Kızım ergenlik çağının sonlarındadır.My daughter is in her late teens.
Tom, ergenlik çağındayken şiir yazmayı seviyordu.Tom loved writing poems when he was a teenager.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.It normally disappears three to five years after birth and almost always by puberty.
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.Christianity came to Derbe very early.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.As a teenager, I was sketching, drawing, and I wanted to be an artist.
Ergenlik çağında çocuğu olan var mı ?Any parents out there of teenagers?
Ve işte bu ergenlik çağındakiler için başarılabilecek değişikliktir.And that's the change that can be achieved for teenagers.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.And she came to us when she was just at puberty, about six or seven years of age.
Ergenlik çağımda nefesimi 30 saniye tutabiliyordum.By the time I was a teenager, I was able to hold my breath for three minutes and 30 seconds.
Rabbin, onların ergenlik çağına gelmelerini ve definelerini çıkarıp elde etmelerini diledi.Your Lord wanted the orphans to find the treasure through the mercy of your Lord when they mature.
Ergenlik çağından sonra bu hormon seviyeleri görece sabit kalır.After puberty these hormones levels remain relatively constant.
Ergenlik çağına geldiğinde John saldırgan ve önceden kestirilmez karakterli bir çocuk olarak tanınıyordu.Als Frühgeburt wurde Johannes immer als schwaches und krankes Kind bezeichnet.
Çocuk ergenlik çağına giremez.Los niños no llegan al año de vida.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.تختفى عادة في خلال ثلاث أو خمس سنوات بعد الولادة و دائما تختفي عند البلوغ .
Ergenlik çağındaki çocukları Adolf ve Paula, anneleri ölürken onun yanındaydı.Na een pijnlijk ziekbed overleed ze met haar kinderen Adolf en Paula aan haar zijde.
Artık 16 yaşında, ergenlik çağında.Ze is 16, maar erg volwassen voor haar leeftijd.
Çocuk ergenlik çağına giremez.Chłopiec nie przeżył jednak niemowlęctwa.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.Den försvinner normalt tre till fem år efter födseln och är i de allra flesta fall borta vid puberteten.
Ergenlik çağına geldiğinde John saldırgan ve önceden kestirilmez karakterli bir çocuk olarak tanınıyordu.Bezprostředně po narození vypadal Alexej jako zdravý, silný chlapec.
Bu süreç özellikle çocukluk veya ergenlik çağındaki eşcinseller için geçerlidir.Cel mai frecvent, această mutilare se practică la fetițe înainte sau în perioada de pubertate.
Kızım ergenlik çağının sonlarındadır.Fata se află la sfârșitul adolescenței sale.
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.Akodon fosszíliák már a késő pliocén korszakból is előkerültek.
Max Goof popüler Disney karakteri Goofy'nin ergenlik çağındaki oğlunu canlandıran bir hayali karakterdir.Max Goof) on Disneyn eläinmaailmassa esiintyvä kuvitteellinen hahmo.
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.Varhaisimmat liekkikalafossiilit on ajoitettu myöhäiselle eoseenikaudelle.
Ergenlik çağına geldiğinde babasıyla ava çıkar ve ormanda kaybolur.Heidän koiransa haistaa jotain ja katoaa metsään.
Birkaç hafta daha annelerinin yuvasında kalır ve yaklaşık bir yıl sonra ergenlik çağına ulaşırlar.De bliver hos moderen i omkring tre år, hvorefter de er kønsmodne.
Ergenlik çağına ulaşmadıkları için sokak çocukları yönetimsel konularda herhangi bir fikir belirtemezler.Bởi chưa tới tuổi thành niên, trẻ em đường phố không có đại diện bên trong quá trình quản lý.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.蒙古斑一般在出生後3至5年,最遲在青春期之前消散。
Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar.낚시 제철은 늦가을부터 초봄까지이다.
Normalde doğumdan 3 ila 5 sene sonra ve en geç ergenlik çağı sırasında kaybolur.כתמים מסוג זה בדרך כלל נעלמים שלוש עד חמש שנים לאחר לידה וכמעט תמיד עד גיל ההתבגרות.
Tip 2 diyabet, artık ABD’deki ergenlik çağındaki çocuklarda, tip 1 diyabet kadar sık teşhis edilmektedir.יתר על כן, סוכרת מסוג 2 מאובחנת כיום בתדירות גבוהה כמו סוכרת מסוג 1, אצל בני נוער בארצות הברית.
Bu özellikle ergenlik çağındaki erkekler için risk oluşturmaktadır.Рискът е особено висок при за момчетата в юношеска възраст.
Tip 2 diyabet, artık ABD’deki ergenlik çağındaki çocuklarda, tip 1 diyabet kadar sık teşhis edilmektedir.Сред тийнейджърите в САЩ диабет тип 2 се диагностицира толкова често, колкото диабет тип 1.
Bu tören çocuğun ergenlik çağına denk gelir.Тя прокламира, че това ще е векът на детето.
16 yaşından ergenlik çağında olan bir kız robottur.Štrnásťročné dievča otehotnelo pri znásilnení.
Artık 16 yaşında, ergenlik çağında.Pri šestnajstih je postal polnoleten.
Aslen, annesi Afrika'da bir ormandan geliyor. Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Az anyja Afrika őserdőjéből érkezett, serdülőként, kb.
Aslen, annesi Afrika'da bir ormandan geliyor. Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Hänen äitinsä on kotoisin Afrikan metsistä ja tuli meille vasta murrosikäisenä, kuuden tai seitsemän vanhana.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.10대에 저는 스케치와 드로잉을 했습니다 그리고 미술가가 되고 싶었죠
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Adolescente, je faisais des croquis, des dessins, et je voulais être artiste.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Ako tínedžer, som si čmárala, kreslila a chcela som byť umelkyňou.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Als Teenager habe ich skizziert, gezeichnet, und wollte eine Künstlerin sein.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Als tiener schetste en tekende ik, en ik wilde kunstenaar zijn.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Como adolescente, eu fazia esboços, desenhava, e queria ser uma artista.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Da adolescente, abbozzavo, disegnavo, e volevo essere un'artista.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.De adolescente bocetaba, dibujaba, quería ser artista.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.În adolescenţă, schiţam, desenam şi îmi doream să devin artistă.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Jako náctiletá jsem kreslila a skicovala a chtěla se stát umělkyní.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Jako nastolatka, Szkicowałam, rysowałam i chciałam zostać artystką.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Khi đến tuổi thiếu niên, Tôi phác họa và vẽ, Tôi mơ ước trở thành một họa sĩ.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Sebagai remaja, saya membuat sketsa, menggambar, dan saya ingin menjadi seniman.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Tinédzserként vázlatokat készítettem, rajzoltam, és művész akartam lenni.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Ως έφηβη, σχεδίαζα, ζωγράφιζα, και ήθελα να γίνω καλλιτέχνης.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Будучи підлітком, я робила ескізи, малювала, і я хотіла бути художницею.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Будучи подростком, я делала наброски, рисовала, и хотела стать художницей.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.В юношеските ми години скицирах, рисувах, и исках да стана художничка.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.כנערה, הייתי רושמת, מציירת, ורציתי להיות אמנית.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.وفي المراهقة كنت أصمم وأرسم وأردت أن أصبح فنانة
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.デッサンをしたり絵を描いたりして 芸術家になりたいと思っていました でも人並みな暮らしに対する反抗心もあり
Ergenlik çağımda nefesimi 30 saniye tutabiliyordum.제가 10대 때는 3분 30초간 숨을 참을 수 있었습니다.