Ana içeriğe geç
Sözlük

esas ile cümle

esas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Ke skutečné změně však ve vedení světa potřebujeme ženskou energii.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.하지만 진심으로 변화를 원한다면, 이 세상을 경영하기 위해 우리는 여성의 힘이 필요합니다.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Lecz aby dokonać prawdziwych zmian, potrzebujemy kobiecej energii w zarządzaniu światem.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Maar voor echte verandering hebben we vrouwelijke energie nodig in het management van de wereld.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Mais pour réaliser de vrais changements, nous avons besoin des femmes pour gérer le monde.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Ma per cambiamenti reali abbiamo bisogno dell'energia femminile nella gestione del mondo.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Mas para uma mudança real, precisamos de energia feminina na gestão do mundo.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Men för riktiga förändringar behöver vi kvinnlig energi, i världens ledning.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Men for virkeligt at ændre noget, har vi brug for kvindelig energi i administrationen af verden.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Nhưng để thực sự thay đổi, chúng ta cần năng lực của phụ nữ trong việc quản lý thế giới này.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Pero para que el cambio sea real, necesitamos energía femenina en la administración del mundo.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Αλλά για πραγματικές αλλαγές χρειαζόμαστε θηλυκή ενέργεια στη διακυβέρνηση του κόσμου.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Но для реальных перемен нам нужна женская власть в управлении миром.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Но за истинска промяна имаме нужда от женска енергия в управлението на света.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.Та щоб зміни були справжніми, потрібна жіноча енергія в світовому менеджменті.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.אך בשביל שינוי אמיתי, אנו זקוקים לאנרגיה נשית בניהול העולם.
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.ولكن لتغير حقيقي نحتاج لقوة نسائية في إدارة العالم
Ama dünyanın düzenini esaslı bir değişliğe uğratmak için dişi enerjiye ihtiyacımız var.女性の力が必要
Ama esas konumuz bu değil.Ale to není ten případ.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Aber das ist nicht die wirklich verrückte Veränderung in deren Mitte wir leben.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Ale to není ta opravdu bláznivá změna uprostřed níž žijeme.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Ampak to še ni tista prava nora sprememba v času, v katerem živimo.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Bensì questo.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Dar nu e chiar o schimbare nebuna in care traim.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.De nem is ez az igazán őrült változás, aminek a közepében élünk.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.진짜 엄청난 변화는 바로 여기에 있죠.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Maar dat is niet de echt vreemde verandering die we beleven.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Mas não é essa a verdadeira mudança maluca em que vivemos.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Pero ese no es realmente el cambio loco en el que estamos inmersos.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Tak naprawdę, to nie jest szalona zmiana.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Tapi itu bukan perubahan yang benar-benar gila yang ada di tengah kehidupan kita.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Αλλά δεν είναι αυτή η τρομακτική αλλαγή την οποία ζούμε.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Но и это еще не самая удивительная трансформация, в центре которой мы находимся.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Но това не е наистина лудата промяна, посред която живеем.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.אבל זהו אינו השינוי המטורף האמיתי שמתרחש כעת.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.التغيير الحقيقي المجنون هو هنا
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.本当にクレージーな変化はこれです
Ama esas düzenleme hipofiz bezinden yapılır.Ale największym regulatorem jest przysadka mózgowa.
Ama esas düzenleme hipofiz bezinden yapılır.Hlavní regulátor je ale hypofýza.
Ama esas düzenleme hipofiz bezinden yapılır.그러나 궁극적인 조절은 뇌하수체로부터 나옵니다.
Ama esas düzenleme hipofiz bezinden yapılır.Mas, a regulação final se dá pela glândula pituitária.
Ama esas düzenleme hipofiz bezinden yapılır.Pero el Reglamento final de esa glándula pituitaria.
Ama esas düzenleme hipofiz bezinden yapılır.ولكن اللائحة في نهاية المطاف من أن الغدة النخامية.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Aber das zeigt, dass es an Boden gewinnt, es wird respektabler.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Ale to ukazuje, že si získávají půdu pod nohama, získávají si respekt.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Dar câștigă teren, se pare, începe să fie respectat.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.De amit igazából láthatunk ebből, az a térnyerése, hogy növekszik a jó híre.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.하지만 이것이 의미하는 바는 비트코인이 기반을 다지고 있으며 인정받고 있다는 의미입니다.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Maar het geeft aan dat het terrein wint en respect verkrijgt.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Ma dimostra di prendere piede e di guadagnare in reputazione.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Mais il est en train de gagner du terrain, il gagne en respectabilité.
Ama esas konumuz bu değil.실제로 그렇지만은 않습니다
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Mas o que isto nos mostra, é que o Bitcoin está a ganhar terreno, está a tornar-se mais respeitado.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Men hvad, det viser, er, at det er ved at vinde en slags terræn, det opnår agtværdighed.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Nhưng vấn đề chính cần được nhìn thấy ở đây là nó đã có chỗ đứng, nó đang dần được coi trọng.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Pero esto muestra que está ganando terreno, está ganando respeto.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.To dowodzi, że zaczynają być popularne i doceniane.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Αλλά αυτό δείχνει ότι κερδίζει έδαφος, κερδίζει αξιοπιστία.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Але зараз ми спостерігаємо посилення позицій, підвищення респектабельності.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Это показывает, что Биткойн набирает силу и завоёвывает признание.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod