Ana içeriğe geç
Sözlük

eristik ile cümle

eristik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.In 2006, we hit an important milestone from the perspective of computer security.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Now the cheapest node is 239 here, so we expand, finally, into Bucharest at a cost of 460.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Beware lest you say, 'We have found wisdom, God may refute him, not man;'
Şüphesiz onlar bunları yoldan alıkorlar, bunlar da doğru yola eriştiklerini sanırlar.Surely the (devils) obstruct them from the path, though they think they are rightly guided, --
Evlenme yaşına eriştiklerinde yetimleri sınayın.And test (and try) the orphans until they are of marriageable age.
Sofistik düşüncedeki eristik yaklaşımını geliştirmişlerdir.Sie entwarf einen eigenen Ansatz der psychodynamischen Strategieentwicklung.
Sofistik düşüncedeki eristik yaklaşımını geliştirmişlerdir.Risultano così lontano dai discorsi di impronta sofistica.
Sofistik düşüncedeki eristik yaklaşımını geliştirmişlerdir.Oferece uma postura materialista de pensamento.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.2006-ban fontos mérföldkőhöz érkeztünk az informatikai biztonság területén.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.2006년 컴퓨터 보안의 관점에 있어서 중요한 전환점이 왔습니다.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.2006 rok był przełomowy z punktu widzenia bezpieczeństwa komputerowego
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.En 2006 alcanzamos un hito importante desde la perspectiva de la seguridad informática.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.En 2006, on a atteint une étape importante dans le domaine de la sécurité informatique.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.I 2006, ramte vi en vigtig milesten set ud fra computersikkerhed.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.În 2006 am atins un prag important din perspectiva securităţii computerelor.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.Nel 2006, raggiungiamo un importante traguardo dal punto di vista della sicurezza informatica.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.Trong năm 2006, chúng tôi đã đến được một cột mốc quan trọng trong việc bảo mật máy tính.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.V roce 2006 jsme dosáhli dalšího významného milníku, hlavně z hlediska počítačové bezpečnosti.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.Významný míľnik, hlavne z hľadiska počítačovej bezpečnosti, nastal v roku 2006.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.Το 2006, φτάσαμε σε ένα σημαντικό ορόσημο από τη σκοπιά της ασφάλειας των υπολογιστών.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.В 2006 году мы достигли важной вехи в области компьютерной безопасности.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.ב-2006 הגענו לאבן-דרך חשובה מבחינת אבטחת המחשוב.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.في 2006، حققنا إنجازا مهماً من منظور مجال أمن الكومبيوتر.
2006 yılında da bilgisayar güvenliği alanında önemli bir dönüm noktasına eriştik.重要なマイルストーンに達しました 何故だか分かりますか?
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Aby ste nepovedali: Našli sme múdrosť: Silný Bôh ho bude stíhať, nie človek!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Ale díte snad: Nalezli jsme moudrost, Bůh silný stihá jej, ne člověk.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Ale snać rzeczecie: Znaleźliśmy mądrość; sam go Bóg przekonywa, nie człowiek.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Älkää sanoko: `Meitä vastassa on ilmetty viisaus, vain Jumala voi hänet torjua, ei ihminen`.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Chớ nói rằng : Chúng_ta tìm được khôn_ngoan ; Ðức_Chúa_Trời thắng hơn người được , loài_người chẳng làm đặng .
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Chớ nói rằng: Chúng ta tìm được khôn ngoan; Ðức Chúa Trời thắng hơn người được, loài người chẳng làm đặng.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.En zeg nu niet dat alleen God en niet de mens hem van zijn zonde kan overtuigen.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.당신들이 혹시라도 말하기를 우리가 지혜를 깨달았었구나 그를 이길 자는 하나님이시요 사람이 아니라 하지 말지니라
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Ne mondjátok azt: Bölcseségre találtunk, Isten gyõzheti meg õt és nem ember!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Nikar torej ne pravite: Našli smo modrost; Bog mogočni ga premore, ne človek!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Non dite: Noi abbiamo trovato la sapienza, ma lo confuti Dio, non l'uomo
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.No sea que digáis: "Hemos hallado la sabiduría; Dios lo refutará, no el hombre.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Nu mån I icke säga: »Vi möttes av vishet; Gud, men ingen människa, kan nedslå denne.»
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.pelo que não digais: Achamos a sabedoria; Deus é que pode derrubá-lo, e não o homem.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Sagt nur nicht: "Wir haben Weisheit getroffen; Gott muß ihn schlagen, kein Mensch."
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Să nu ziceţi însă: ,În el noi am găsit înţelepciunea; numai Dumnezeu îl poate înfunda, nu un om!`
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Sig nu ikke: "Vi stødte på Visdom, Gud må fælde ham, ikke et Menneske!"
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Si ikke: Vi har funnet visdom hos ham; bare Gud kan få bukt med ham, ikke noget menneske!
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.δια να μη ειπητε, Ημεις ευρηκαμεν σοφιαν. Ο Θεος θελει καταβαλει αυτον, ουχι ανθρωπος.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.За да не речете: Ние намерихме мъдрост. Бог ще го свали, а не човек.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.Не скажите: мы нашли мудрость: Бог опровергнет его, а не человек.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.פן תאמרו מצאנו חכמה אל ידפנו לא איש׃
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.فلا تقولوا قد وجدنا حكمة. الله يغلبه لا الانسان.
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.你 們 切 不 可 說 、 我 們 尋 得 智 慧 . 神 能 勝 他 、 人 卻 不 能
‹Biz bilgeliğe eriştik, Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.你 們切不可說 、 我們尋 得 智慧 . 神 能 勝他 、 人 卻 不能
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Acum, cel mai ieftin nod este cel de 239. Il extindem si ajungem la Bucuresti cu un cost total de 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Giờ giá trị nhỏ nhất là 239 tại nút này, vậy ta triển khai đến Bucharest, với tổng giá trị là 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Najtańszy węzeł to 239 tutaj, rozwijamy go wreszcie do Bukaresztu, otrzymując koszt 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Nejlevnějším uzlem je nyní 239 zde, Takže jsme se konečně dostali do Bukurešti za cenu 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Nu är den billigaste noden 239 här, så vi expanderar, slutligen, i Bukarest till en kostnad av 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Ora il nodo meno costoso è 239 qui, quindi lo espandiamo, finalmente, a Bucarest ad un costo di 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Teraz sa najlacnejším stáva uzol 239 tuto, takže pokračujeme, konečne, do Bukurešti s celkovými nákladmi 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.Сега най-евтиният връх е този с цена 239, затова го разширяваме и достигаме Букурещ за цената 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.עכשיו הקודקוד הזול ביותר הוא 239 כאן, אז נרחיב אותו, סוף סוף, לבוקרשט בעלות של 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.الان العقدة الاقل تكلفة 239 هنا. لذلك نمتد ، اخيراً الى "بوخاريست" عند تكلفة 460.
Şimdi en ucuz olan buradaki 239, sonunda Bükreş'e (Bucharest) 460 toplam maliyet ile eriştik.展開すると合計コスト460でブカレストに到着です では質問です ここでアルゴリズムを終了させてもいいですか?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod