Ana içeriğe geç
Sözlük

er ile cümle

er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Digamos que yo quiero saber - No sé. Digamos que yo quiero saber la altura media de todos los
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?미국에 사는 모든 사람들의 평균키를 알아보자고 가정해 보기로 합시다.
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Sagen wir, ich möchte die durchschnittliche Körpergröße von allen Männern in Amerika wissen, OK?
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Saya ingin mengetahui Rata-rata (the average) tinggi seluruh laki-laki di Amerika, ok?
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Vamos dizer que eu gostaria de descobrir... Não sei.
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Ας πούμε θέλω να ξέρω, το μέσο όρο ύψους όλων των ανδρών στην Αμερική, οκ;
Diye mırıldandı konuşma konuşma, sonra bir an sessizlik aniden sona erdiتوقف الحديث فجأة تمتم ، لحظة صمت ، ثم محادثة
Diye mırıldandı konuşma konuşma, sonra bir an sessizlik aniden sona erdiいいえ"の鋭い叫びその後、シューという声を潜めて、再開された!いいえ、その必要はありません!"
Diye sordum. "Ah, o bütün erkekler başları döndü. o kısmı aşağı.나는 물었다. "오, 그녀는 모든 남자의 머리를 돌려있다
Diye sordum. "Ah, o bütün erkekler başları döndü. o kısmı aşağı.שאלתי. "אה, היא הפכה את כל הראש של הגברים
Diye sordum. "Ah, o bütün erkekler başları döndü. o kısmı aşağı.سألت. "أوه ، انها حولت جميع رؤساء للرجال
Diye sordum. "Ah, o bütün erkekler başları döndü. o kısmı aşağı.ダウンその部分インチ彼女は、ボンネットの下daintiestものです
Diyordu ki "Üniversite öğrencileri istemiyoruz. 20 ila 50 yaş arası erkekler arıyoruz."És azt mondták, "Nem akarunk diákokat, 20 és 50 közötti férfiakat keresünk"
Diyordu ki "Üniversite öğrencileri istemiyoruz. 20 ila 50 yaş arası erkekler arıyoruz."Et elle disait "Nous ne voulons pas d'étudiants, nous voulons des hommes entre 20 et 50 ans"
Diyordu ki "Üniversite öğrencileri istemiyoruz. 20 ila 50 yaş arası erkekler arıyoruz.""No queremos universitarios; queremos hombres entre 20 y 50"
Diyordu ki "Üniversite öğrencileri istemiyoruz. 20 ila 50 yaş arası erkekler arıyoruz."И е гласяла още "Не искаме колежани; търсим мъже между 20 и 50"
Diyordu ki "Üniversite öğrencileri istemiyoruz. 20 ila 50 yaş arası erkekler arıyoruz.""איננו רוצים תלמידי קולג' אלא גברים בני 20 עד 50"--
Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar. Erkekler hiçbir şey bilmiyorlar.Ludzie nie wiedzą wszystkiego.
