Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında, o çok akıllı değil.Compared to his brother, he's not so wise.
İki erkek çocuğundan daha yetenekli olandır.He is the more capable of the two boys.
Erkek arkadaşından ayrılmayı planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
O erkek arkadaşıyla ilişkiyi bitirmeyi planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
Erkek kardeşim başından beri onu sevmiyordu.My brother didn't like her from the start.
Erkek kardeşim onunla ilk tanıştığından beri onu sevmedi.My brother didn't like her from the first time he met her.
Erkek kardeşim bir aptaldır.My brother is an idiot.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi içinde geçerlidir.What I told you about him also applies to his brother.
Penis, erkek üreme organlarından biridir.The penis is one of the male reproductive organs.
Erkek kardeşimle sinemaya gittim.I went to the cinema with my brother.
Erkeklerin mutfak dışında tutulmaları gerekir.Men should keep out of the kitchen.
Kıllılığın erkekliğin bir sembolü olduğunu düşünüyorum, bu yüzden gerçekten seviyorum.I think hairiness is a symbol of masculinity, so I really like it.
Kadın gözlemler ve erkek düşünür.The woman observes and the man thinks.
Kadın gözlemler, erkek karar verir.Woman observes, man decides.
İki erkek ve iki kız kardeşim var.I have two brothers and two sisters.
Kız kardeşim, erkek kardeşimden daha büyük.My sister is older than my brother.
Erkek kardeşimi arıyorum.I am looking for my brother.
Erkek kedimin bir güneş yanığı var.My tomcat has a sunburn.
Her gün, erkek kardeşim kütüphaneden yeni bir kitap ödünç alır.Every day, my brother borrows a new book from the library.
Onun üç tane erkek kardeşi var.She has three brothers.
Bu oğlan onun erkek kardeşidir.This boy is his brother.
Ben bir erkek çocuğuyum.I am a boy.
İki erkek ve bir kız kardeşim var.I have two brothers and a sister.
Üç köpeğim var. Biri erkek ve diğer ikisi dişidir.I have three dogs. One is male and the other two are female.
Birçok erkek denizde öldü.Many men died at sea.
Erkek kardeşimin hiçbir şeyi yok.My brother has nothing.
Erkek kardeşim rüzgar sörfünü tercih eder.My brother prefers windsurfing.
Kadın onu başka bir erkek uğruna terk etti.She left him for another man.
O kendine bir erkek arkadaş buldu.She's found herself a boyfriend.
Erkek çocuk arkadaşları ile birlikte yüzüyor.The boy is swimming with his friends.
Bu benim erkek kardeşim.This is my brother.
En büyük erkek evladın kaç yaşında?How old is your oldest son?
Onun erkek kardeşim olduğunu düşündüm.I thought he was my younger brother.
Ben onu erkek kardeşim sandım.I mistook him for my brother.
Erkek kardeşinin nereye gittiğini merak ediyorum?I wonder where your brother has gone to.
O şişman erkekleri seviyordu, bu yüzden Budizm'e dönmeye karar verdi.She loved fat men, so she decided to convert to Buddhism.
Erkek çocuğu fikrini değiştirmedi.The boy didn't change his opinion.
Biz erkek ve kadın giyimi yapıyoruz.We make men's and women's clothing.
Erkek kardeşim gerçekten uzun boyludur, yaklaşık 1.8 metredir.My brother is really tall, about 1.8m.
O, erkek kardeşinin masum olduğu konusunda beni ikna etti.He convinced me that his brother was innocent.
İstasyonda erkek arkadaşını bekledi.She waited for her boyfriend at the station.
O benim küçük erkek kardeşimdir.He's my younger brother.
Onun erkek kardeşi çok çalışır.His brother studies very hard.
Eğer onun gibi egzersiz yapsaydı erkek kardeşi kadar kaslı olurdu.He would be as muscular as his brother if he had worked out like him.
Erkek kardeşim Jacques on dört yaşında.My brother Jacques is fourteen years old.
Erkek kardeşim, ben kadar büyük.My brother is as large as I.
Erkek kardeşimin iyi bir hafızası var.My brother has a good memory.
Küçük erkek kardeşimle iyi geçiniyorum.I get along with my younger brother.
Bu dünyada erkekler zengin olmak için değil, mutlu olmak için var olurlar.Men do not exist in this world to become rich, but to become happy.
Beni ikiz erkek kardeşime benzetti.He mistook me for my twin brother.
O, beni erkek kardeşim sandı.She mistook me for my brother.
O, erkek kardeşimi ben sandı.She mistook my brother for me.
Önce onu erkek kardeşinle karıştırdım.At first, I mistook him for your brother.
Ben onu onun erkek kardeşi sandım.I mistook him for his brother.
Erkek arkadaşın var mı?Do you have a boyfriend?
Erkek kardeşim yeni bebek çocuğun gururlu babasıdır.My brother is the proud father of a new baby boy.
Üç erkek kardeşim var. Biri Japonya'da diğer ikisi yurt dışında yaşıyor.I have three brothers. One lives in Japan and the other two live abroad.
Erkek kardeşinin daha iyi olduğunu umuyorum.I hope that your brother is better.
Apartman dairemi erkek kardeşimle paylaşıyorum.I'm sharing my flat with my brother.
O benim genç erkek kardeşimin.It's my younger brother's.