Tom'un erkek kardeşin olduğunu söylediğini sandım.I thought you said Tom was your brother.
Treni yakalamak için erkenden ayrılmak zorundayım.I have to leave early to catch the train.
Erkek kardeşim Fransa'da çalışıyor.My brother works in France.
Erkenden eve gitmek için izin istiyorum.I want permission to go home early.
Onun erkek kardeşi John hakkında Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom about his brother John.
Erken yatmayı sevmeyen insanlar vardır.There are people who don't like to go to bed early.
Ben bütün erkeklerin aynı olduğunu söyleyen kadınlardan nefret ediyorum.I hate women who say that all men are the same.
Erkeklerden daha çok kadınlar yalancı şahitlik yaparlar.More women than men commit perjury.
Tom ve onun arkadaşları on bir erkek ve kadının boğazlarını kesti.Tom and his buddies slit the throats of eleven men and women.
Planları tartışabilmemiz için erken gel.Come early so we can discuss the plans.
Bu sabah çok erken kalmıştım.This morning I was up very early.
Bu sabah çok erken kalktım.This morning I was up very early.
Bugün anaokulundan dört yaşındaki erkek yeğenimi aldım.Today I picked up my four-year-old nephew from kindergarten.
Bir erkeğin evlenmesinden sonra asla yapmaması gereken birçok şey var.There are many things that a man should never do after he gets married.
Biz filmi erken terk ettik.We left the movie early.
Filmi erkenden terk ettiler.They left the movie early.
O, Tom'un erkek kardeşi.That's Tom's brother.
O Tom'un erkek kardeşidir.That's Tom's brother.
Buraya erken geldik.We're here early.
Eve erken geldik.We're home early.
Senin erkek olduğunu sanıyordum.I thought you were a man.
Erken geliyorum.I'm coming early.
Eve erken geldim.I'm home early.
Oldukça erken.It's pretty early.
Altı erkek, iş için gönüllü olarak öne çıktı.Six men came forward to volunteer for the work.
O, erkek kardeşinden daha kısadır.He's shorter than his brother.
Tren beklemeyeceği için erken hazırlansak iyi olur.We'd better get ready early because the train won't wait.
Onlar erkek kardeş olmalarına rağmen onlar küstü.Although they were brothers, they were not on speaking terms.
O, erkek arkadaşını sevmez.She doesn't love her boyfriend.
Tom'un bir erkek kardeşi yok.Tom doesn't have a brother.
Arkadaşlarımın çoğu erkek.Most of my friends are guys.
Bir erkek arkadaşım bile yok.I don't even have a boyfriend.
Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.My brother takes good care of his belongings.
Kadınlar yalanları, erkekler yalan söylemeyi sever.Women love lies, men love lying.
Erken gelebilirim.I can come in early.
Ben erken gelebilirim.I can come in early.
Daha erken bir uçuş yakaladım.I caught an earlier flight.
Saatimi kontrol ettim ve bir saat erken geldiğimi fark ettim.I checked my watch and realized I was an hour early.
Tom, benim küçük erkek kardeşim.Tom is my younger brother.
Erken bir öğle yemeği yedim.I had an early lunch.
Üvey bir erkek kardeşim var.I have a half brother.
Bir erkek yeğenim var. O bir barmen.I have a nephew. He's a bartender.
Ben senin erkek arkadaşınım, değil mi?I'm your boyfriend, aren't I?
Ben sadece eve erken gelmeye karar verdim.I just decided I'd come home early.
Senin erkek kardeşini tanıyordum.I knew your brother.
Erken olduğunu biliyorum ama hadi eve gidelim.I know it's early, but let's go home.
Umduğumdan daha erken çıkabildim.I managed to get away earlier than I expected.
Bu sabah daha erken Tom'u gördüm.I saw Tom earlier this morning.
Sanırım Tom erkek arkadaşınız.I take it Tom is your boyfriend.
Tom bir erkektir.Tom is a man.
O, erkek arkadaşının yanında mutludur.She is happy next to her boyfriend.
Erkek arkadaşım için alışveriş yapıyorum.I'm shopping for my boyfriend.
Ayrılmak için çok erken.It's too early to leave.
Sabah erken kalkarım.I get up early in the morning.
Ben önceden söylenildiğinden iki saat daha erken burada olacağım.I will be here two hours earlier than previously said.
Erken yatmaya gideceğim.I'll go to bed early.
Küçük erkek kardeşim yüksek sesle bağırıyor.My younger brother is yelling loudly.
Tom Mary'nin erkek arkadaşının kim olduğunu bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary's boyfriend was.
Tom Mary'nin erkek kardeşidir, onun erkek arkadaşı değil.Tom is Mary's brother, not her boyfriend.
Herkesin neden bu kadar erken gittiğini merak ediyorum.I wonder why everybody left so early.