaladı.Na jego twórczość duży wpływ miała sztuka hiszpańska, szczególnie prace Diego Velázqueza.
Eserler, evin 5 odası ve salonunda sergilenir.Ekspozycja składa się z 5 pomieszczeń na parterze.
Daha sonraki yıllarda devlet kuruluşları ve özel kuruluşlarca çeşitli eserler yayımlanmıştır.Na przestrzeni lat wzbogaciło się o kolejne dary od osób prywatnych i zakupy państwowe.
Ayrıca oyuncu ve yönetmen John Cassavetes'in eserleri üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınır.Była żoną aktora i reżysera Johna Cassavetesa.
Barok tarzında eserler vermiştir.Figury są wykonane w stylu barokowym.
Daha sonra bu eserler II. Dünya Savaşı'nda Berlin'in İngilizlerce bombalanması sırasında yok edilmiştir.Obydwa zostały zniszczone podczas II wojny światowej podczas bombardowań Berlina.
Hızlı eserleri hakkıyla çalmak uzun ve disiplinli bir çalışma gerektirir.Skuteczne i celne strzelanie z łuku wymaga dość długiego treningu siłowego i technicznego.
Bu tablolar müzenin ilk eserleri oldu.Pamiątki zebrane od tych rodzin stały się pierwszymi eksponatami muzealnymi.
Bu görüntüler yemekleri, mimari eserleri, insan portrelerini ve insanların günlük yaşamlarını göstermektedir.Można na nich zobaczyć jedzenie, architekturę i czynności życia codziennego.
Bu eserlerin bazıları Çağdaş Türk Plastik Sanatları’nın ilkleri olarak kabul edilir.Jest zaliczany do grona „ojców nowoczesnego tureckiego patriotyzmu”.
Bundan sonraki hazırladığı eserler bu eser kadar seyircinin ve opera kritiklerinin beğenisine şahit olmadılar.Późniejsze dzieła Joffé nie cieszyły się już takim uznaniem krytyki i publiczności.
34 yıl boyunca eserleri üzerinde çalıştı.Pracował w Ołpinach 34 lata.
Tamamıyla Pleistosen döneme tarihlenen eserler bulunmaktadır.W przygotowywanym Parsifalu spodziewano się niewygodnych nawiązań historycznych.
Eserleri Rokoko ve Klasik dönemler kapsamında da incelenebilmektedir.Wnętrza i otoczenie utrzymane w stylu rokoko i klasycystycznym.
Barok'tan çağdaş eserlere uzanan bir repertuarda Fransız ve İtalyan karakter rolleriyle sahne aldı.Bach w ciekawy sposób łączył styl włoski z francuskim.
Yaratmış olduğu ; La Rubrique-à-Brac, Gai-Luron, Superdupont, ve Hamster Jovial adlı eserleri ile bilinir.Twórca m.in. komiksów: Rubrique-à-Brac, Superdupont, Gai-Luron, Les Dingodossiers.
Eserleri, ateşli Polonya yurtseverliğiyle tanınır.[1][2][3]Członek Związku Wolnych Polaków i Towarzystwa Patriotycznego.
İlkokul sıralarında Ali cenkleri ile birtakım dinî içerikli eserleri okumuş ve dergi çalışmaları yapmıştır.W latach szkoły podstawowej czytał głównie utwory o treści religijnej.
Bunlar arasında kitabeler, İçme Höyüğü buluntuları ve çeşitli etnoğrafik eserler yer almaktadır.I skrift brukar obetonad stavelse markeras med båge (U) och betonad med streck (-).
Günümüzde tanınmış eserleri Loreley (1890) ve La Wally (1892) operalarıdır.Han är bäst ihågkommen för sina operor Loreley (1890) och La Wally (1892).
Eserleri arasında Missa pro victoria (Victory mass) İspanya kralı Philip III'e ithaf edilmiştir.Till kung Filip III av Spanien skrevs Missa pro victoria (Mässa för seger).
Bu tür eserler genellikle nispeten küçük, bağımsız şirketler tarafından üretilir.Dessa producerades främst av små, oberoende skivbolag.
Kâğıt üzerine eserler.Olja på papper.
Eserlerinin çoğunun Roma kopyaları yapılmıştır.Kännedomen om hans konst grundar sig framför allt på romerska kopior.
Bu uydulara William Shakespeare ve Alexander Pope'un eserlerindeki karakterlerin isimleri verilmiştir.Månarna har fått sina namn efter rollfigurer i William Shakespeares och Alexander Popes verk.
Çoğunlukla komedi türünde eserler verdi.Deras uppträdanden präglades ofta av komik.
Albümdeki "No Scrubs" ve "Unpretty" adlı eserler bir numaraya ulaştı.Singlarna "No Scrubs" och "Unpretty" blev listettor.
Grubun en önemli eserlerinden birisidir.Det betraktas som gruppens största verk.
Ünlü virtüöz, en çok Franz Liszt eserlerinin kaydı ile tanınmıştır.Cziffra är mest känd för sina inspelningar av Franz Liszts verk.
Bu yıllarında natürmort eserler verdi.Sedan några år även naturböcker.
Hayatı ve eserleri hakkında bilgi".Kvinnorna i hans liv och verk”".
Anna Seghers'in ilk dönem eserleri tarafsız eserler kategorisine girer.Anna Seghers tidiga verk kan räknas till den nya sakligheten.
Buna karşın Fransız koleksiyonlarında bu eserleri bulunmamaktadır.Det var dock inte bara franska komedier på repertoaren.
Malkhasyants ayrıca bazı yabancı eserleri Ermeniceye çevirmiştir.Bohman översatte och bearbetade också ett mindre antal utländska arbeten.
Tarihsel eserler de yazdı.Han författade även historiska berättelser.
Eserleriyle Nebula Ödülü ve Philip K. Dick Ödülü'nü kazanmıştır.Romanen har belönats med Hugopriset, Nebulapriset och Philip K. Dick Award.
Eserlerinden yalnızca birkaç fragment kalmıştır.Relativt lite finns kvar av hans verk.
Masson'un ilk eserleri kübizme olan ilgisini yansıtmaktadır.Massons tidiga verk visar hans intresse för kubism.
Sitede yayınlanan eserler çeşitli Creative Commons lisanslarıyla yayınlanır.Materialet i tidningen licenserades under en Creative Commons-licens.
Ayrıca yazar hakkında yazılmış eserler de mevcuttur.Och det har hänt något med författaren också.
Almanca eserler yazmaktadır.Tyskan har artiklar.
Vefatından sonra geri kalan eserler ailesi ve yakın arkadaşları arasında bölüşüldü.Resten av hans/hennes kvarlåtenskap delas sedan mellan släktingar.
Şefik Can, çağının sosyal sıkıntısı ve insanların ihtiyaçları üzerine Mevlânâ ve eserlerine yönelmiştir.I dagens samhälle ställs det många krav och förväntningar på människan.
Ancak görünen o ki dönemin İsveç politikasındaki belirsizlik onun eserlerini de etkilemişti.Sveriges roll i detta krig tycks dock bara ha varit nominell.
Petra Cortright’in eserleri genel olarak beklenilenin dışındadır.Runt Petrie Bright är det i huvudsak tätbebyggt.
Pablo Picasso, kendisini “kendi eserlerinin en büyük koleksiyoneri” olarak nitelendirilmişti.Picasso sade en gång, att han själv var den största samlaren av sina egna verk i hela världen.