Ana içeriğe geç
Sözlük

erkeğin ile cümle

erkeğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.De sade: »Moses tillstadde att en man fick skriva skiljebrev åt sin hustru och så skilja sig från henne.»
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.De sa: Moses har gitt lov til å skrive et skilsmissebrev og skille sig fra henne.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Dissero: «Mosè ha permesso di scrivere un atto di ripudio e di rimandarla»
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Ellos dijeron: --Moisés permitió escribir carta de divorcio y despedirla
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.He sanoivat: "Mooses salli kirjoittaa erokirjan ja hyljätä vaimon".
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Họ thưa rằng : Môi-se có cho_phép viết tờ để và cho_phép để vợ .
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Họ thưa rằng: Môi-se có cho phép viết tờ để và cho phép để vợ.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.가로되 모세는 이혼 증서를 써주어 내어 버리기를 허락하였나이다
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Kteřížto řekli: Mojžíš dopustil lístek zapuzení napsati a propustiti.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Men de sagde: "Moses tilstedte at skrive et Skilsmissebrev og skille sig fra hende."
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.,,Moise``, au zis ei, ,,a dat voie ca bărbatul să scrie o carte de despărţire, şi s'o lase.``
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Moïse, dirent-ils, a permis d`écrire une lettre de divorce et de répudier.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler."Musa mengizinkan orang menceraikan istrinya, asal menulis surat cerai dahulu," jawab mereka
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Õk pedig mondának: Mózes megengedte, hogy válólevelet írjunk, és elváljunk.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Oni pa reko: Mojzes je dopustil ločitni list napisati in jo pustiti.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Replicaram eles: Moisés permitiu escrever carta de divórcio, e repudiar a mulher.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Sie sprachen; Mose hat zugelassen, einen Scheidebrief zu schreiben und sich zu scheiden.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Οι δε ειπον Ο Μωυσης συνεχωρησε να γραψη εγγραφον διαζυγιου και να χωρισθη αυτην.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Вони ж сказали: Мойсей дозволив написати розвідний лист, та й відпустити.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.В отговор Той им каза: Какво ви е заповядал Моисей?
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Они сказали: Моисей позволил писать разводное письмо и разводиться.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.ויאמרו משה התיר לכתב ספר כריתת ולשלח׃
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.فقالوا موسى أذن ان يكتب كتاب طلاق فتطلّق.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.他 們 說 、 摩 西 許 人 寫 了 休 書 便 可 以 休 妻
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.他 們說 、 摩西 許 人 寫 了 休書 便 可以 休妻
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Chang han, co doan noi rang neu 2 nguoi dan ong ngu voi nhau thi ho phai bi giet chet.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Der er f.eks. en, der siger, at hvis to mænd har sex med hinanden, skal de begge slås ihjel.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Det finns en, till exempel, som säger att om två män ligger med varandra måste båda dödas.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Eden izmed njih tudi pravi, da kadar dva moška spita skupaj, je treba oba ubiti.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Eine zum Beispiel in der steht, dass wenn zwei Männer miteinander schlafen, beide umgebracht werden müssen.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Er staat bijvoorbeeld in, dat als twee mannen met elkaar slapen, ze allebei omgebracht moeten worden.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Il y en a un par exemple qui dit que si deux hommes couchent ensemble, alors il faut les tuer.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Jeden jako příklad - v něm stojí, že dva muži, kteří spolu spí, musí být zabiti.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Jeden príklad - v ňom stojí, že dvaja muži, ktorí spolu spia, musia byť zabití.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Jednym z nich jest na przykład, że kiedy dwaj mężczyźni ze sobą sypiają, muszą zostać zabici.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.예를 들어 두 남자가 동침하면 그 둘 모두 죽여야 한다는 구절이 있다.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Például azt írják, hogy amikor két férfi lefekszik egymással, mindkettőt meg kell ölni.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Uno, ad esempio, dice che se due uomini dormono assieme, allora entrambi vanno uccisi.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Yhdessä esimerkiksi sanotaan, että jos kaksi miestä makaa keskenään, molemmat pitää tappaa.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Υπάρχει ένα, παραδείγματος χάρη, που λέει ότι εάν δύο άντρες κοιμούνται μαζί, πρέπει να θανατωθούν και οι δύο.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Наприклад: Якщо чоловік лежатиме з чоловіком, як лягають з жінкою, вони обидва зробили гидоту.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Например в един от тях се казва, че ако двама мъже спат един с друг, и двамата трябва да бъдат убити.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.هناك على سبيل المثال الذي يقول اذا قام رجلين بممارسة مع بعضم البعض ، يجب علينا أن نقتلهم.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.「彼らの行為は死罪に当たる」と、文字通り記されてます。これはレビ記の中の一節ですが、トーラーでも同様です。
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Een plek waar de meeste mannen graag zouden willen zijn.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Ein Ort, an dem die meisten Männer gerne wären.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Et sted de fleste mænd ville elske at være.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Ett ställe där de flesta män skulle älska att vara.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.남자들은 그 자리를 부러워 했을지도 모르겠네요.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Loc in care ar vrea sa fie majoritatea barbatilor.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Lugar donde a la mayoría de los hombres les gustaría estar.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Na mieste, že by väčšina mužov túžila byť.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Na místě, kde by chtěla být většina mužů.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Nơi hầu hết đàn ông đều muốn.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Ott, ahol a legtöbb férfi szívesen lenne.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Um lugar onde muitos homens adorariam estar.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Un endroit où beaucoup d'hommes aimeraient être.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Un posto dove molti uomini vorrebbero stare.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.W miejscu gdzie większość facetów chciałaby się znaleźć.
Pek çok erkeğin olmak isteyeceği bir yer.Εκεί που όλοι οι άντρες θα ήθελαν να βρεθούν.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod