"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Hogy érted pontosan, hogy 'igaz'? "
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim.Joten peruutin hieman ja kysyin, "Siis mitä tarkalleen tarkoitat vanhurskalla?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."어, 공평하시다는 게 무슨 뜻입니까?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Păi, ce înțelegeți prin drepți?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Sebenarnya apa maksudnya dengan tepat?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim. "Ve peygamber derken ne demek istiyorsunuz?"Co dokładnie macie na myśli przez 'prawych'? i co macie na myśli przez 'proroków'?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Was bedeutet eigentlich rechtmäßig ganz genau?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Wel, wat bedoelen jullie precies met rechtschapen?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Τι ακριβώς εννοείς με ενάρετους;
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."А какво точно имате предвид под праведни?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."А что конкретно вы имеете ввиду под праведными?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."Що саме ви маєте на увазі під благочестивими?
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."למה אתם מתכוונים ב'צדיקים'?"
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim."حسنا ، ماذا تقصد بالضبط بالصالحين؟
"Peki, erdemli derken neyi kastediyorsunuz?" dedim.どういう意味かしら? 女性でもなれるの?"
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Cho tôi biết, các đức tính từ tính của kim la bàn của tất cả những tàu thu hút họ chổ kia?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Diga-me, a virtude magnética das agulhas das bússolas de todos os navios atraí-los para lá?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Dime, ¿la virtud magnética de las agujas de las brújulas de todos los barcos atraerlos hacia allá?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Dimmi, non la virtù magnetica degli aghi delle bussole di tutte quelle navi attirarli là?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Dites-moi, ne l'vertu magnétique des aiguilles des boussoles de tous ces navires les y attirer?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Katakan padaku, apakah kebajikan magnetik dari jarum kompas dari semua kapal-kapal menarik mereka ke sana?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Kerro minulle, ei magneettinen nojalla neulasten kompassit kaikkien laivojen houkutella heitä sinne?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?말해 모든 배송에 컴퍼스의 바늘의 자기 미덕 않습니다 그들이 저쪽으로 유혹? 한 번 더.
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Mondd, nem mágneses alapján a tűt az iránytű minden ilyen hajók vonzza őket oda? Még egyszer.
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Povedzte mi, magnetické základe ihiel kompasy všetkých tých lodí prilákať je tam?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Povej mi, ali magnetno zaradi igel v kompasi vseh teh ladij pritegne jih tja?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Powiedz, czy magnetycznej mocy igieł kompasów wszystkich tych statków przyciągnąć ich tam?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Řekněte mi, magnetické základě jehel kompasy všech těch lodí přilákat je tam?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Säg mig, inte den magnetiska kraft av nålar av kompasser av alla dessa fartyg locka dem dit?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Sag mir, ist die magnetische Kraft der Nadeln der Kompasse aller Schiffe ziehen sie dorthin?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Sig mig, er den magnetiske kraft af nåle af kompasser af alle disse skibe tiltrække dem derhen?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Spune-mi, nu virtutea magnetice ale ace a busolelor tuturor acestor nave atrage-i acolo?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Vertel me, is de magnetische deugd van de naalden van de passer van al die schepen trekken ze heen?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Кажи ми, не магнитното силата на иглите на компаси на всички тези кораби привличат ги там?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Скажите, это магнитное силу иглы компасы всех этих кораблей привлечь их сюда?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?Скажіть, це магнітне силу голки компаси всіх цих кораблів залучити їх сюди?
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?תגיד לי, האם מכוח המגנטי של המחטים של המצפנים של כל האוניות הללו למשוך אותם לשם? שוב.
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?قل لي ، لا فضل المغناطيسي للإبر البوصلات من كل تلك السفن جذبهم الى هناك؟ مرة أخرى.
Söyle bana, bütün o gemilerin pusulalar iğneler manyetik erdem. onları thither çekmek?彼らはあちらの方へ引き寄せるかもう一度。 あなたが国にいると言う、湖のある高い土地に。
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.A szenvedély pillanatának áldozatává válik az ígért erény.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Beloften vallen ten prooi aan de passies van het moment.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Domniemane zalety padają ofiarą chwilowej pasji.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Framtidens förtjänster offras för nuets begär.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Kebaikan yang dijanjikan menjadi mangsa ke gairah saat ini.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.다짐했던 덕목들은 순간의 열정의 희생양이 되고 맙니다.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Les vertus promises en proie aux passions du moment.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Lovede dyder bliver ofre for øjeblikkets lyster.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Những đức tính được thề thốt nhường bước trước ngọn lửa đam mê hiện tại.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Slíbená slušnost propadne vášni dané chvíle.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Virtudes prometidas caen como presas ante las pasiones del momento.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Virtù promesse cadono preda delle momentanee passioni.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Virtuțile promise cad pradă pasiunilor momentului.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Vysnívané cnosti padnú za obeť vášňam prítomnosti.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Οι υποσχέσεις αγνότητας πέφτουν θύματα στο βωμό του στιγμιαίου πάθους.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Благие намерения приносятся в жертву минутной страсти.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Обещани добродетели стават плячка на страстите на момента.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Поступаємося добрими намірами заради задоволення хвилинної пристрасті.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.מוסריות מובטחת נופלת קורבן לתאוות הרגע
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.الفضائل المأمولة تقع فريسة لرغبات اللحظة.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.結婚までは純潔を守ると誓ったティーンエイジャーたちが