Ana içeriğe geç
Sözlük

erke ile cümle

erke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hem babam hem de erkek kardeşim kumarı çok severler.Both my father and my brother are fond of gambling.
Erkek kardeşimle nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing with my brother in the river.
Ben senin erkek kardeşinden daha yaşlıyım.I'm older than your brother.
Her zamankinden biraz daha erken yatmaya gittim.I went to bed a little earlier than usual.
Ben her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual.
Ben her zaman erken kalkarım.I always get up early.
Ben her zaman erken kalkmam.I don't always get up early.
Her zaman biraz erken gelirim.I always arrive a little ahead of time.
Erkek kardeşime çoğunlukla ev ödevinde yardım ederim.I often help my brother with his homework.
Bu sabah onunla erken karşılaştım.I met him early this morning.
Sabah erken saatte güvenli şekilde buraya geldim.I arrived here safely early this morning.
Bu sabah Nagoya'ya erken vardım.I reached Nagoya early this morning.
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
Bisikletimi erkek kardeşime tamir ettirdim.I had my bicycle fixed by my brother.
Gündoğumunu izleyebilelim diye erken kalktık.We got up early so that we could see the sunrise.
Güneşin doğuşunu görmek için erken kalktım.We got up early in order to see the sunrise.
Biz onlara erken başlamalarını tavsiye ettik.We advised them to start early.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Gelecek sefer daha erken gelir misin?Would you mind coming earlier next time?
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
İnsan araçları kullanmayı erken öğrendi.Man learned early to use tools.
Öğretmen eve erken gitmek için bana izin verdi.The teacher granted me permission to go home early.
Hiç kimse onun gibi erkeklere saygı duymadı.No one respected men like him.
Tüm erkek çocuklar beyzbol oynamaktan hoşlanır.All boys like to play baseball.
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Bütün erkekler Julia'ya âşık oldular.All the boys fell in love with Julia.
Erkek avcıdır, kadın onun avı.Man is the hunter, woman is his game.
Erkek cesaretiyle yargılanır, kadın cazibesiyle.Man is judged by his courage, woman by her charm.
Erkekler ve kadınlar savaşa gittiler.Men and women went into battle.
Hem erkekler hem de kızlar okulda pişirme dersi almalılar.Both boys and girls should take cooking class in school.
Erkekler ve kadınlar birbirlerine saygı duymalıdır.Men and women must respect each other.
Kadınlar ve erkekler arasında hiçbir eşitsizliğin var olmasına izin verilmemesi gerekir.No inequality should be allowed to exist between men and women.
Bir erkeğin karısından bir şeyler gizlemesi yanlıştır.It is wrong for a man to conceal things from his wife.
Erkeklerin bıyıkları vardır.The men have mustaches.
Erkekler tam da laflarının üstüne gülüyorlar.The men are smiling on cue.
Erkekler erkeksi görünmek isterler.Men like to look masculine.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Onun erkek kardeşi okula otobüsle gider.His brother goes to school by bus.
Kısa süre sonra erkek kardeşi eve geldi.His brother came home soon after.
Onun erkek kardeşinin aklında bilgisayarlardan başka hiçbir şey yok.His brother has nothing but computers on his mind.
Erkek kardeşi çok yetenekli bir doktor.His brother is a very capable doctor.
Erkek kardeşi bir ticaret şirketinde çalışır.His brother works for a trading company.
Onun erkek kardeşlerinden herhangi birini tanımıyorum.I don't know either of his brothers.
Ben onun erkek kardeşlerinden hiçbirini tanımıyorum.I know neither of his brothers.
Onun her iki erkek kardeşide öğretmendir.Both his brothers are teachers.
Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.He got up early in order to attend the meeting.
Bir grup Hintli erkek çocuğuna öğretmenlik yaptı.He taught a group of Indian boys.
O küçük erkek kardeşimle samimiydi.He's been friendly with my kid brother.
O, hikayeyi erkek kardeşine anlattı.He told his brother the story.
O, erkek kardeşine kızdı.He got angry with his brother.
O, erkek kardeşinden daha az sabırlı.He is less patient than his brother.
O erkek kardeşi ile boğuştu.He grappled with his brother.
Gençken erken kalkardı.He used to get up early when he was young.
O, kadınları ciddiye almayan erkek türüdür.He's the kind of guy who doesn't take women seriously.
Eve erken gitmesi için ona izin verildi.He was granted permission to go home early.
Erken gitmesi için izin verildi.He was granted permission to leave early.
O, erken kalkmaz.He does not get up early.
O erken kalkmadı.He did not get up early.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod