erg ile cümle

erg kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Homo erectus sau Home ergaster -- cu 50 - 100,000 de ani înaintea apariţiei limbajului.
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Homo erectus u Homo ergaster -- entre 50 y 100 mil años antes del lenguaje.
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Homo erectus ή Ηοmo ergaster -- μεταξύ 50 και 100.000 ετών πριν τη γλώσσα.
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Homo erectus и Homo ergaster за 50-100 тысяч лет до появления языка.
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Tức là vượn người đứng thẳng hay người vượn -- khoảng 50 đến 100.000 năm trước khi có ngôn ngữ.
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Людиною прямоходячою чи Людиною працюючою, за 50-100 тисяч років до появи мови.
-- Homo erectus veya Homo ergaster -- lisanın gelişmesinden 50 ila 100,000 yıl önce yapıldı.Хомо еректус или Хомо ергастер -- 50 до 100 000 години преди появата на езика.
-- Homo erectus veya Homo ergaster --הומו ארקטוס או הומו ארגסטר --
-- Homo erectus veya Homo ergaster --الانسان المنتصب أو الانسان العامل
-- Homo erectus veya Homo ergaster --言語が現れる5万年から
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.여성과 아이들을 무리 안에 두어야 할 필요가 있습니다.
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.Musíte tam mať aj ženy a adolescentov,
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.אתם זקוקים לנשים ולמתבגרים איתכם,
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.ويجب ان تكون النساء والبالغون ايضاً في عملية الصيد
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.授乳期の母親と思春期の子供たちには
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Après tout un ado qui ne se rebelle pas n'est pas un ado. Il serait juste un enfant.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Bagaimanapun, remaja yang gak pernah membangkang bukanlah remaja beneran. Dia masihlah anak-anak.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Cuối cùng, ai ở tuổi dậy thì mà không có tí nổi loạn. Nó vẫn chỉ là một đứa trẻ thôi.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Dopo tutto, un teenager che non si ribella non è un teenager. Sarebbe un bambino.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Efter allt, en tonåring som inte gör revolt är inte en tonåring alls. Han skulle bara vara ett barn.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.방황하지 않는 청춘은 청춘이 아닌거잖아요? 그냥 어린거지.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Pana la urma, un adolescent care nu e rebel nu e deloc un adolescent. Ar trebui sa fie doar un copil.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Po wszystkim, nastolatek który się nie buntuje nie jest wogóle nastolatkiem, byłby tylko dzieckiem.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Schließlich ist ein Jugendlicher kein Jugendlicher,wenn er nicht rebelliert . Er würde nur ein Kind sein.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Tenslotte, een tiener die niet rebelleert is helemaal geen tiener. Hij zou dan gewoon een kind zijn.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Πάντως, ένας έφηβος που δεν επαναστατεί δεν είναι έφηβος. Θα ήταν παιδί.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Ако един тинейджър не се разбунтува, то той не би бил тинейджър, а просто едно дете.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Всё таки подросток, который не бунтует, совсем и не подросток, а просто дитя.
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.אחרי הכול, נער שאינו מורד אינו נער בכלל. הוא פשוט יהיה ילד
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.على كل حال , المراهق الذي لايتمرّد ليس مراهقاً على الاطلاق سيكون طفلاً فقط
Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.ありがと オンニ
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Da ragazzino, e durante l'adolescenza, diventai sempre più affascinato dalla diversità della vita.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.De mic copil, şi în perioada adolescenţei, am devenit din ce în ce mai fascinat de diversitatea vieţii.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.De niño y durante mis años de adolescente, desarrollé una creciente fascinación por la biodiversidad.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Gdy byłem małym chłopcem i nastolatkiem coraz bardziej fascynowała mnie różnorodność życia.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Kisgyermekként és tizenéves koromban egyre inkább hatalmába kerített az élet lenyűgöző sokfélesége.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.저는 어렸을 때부터 지구의 다양한 생물에 매료되었습니다
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Petit garçon, et durant mon adolescence, j'ai développé une fascination pour la diversité de la vie.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Pikkupoikana ja koko teini-ikäni minua kiehtoi yhä enemmän elämän monimuotoisuus.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Quando era rapazinho e durante a adolescência, senti-me cada vez mais fascinado pela diversidade da vida.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Sebagai anak kecil, dan selama remaja, saya menjadi tertarik dengan keanekaragaman kehidupan.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Während meiner Kindheit und Jugend entwickelte ich eine wachsende Faszination für die Vielfalt des Lebens.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Όταν ήμουν μικρό παιδί και μετά έφηβος, ενθουσιαζόμουν με την ποικιλομορφία της ζωής.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Будучи маленьким мальчиком, да и в подростковый период, я был очарован всем многообразием жизни.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.Като малко момче и през юношеските ми години, ставах все по-очарован от разнообразието на живота.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.כילד קטן, ובמהלך גיל העשרה, הוקסמתי יותר ויותר ממגוון היצורים החיים.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.كطفل صغير، وخلال فترة مراهقتي، أصبحت مفتوناً بإضطراد بتنوع الحياة.
Küçük bir çocukken ve ergenlik yıllarım boyunca, yaşamın çeşitliliği beni gitgide büyülemişti.生物の多様性にどんどん魅了されていきました チョウ時代 ヘビ時代 鳥時代 魚時代 洞窟時代を経て
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Aj lesbické dievčatá tým veľmi trpia.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Anche le lesbiche adolescenti soffrono molto a causa di questo.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Auch lesbische Mädchen leiden sehr stark darunter.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Även lesbiska tonåringar lider en hel del på grund av detta.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.De asemenea si adolescentele lesbiene sufera foarte mult din cauza aceasta.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Juga remaja lesbi menderita lebih banyak karena hal itu.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.십대 여자 동성애자들 또한 이러한 문제 때문에 많은 고통을 받는다.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Les adolescentes lesbiennes souffrent aussi énormément pour cette raison.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Lesbiske teenager lider også meget af den grund.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Myös lesbot tytöt kärsivät siitä kovasti.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Ook lesbische meisjes lijden daar sterk onder.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.Prav tako tudi lezbična dekleta pogosto trpijo zaradi tega.

İlgili Sayfalar