Dokuz, sekiz, yedi... <i>Ammy'nin ikinci albümü ertelendi</i>9, 8, 7... album kedua Ammy ditunda
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Jeg vil sige, at jeg trives, i morgen siger jeg så, hvor godt jeg havde det.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.내가 번성하고 있다고 가정해 봅시다 그러면 내일은 내가 얼마나 잘했는지 말해주고 싶어요.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Låt oss säga att jag lyckas väl (I am thriving), och i morgon vill jag säga hur bra det gått för mig.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Misalkan kata "thriving" dalam Bahasa Inggris kalau saya ingin menggunakan bentuk lampau kata itu.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Predpokladajme, že je mi skvele, a potom zajtra vám chcem povedať, ako dobre mi bolo.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Prendiamo il verbo irregolare "to thrive", prosperare e immaginiamo che vi voglia dire che ieri ho prosperato.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Řekněme, že se mám fajn a druhý den vám o tom chci říci. Mohl bych říci:
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Sagen wir, dass ich Erfolg habe ("thriving"), und morgen will ich dir sagen wie viel Erfolg ich gehabt habe.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Stel dat ik geluk ervaar, en morgen vertel ik je daarover.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Supongamos que soy muy próspero y mañana quiero contarles lo bien que me fue.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Supposez que je sois épanoui, et demain matin je veux vous raconter comme j"étais bien.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Tegyük fel, hogy jómódban élek, aztán holnap el akarom mondani, milyen jól éltem.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Thử giả định rằng tôi đang phát triển Mai tôi muốn nói cho các bạn biết tôi đã phát triển thế nào.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Vamos supor que estou a prosperar, e que amanhã quero contar como me saí bem.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Załóżmy, że kwitnę, a jutro będę chciał wam powiedzieć jak dobrze mi poszło.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Ας υποθέσουμε ότι σήμερα επιτυγχάνω, και αύριο θέλω να σας πω πόσο καλά τα πήγα.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Давайте припустимо, що я процвітаю, і завтра хочу розповісти вам, як мені було добре.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Нека предположим, че аз преуспявам. Утре искам да ви кажа колко добре се справих.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.Предположим, я процветаю сегодня, и завтра хочу рассказать вам, как мне было хорошо.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.נניח שאני מצליח במשהו, לכן מחר ברצוני לספר לכם על ההצלחה שלי.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.دعونا نفترض أنني في ازدهار، ثم أردت إخباركم في الغد كيف أبليت حسنا.
Diyelim ki ben çok başarılı oldum. ve ertesi gün size ne kadar başarılı olduğumu söylemek istedim.明日そのことを話したいと思ったとしましょう 私は "Yesterday, I throve."と言うかもしれません
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.그중 한명인, 메리가 3달 빠르게 태어나, 1980년 6월 1일에 태어났다고 상상해 보세요.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.En av dem, Mary, föds tre månader för tidigt, den första juni 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Hãy thử tưởng tượng, một người là Mary, bị sinh non 3 tháng, cô ấy được sinh ra ngày 1 tháng 1 năm 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Imaginemos que uno de ellos, Mary, nació 3 meses antes de tiempo: el 1 de junio de 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Imaginons qu'un d'eux, Mary est née prématurée de 3 mois, et donc elle est née le 1er [janvier] 1980
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Immaginiamo che uno di loro, Mary, sia nata prematura di 3 mesi, diciamo l'1 giugno 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Mari bayangkan salah satunya, Mary lahir 3 bulan sebelum waktunya, jadi dia lahir tanggal 1 Juni 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Să ne imaginăm că una dintre ele, Mary, se naşte prematur cu trei luni, aşa că se naşte pe 1 ianuarie 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Vamos imaginar uma delas, Mary, nasceu três meses prematuramente, nasceu no primeiro dia de Junho de 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Давайте представим, что один из них — Мэри, родилась на три месяца раньше срока, то есть в 1 марта 1980-го.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Нека си представим, че един от тях, Мери, е родена три месеца преждевременно, на първи януари,1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Уявімо собі, що одна з них — Мері, народилася на три місяці швидше, тобто вона народилася 1 січня 1980 року.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.הבא נניח כי אחת מהן, מרי, נולדה שלושה חודשים מוקדם מן הצפוי, כך שהיא נולדה ב-1 ביוני, 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.دعونا نتخيل واحد منهم , مارى , ولدت ثلاثة شهور قبل الأوان , لذا فقد ولدت في الأول من يونيو حزيران عام 1980.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.予定日より3か月早く 1980年1月1日に生まれました もう一人のヘンリーは
Diyelim ki burayı bir de 7 erikle topluyoruz.Diciamo che dovevamo aggiungere queste sette prugne quì.
Diyelim ki burayı bir de 7 erikle topluyoruz.Digamos que fôssemos adicionar sete ameixas aqui
Diyelim ki burayı bir de 7 erikle topluyoruz.Disons qu'on y ajoute 7 prunes
Diyelim ki burayı bir de 7 erikle topluyoruz.일곱 개의 자두를 더한다고 해봅시다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod