ere ile cümle
ere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kırmızı ışıkta geç, seni fahişe, Roxanne, yada sona erecekti büyük beyaz siyah kocasıyla yanlızken.Aprinde lumina roşie, târfă, Roxanne, sau vom ajunge toţi într-o casă albă cu perdele negre din post.
Bu kırmızı ışıkta geç, seni fahişe, Roxanne, yada sona erecekti büyük beyaz siyah kocasıyla yanlızken.Prižgi to rdečo luč, ti cipa Roxanne, ali pa bomo vsi končali v veliki beli hiši z črnimi zavesami na postaji.
Bu kırmızı ışıkta geç, seni fahişe, Roxanne, yada sona erecekti büyük beyaz siyah kocasıyla yanlızken.Rozsvi to svìtlo, ty dìvko, nebo všichni skonèíme ve velkým bílým domì s èernejma závìsama.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Al mismo tiempo, estamos perdiendo una cantidad equivalente debido a la salinización y la erosión.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Cùng lúc đó, chúng ta đang mất một diện tích đất canh tác tương đương do nhiễm mặn và xói mòn.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.În acelaşi timp pierdem o suprafaţă echivalentă de teren arabil din cauza salinizării şi eroziunii.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.동시에 이에 맞먹는 규모의 기존 경작지가 염류화와 침식화로 인해 사라져가고 있습니다.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Maar ook verliezen we een zelfde hoeveelheid bestaande landbouwgrond aan verzilting en erosie.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Mimo że w tym samym czasie taką samą ilość istniejącej już ziemi uprawnej tracimy w wyniku zasolenia i erozji.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Også selvom vi på samme tid mister samme mængder landbrugsjord på grund af sanilisering og erosion.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Přestože ve stejném okamžiku přicházíme o stejné množství existující orné půdy kvůli zasolování a erozi.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Ugyanakkor ugyanennyi művelhető területet veszítünk el a szikesedés és az erózió miatt.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Втім водночас ми втрачаємо еквівалентну кількість наявних орних земель через засолення та ерозію.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Макар че в същото време губим също такова количество съществуващи орни земи поради осоляване и ерозия.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.Хотя в то же время мы теряем такое же количество существующих пахотных земель из-за засоления и эррозии почв.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.יוצא שזוהי אינה דרך אפקטיבית להאכיל אותנו. זוהי בעיה שמחריפה.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.مع أننا في ذات الوقت نفقد كمية مساوية من الأراضي الصالحة للزراعة بفعل التصحر و التعرية.
Bununla birlikte aynı zamanda hâli hazırdaki aynı miktar tarım alanını da tuzlanma ve erezyonla kaybediyoruz.耕作地を 塩害や浸食のために失っています また 我々は化石燃料に対しても貪欲です
Bu obje, insansı atalarımız tarafından -- Homo erectus veya Homo ergaster --Ezt a tárgyat egy előember ősünk készítette -- a Homo erectus vagy Homo ergaster -- kb.
Burada Eren Bankası vardı.Mam bank Sala.
Burada Eren Bankası vardı.Mám Salovu banku.
Burada Eren Bankası vardı.Аз притежавам банка, която съм нарекъл Банката на Сал.
Burada Eren Bankası vardı.У меня свой банк 100 золотых монет.
Burada Eren Bankası vardı.لدينا بنك "سال"
Burada Eren Bankası vardı.金貨が100枚あります。
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.En hier is de schedel van een Homo erectus, die ik hier gewoon van de plank trok.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.E qui c'è un teschio di Homo erectus, che ho appena tolto dallo scaffale, qui.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var. (Gülüşmeler)Dan ini adalah tulang tengkorak dari Homo erectus, yang baru saja saya peroleh dari rak (Tertawa)
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.He aquí el cráneo de un Homo erectus que acabo de sacar de esa repisa.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.그리고 이것이 호모 에렉투스의 두개골인데, 제가 저 선반에서 빼 왔습니다.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.Și aici avem un craniu al unui Homo erectus, pe care l-am luat acum de pe raftul ăla.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.Trzymam tutaj czaszkę Homo erectus, którą podprowadziłam z półki.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.Und hier sehen Sie einen Schädel von Homo erectus, den ich gerade eben aus dem Regal dort geholt habe.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.Voici le crâne d'un Homo erectus, que je viens de prendre sur l'étagère.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.Και εδώ είναι ένα κρανίο ενός Homo erectus, που μόλις κατέβασα από το ράφι εκεί.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.Вот череп, принадлежащий Homo erectus, который я только что взяла с полки здесь.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.И ето тава е череп на Хомо еректус, който току що взех от рафта.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.והנה גולגולת של הומו ארקטוס, שהורדתי מהמדף שם.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.وها هي جمجمة الإنسان المنتصب القامة، والتي أخذتها من ذلك الرف.
Burada, raftan şimdi aldığım... ...bir Homo Erectus un kafatası var.そこの棚から拝借してきました (笑)
Burada sona erebilir ama daha yapalabilecek çok şey var.여기서 끝날 수도 있지만 고려할 사항이 더 있습니다
Burada sona erebilir ama daha yapalabilecek çok şey var.Możesz tak robić, ale przecież jest tyle możliwości.
Burada sona erebilir ama daha yapalabilecek çok şey var.Pueden terminar aquí, pero, ¡vaya!, hay mucho más dinero disponible.
Burada sona erebilir ama daha yapalabilecek çok şey var.Ви могли би зупинитися тут, але існуюють набагато більше кроків.
Burada sona erebilir ama daha yapalabilecek çok şey var.قد ينتهي بك الحال هنا، لكن يوجد الكثير من الإجراءات.
Burada sona erebilir ama daha yapalabilecek çok şey var.自社の経済事情だけではなく これまで培ってきた
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Als ze in dit tempo doorgaan dan vraag ik me af waar dit stopt.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Daca continua in acest ritm, nu se poate spune pana unde ar putea ajunge.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Ha ebben az ütemben folytatják, sosem tudhatjuk, hol kötnek majd ki.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Jeśli będą kontynuować w tym tempie, nie da się zupełnie przewidzieć, gdzie mogą skończyć.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.이 추세를 따랐으면 사용자에게 다음단계에 어떻게 될지 알려주지 않겠죠.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Nếu họ tiếp tục với xu thế này, không thể nói trước được rằng họ sẽ đưa nó tới kết cục thế nào nữa.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Se continuam a este ritmo, não há forma de dizer onde é que eles vão parar.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Se continuano di questo passo, non si può proprio dire dove finiranno.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Si continúan a este paso, no hay manera de adivinar dónde van a terminar.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.S'ils continuent à ce rythme, personne ne peut dire où ils vont finir.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Wenn sie in diesem Tempo weitermachen, kann niemand sagen, wo sie landen.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Αν συνεχίσουν με αυτό τον ρυθμό, δεν θα υπάρχει καμία απολύτως έκπληξη για το που μπορούν να καταλήξουν.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.Ако продължават с този темп, няма да можеш да кажеш къде може да се озовем.
Bu yolda ilerlerlerse, nerede sona ereceklerini kestirmek zor.И если они будут продолжать в том же духе, сложно сказать, куда это может их завести.