Tom'un üç erkek kardeşi var.Tom has three brothers.
Tom'un mimar olan bir erkek kardeşi var.Tom has a brother who is an architect.
Tom sabah erken kalkar.Tom gets up early in the morning.
Tom öğleden sonra erken saatlerde şekerleme yapmayı sever.Tom enjoys taking a nap in the early afternoon.
Tom kuşkonmaz yer fakat erkek kardeşi yemez.Tom eats asparagus, but his brother doesn't.
Tom, yarın erken kalkmak zorunda değildir.Tom doesn't have to get up early tomorrow.
Tom'un hiç erkek kardeşi yok.Tom doesn't have any brothers.
Tom'un hiç erkek kardeşi ve kız kardeşi yok.Tom doesn't have any brothers and sisters.
Tom erken kalkmaz.Tom doesn't get up early.
Tom erken yaşta öldü.Tom died at an early age.
Tom çok erken kalkmak istemedi.Tom didn't want to get up so early.
Tom'un bu kadar erken gelmesine gerek yoktu.Tom didn't need to come so early.
Tom bu kadar erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up so early.
Tom bu kadar erken gelmek zorunda değildi.Tom didn't have to come so early.
Tom ilk treni yakalamak için yeterince erken kalkmadı.Tom didn't get up early enough to catch the first train.
Tom ofisime dün öğleden sonra erken geldi.Tom came to my office early yesterday afternoon.
Tom erken geri geldi.Tom came back early.
Tom dün her zamankinden daha erken geldi.Tom arrived earlier than usual yesterday.
Tom bu sabah her zamankinden daha erken okula geldi.Tom arrived at school earlier than usual this morning.
Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.Tom and his friends sat on the beach and watched the boys swimming.
Tom ve erkek kardeşi yaklaşık aynı boyda.Tom and his brother are about the same height.
Tom her zaman sabahleyin erken kalkar.Tom always gets up early in the morning.
Tom erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.Tom advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Senden dolayı Tom eve erken gitmeye karar verdi.It's because of you that Tom decided to go home early.
Mary'nin erkek arkadaşı hakkında ne biliyorsunuz?What do you know about Mary's boyfriend?
Tom bugün erkenden eve geleceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he'd come home early today.
Tom Mary'ye eve erken geleceğine söz verdi.Tom promised Mary he'd come home early.
Tom Mary'nin erkek kardeşi olmalı.Tom must be Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek arkadaşı olmalı.Tom must be Mary's boyfriend.
Tom Mary'nin erkek kardeşi değildir. Onun kuzenidir.Tom isn't Mary's brother. He's her cousin.
Tom hem Mary'den ve hem de onun erkek kardeşinden daha uzundur.Tom is taller than both Mary and her brother.
Tom Mary'nin erkek yeğeni.Tom is Mary's nephew.
Tom Mary'nin erkek torunudur.Tom is Mary's grandson.
Tom Mary'nin eski erkek arkadaşı.Tom is Mary's ex-boyfriend.
Tom Mary'nin şimdiki erkek arkadaşıdır.Tom is Mary's current boyfriend.
Tom Mary'nin erkek kardeşi.Tom is Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek kardeşidir.Tom is Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek kardeşidir, babası değil.Tom is Mary's brother, not her father.
Tom Mary'nin erkek arkadaşıdır.Tom is Mary's boyfriend.
Tom'un Mary'nin niçin erken gittiğine dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary left early.
Tom bu sabahın erken saatlerinde Mary'den bir telefon çağrısı aldı.Tom had a telephone call from Mary early this morning.
Mary'nin yeni erkek arkadaşını partiye getireceği Tom'un içine doğdu.Tom had a hunch that Mary would bring her new boyfriend to the party.
Tom onun erkek kardeşiyle çıkması için Mary'nin isteksizliğini anlamıyor.Tom doesn't understand Mary's reluctance to go out with his brother.
Tom Mary'nin erkek arkadaşını sevmez.Tom doesn't like Mary's boyfriend.
Tom Mary'nin erkek arkadaşının kim olduğunu kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain who Mary's boyfriend is.
Tom Mary kadar erken kalkmaz.Tom doesn't get up as early as Mary.
Tom her zaman erken kalkmaz fakat her zaman Mary'den önce kalkar.Tom doesn't always get up early, but he always gets up before Mary does.
Tom eve Mary'nin beklediğinden daha erken geldi.Tom came home earlier than Mary expected.
Tom Mary'ye onun erkek arkadaşı hakkında soru sordu.Tom asked Mary about her new boyfriend.
Tom erken çıkmak için Mary'nin iznini istedi.Tom asked for Mary's permission to leave early.
Tom çok erken geldi ve Mary henüz hazır değildi.Tom arrived too early and Mary wasn't ready yet.
Tom ve Mary yılın ilk güneşinin doğuşunu görmek için erken uyandı.Tom and Mary woke up early to see the first sunrise of the year.
Tom ve Mary erkek ve kız kardeşler.Tom and Mary are brother and sister.
Tom Mary'nin erken ayrılması için izin verdi.Tom allowed Mary to leave early.
Tom Mary'ye eve erken gitmesi için izin verdi.Tom allowed Mary to go home early.
Tom Mary'ye sabah erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to leave early in the morning.
O John'la tanışmadan önce, Tom Mary'nin erkek arkadaşıydı.Tom was Mary's boyfriend before she met John.
Acele etmene gerek yoktu. Zaten buraya çok erken vardın.You didn't need to hurry. You got here too early anyway.
Acele etmene gerek yoktu. Çok erken geldin.You needn't have hurried. You've arrived too early.
Tom erken emeklilik kararı aldı.Tom opted for early retirement.