erg ile cümle

erg kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.A každý kto prichádza do styku s novou technológiou, je jedným takým dospievajúcim práve teraz.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.A kdokoliv, kdo se seznamuje s novou technologií, je takovým dospívajícím právě teď.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.E chiunque arrivi, neofita della tecnologia, è come un adoloscente online.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.En iedereen die nieuw is met technologie is nu een online puber.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.És bárki, aki újonnan találkozik a technológiával, az éppen online kamasz.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Et quiconque n'étant pas familier de cette technologie, est un adolescent en ligne en ce moment.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.In vsak, ki prihaja v stik z novo tehnologijo, je trenutno v puberteti.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.그리고 이 새로운 테크놀로지를 대하는 누구든지 온라인에서는 현재 청소년이라는 겁니다.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Şi oricine ia contact cu tehnologia e un adolescent online acum.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Todos los que entran a una nueva tecnología son adolescentes digitales hoy en día.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Todos os que entram em contacto pela primeira vez com a tecnologia, são adolescentes online.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Và bất kỳ ai mới đến với công nghệ, đó chính là một vị thành niên đang ở trên mạng ngay bây giờ.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Wszyscy, którzy uczą się tej technologii są teraz sieciowymi nastolatkami.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.Κι ο καθένας που εισέρχεται για πρώτη φορά στην τεχνολογία, είναι ένας διαδικτυακός έφηβος πια.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.И всеки, който е нов за технологията, е юноша онлайн в момента.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.И пока вы не освоились с технологиями, вы тоже оказываетесь онлайн-подростком.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.І кожен, хто починає працювати з новими технологіями, є таким онлайн-юнаком.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.וכל מי שנכנס וחדש לטכנולוגיה, הוא מתבגר ברשת עכשיו.
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.وكل شخص جديد يدخل الى التكنولوجيا هذه الايام هو داخل الى مرحلة البلوغ الالكتروني مباشرة
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.まだオンラインにて未成年なのです 非常に厄介で、
Teknolojiyle yeni tanışan herkes, şu anda ergenlik dönemindeler.依家每個啱開始接觸新科技嘅人, 都係網上嘅青少年。
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Am pus metal cu densitate mică deasupra, un metal cu desitate mare dedesubt, şi sare topită între.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.제일 윗 부분에 저밀도의 액체금속을 놓습니다. 그리고 고밀도 액체금속을 맨 밑에 놓구요,
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Så jeg putter et flydende let metal på toppen, et flydende tungt metal på bunden og smeltet salt i mellem.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Tak som dal tekutý kov s nízkou hustotou navrch, tekutý kov s vysokou hustotou na dno a roztavenú soľ medzi.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.Нещільний рідкий метал зверху, щільний рідкий метал знизу, і розтала сіль - між ними.
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.שמתי למעלה מתכת נוזלית בצפיפות נמוכה, מתכת נוזלית בצפיפות גבוהה בתחתית,
Üste düşük yoğunluklu sıvı metali koydum, alta yüksek yoğunluklu metali ve araya ergimiş tuzu koydum.قمت بوضع معدن سائل منخفض الكثافة في الأعلى، و وضعت معدن سائل مرتفع الكثافة في الأسفل،
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.A serdülőkor egyfajta csúcspontján voltam, hát elkezdtem kérdés nélkül elvenni a kekszet a dobozból.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.E io ero al culmine dell'adolescenza, perciò cominciai a prendere i biscotti dalla scatola senza chiederli.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Eram deja aproape adolescent, când am început să calc pe bec.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Et j'abordais l'adolescence, alors je commençais à prendre des biscuits sans demander.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Eu estava quase à beira da adolescência e começava a tirar biscoitos da lata sem pedir.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.그리고 전 사춘기의 날카로운 시기에 있었기 때문에 허락도 안받고 비스킷 통에서 비스킷을 꺼내먹기 시작했죠.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Rồi tôi bắt đầu bước vào tuổi vị thành niên, tôi bắt đầu lấy bánh trong hộp mà không xin phép.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Und ich stand an der Schwelle zur Pubertät, also nahm ich Kekse aus der Dose, ohne zu fragen.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Ήμουν στα πρόθυρα της εφηβείας κι άρχισα να παίρνω μπισκότα απ' το κουτί χωρίς να ρωτάω.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Вече бях на ръба на нещо като зрелостта, вече си взимах бисквити от кутията без да питам.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Я был на пороге подросткового периода и брал печенье из банки без разрешения.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.הייתי בתחילת גיל ההתבגרות, אז התחלתי לסחוב עוגיות מהקופסה מבלי לבקש רשות,
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.وكنت على حافة المراهقة بطريقة ما كنت اخذ البسكويت من القصدير دون استأذان
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.ビスケットを無断で食べたり 帰宅が遅くなったり 色々し始めたんです
Ve bir çok insan, erginler, çok zeki gözüken bir çok insan dahi bu tuzağa düşüyorlar.En veel mensen, ook intelligente mensen waarvan je het niet verwacht, trappen hier met beide benen in.
Ve bir çok insan, erginler, çok zeki gözüken bir çok insan dahi bu tuzağa düşüyorlar.Et beaucoup personnes, des adultes, des personnes apparemment intelligentes, tombent dans ce genre de piège.
Ve bir çok insan, erginler, çok zeki gözüken bir çok insan dahi bu tuzağa düşüyorlar.To je fantazija. Veliko ljudi, odraslih, dovolj inteligentni ljudje so padli na tem.
Ve bir çok insan, erginler, çok zeki gözüken bir çok insan dahi bu tuzağa düşüyorlar.והרבה אנשים, מבוגרים, שנראים אנשים אינטליגנטים, נפלו במקומות האלה.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.저희가 처음 이 유인원을 봤을 때, 이 어미는 뭐랄까 사춘기였습니다. 통상 6,7살 때였죠.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.6, 7歳の時です 右側がボノボ
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Ella vino a nosotros cuando tenía unos seis o siete años de edad, justo en su pubertad.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Kami menerima ibunya ketika dia baru saja puber, sekitar usia enam atau tujuh.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Kiedy do nas przyjechała, była w okresie dojrzewania, miała około 6-7 lat.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Og hun kom til os da hun var en -- blot i puberteten, omkring seks eller syv år gammel.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Şi a venit la noi când era la pubertate, cam la vârsta de 6 sau 7 ani.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Und sie kam zu uns, als sie gerade in der Pubertät war, ungefähr sechs oder sieben Jahre alt.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Veio ter connosco quando estava a entrar na puberdade, por volta dos seis ou sete anos.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Ze was toen net een puber, ongeveer zes of zeven jaar oud.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Она попала к нам в момент полового созревания, в возрасте то ли 6, то ли 7 лет.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Тя дойде при нас, когато беше в пубертета, на около шест или седем години.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.והיא הגיעה אלינו כשהייתה עדיין בגיל ההתבגרות, כאשר הייתה בת 6 או 7 שנים.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.وقد جاءت الينا في بدايات سن بلوغها. كان عمرها حوالي ست أو سبع سنوات.

İlgili Sayfalar