Erkek kardeşim sana sevgilerini gönderiyor.My brother sends you his warm regards.
O erkeklerin ilgisini çekmeyi seviyor.She likes to get boys' attention.
Henüz Mary'nin bir erkek arkadaşı olmasını istemiyorum.I don't want Mary to have a boyfriend yet.
Erkekler ona divane oluyor.Men are crazy about her.
O, ısrarlı bir sesle erkek kardeşinin mektubu teslim etmesini istedi ve öldü.In an insistent voice, he asked his brother to hand over the letter and he died.
Onun yerine, erkek kardeşim tutuklandı.Instead of him, my brother was arrested.
Oh Mary, ben senin erkek arkadaşının burada olduğunu düşünüyorum!Oh Mary, I think that your boyfriend's here!
Tom benim erkek arkadaşım değil. O benim erkek kardeşim.Tom isn't my boyfriend. He's my brother.
Aslında gördüğün o erkek çocuğu bir kızdı.Actually, that boy that you saw was a girl.
O gerçekten kadınlarla iyi anlaşan bir erkekti.He really was a ladies' man.
Ben bir erkek değilim.I'm not a man.
Tom dünyanın en zengin ve en ünlü erkeklerinden biridir.Tom is one of the world's richest and most famous men.
Tom onun yaşındaki çoğu erkek çocuğundan daha zekidir.Tom is smarter than most boys his age.
Lütfen erkek kardeşin Amnon'un evine git.Go, please, to the house of your brother Amnon.
Bu küçük bir erkek çocuğu mu yoksa küçük bir kız çocuğumu?Is it a little boy or a little girl?
Erkek kardeşim büyükbabama benden daha yakındı.My brother was closer to my grandfather than I.
Ortalama erkek benden daha büyüktür.The average man is bigger than I.
O gerçekten ayrılman gereken bir erkek arkadaş türü.He's the kind of boyfriend you really should break up with.
O gerçekten ilişkiyi bitirmen gereken bir erkek arkadaş türü.He's the kind of boyfriend you really should break up with.
Bir kız ya da erkek kardeşin var mı?Have you got a brother or a sister?
Tom en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında oskar kazandı.Tom won the Oscar for Best Supporting Actor.
Erkekler hakkında öğrenecek çok şeyin var.You have a lot to learn about men.
Erkek çocuğu çantasını giysilerle doldurdu.The boy filled his bag with clothes.
Eh, o bölgede, tabii ki işler erkekler ve kadınlar için farklıdır.Well, in that area, of course things are different for men and women.
Erkek kardeşim Tom'un karısı Mary'nin babası, John, Boston'dan ziyarete geliyor.My brother Tom's wife Mary's father, John, is visiting from Boston.
Tom kim? O senin yeni erkek arkadaşın mı?Who's Tom? Is he your new boyfriend?
Tom'un küçük bir erkek çocuğu var.Tom has a little boy.
Erkeklerin hepsi şapka giydi.The men all wore hats.
O bayan zengin ama o erkek değil.She's rich, but he's not.
Onun erkek kardeşi her zaman televizyon izliyor.His brother watches TV all the time.
Erkeklerin hepsi aynı.Men are all the same!
Erkek kardeşlerim ve ben hepimiz bir odayı paylaşıyoruz.My brothers and I all share a room.
Erkek çocuğu bir kızla konuşurken suskundu.The boy was speechless when talking to a girl.
Büyükannemin bir ikiz erkek kardeşi vardır.My grandmother has a twin brother.
Bazen erkek arkadaşım başka kadınlarla flört ediyor.Sometimes my boyfriend flirts with other women.
Annem ve babam, erkek arkadaşımdan hoşlanmazlar.My parents don't like my boyfriend.
Annem ve babam, erkek arkadaşımdan hoşlanmazlar, çünkü o yoksul.My parents don't like my boyfriend because he's poor.
Ebeveynlerim onun ırkından dolayı erkek arkadaşımı sevmiyor.My parents don't like my boyfriend because of his race.
Ebeveynlerim erkek arkadaşımı onaylamıyorlar.My parents don't approve of my boyfriend.
Jaguarlar erkek kardeşini yiyor.Jaguars are eating your brother.
O, erkek arkadaşını çok seviyor.He loves his boyfriend very much.
Erkek kardeşim başından beri ona katlanamadı.My brother couldn't stand her from the very beginning.
O senin yeni erkek arkadaşın mı?Is that your new boyfriend?
O, erkek kardeşiyle denizde yüzdü.He swam in the sea with his brother.
Erkek kardeşim bir ağaçtan düştü ve kolunu kırdı.My brother fell out of a tree and broke his arm.
Erkekleri ve kızları severim.I like the boys and girls.
Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında o utangaçtı.In comparison with his brother, he was shy.
Tom'un bir küçük erkek kardeşi var.Tom has a younger brother.
Konuşan genç adam benim erkek kardeşim.The young man who is speaking is my brother.
Tom senin erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Tom took your brother to the zoo.
Mary erkek arkadaşının giysilerini ateşe attı.Mary threw her boyfriend's clothes in the fire.
Tom John'un küçük erkek kardeşi.Tom is John's younger brother.
Mary erkek arkadaşının fotoğraflarını ateşe attı.Mary threw the photos of her boyfriend in the fire.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
Erkek kardeşimle sinemadaydım.I was at the movies with my brother.
Tom aslında Mary'nin erkek kardeşi.Tom is actually Mary's brother.
O ve onun erkek arkadaşı porno izliyorlardı.She and her boyfriend were watching porn.
Sen ne biçim erkeksin!Some friend you are!
Tom benim ikiz erkek kardeşim.Tom is my twin brother.
Bu bir erkek çocuğu.It's a boy.