er ile cümle
er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Erkek kardeşim benden altı yaş daha küçük.My brother's six years younger than I am.
Heykelin dökümü ertelendi.The casting of the statue was delayed.
Antlaşma bugün sona eriyor.The contract expires today.
Güneş yazın daha erken doğar.The sun rises earlier in the summer.
Kadın, iki erkek arasında oturuyordu.The woman was sitting between two men.
Toplantı ne zaman sona erdi?What time did the meeting end?
Dondurmanın erimesine izin verme.Don't let your ice cream melt.
Dondurmanı eritme.Don't let your ice cream melt.
O iyi sona ermedi.It didn't end well.
Tom bir eski erkek öğrenci.Tom is an alumnus.
Tom benim erkek arkadaşım.Tom is my boyfriend.
Tom benim erkek kardeşim.Tom is my brother.
Tom benim eski erkek arkadaşım.Tom is my ex.
Tom senin erkek kardeşin.Tom is your brother.
O, erkek arkadaşını sevmez.She doesn't love her boyfriend.
Senin yaşındayken bir erkek arkadaşım vardı.When I was your age, I had a boyfriend.
Erkek kardeşini bir daha hiç görmedi.She never saw her brother again.
Bizim erzak sonsuza dek sürmeyecek.Our supplies won't last forever.
O şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biri.He's one of the most beautiful guys I've ever seen.
Tom şu ana kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biridir.Tom is one of the most handsome men I've ever seen.
Tom'un bir erkek kardeşi yok.Tom doesn't have a brother.
Ben Tom'un üvey erkek kardeşiyim.I'm Tom's half brother.
Erkek arkadaşımı kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my boyfriend.
O siyah erkeklere cazip geliyor.She's attracted to black men.
O bir eroin bağımlısıdır.She's an heroin addict.
Arkadaşlarımın çoğu erkek.Most of my friends are guys.
Bir erkek arkadaşım bile yok.I don't even have a boyfriend.
Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.My brother takes good care of his belongings.
Sen benim erkek kardeşimi tanımıyorsun.You don't know my brother.
O, erkek arkadaşının ağabeyine aşık oldu.She fell in love with her boyfriend's older brother.
Dünyada birçok ergatif dil var ve Baskça da onlardan biri.There are many ergative languages in the world and Basque is one of them.
Sen ne biçim erkeksin.Some man.
Bir dahaki sefere çok erken gelme.Don't come so early next time.
Dünyada birçok ergatif dil var ve Baskça da onlardan biridir.There are many ergative languages in the world, and Basque is one of them.
Kadınlar yalanları, erkekler yalan söylemeyi sever.Women love lies, men love lying.
Er ya da geç bulacağını düşündüm.I assumed you'd find out sooner or later.
Bir rüyayı yaşıyorsun ve rüya sona ermek üzere.You are living a dream, and the dream is about to end.
O, erkek arkadaşının küçük erkek kardeşine aşık oldu.She fell in love with her boyfriend's younger brother.
Ben yapabildiğim kadar erken geldim.I came as soon as I could.
Erken geri geldim.I came back early.
Erken gelebilirim.I can come in early.
Ben erken gelebilirim.I can come in early.
O benim erkek arkadaşımı çaldı!She stole my boyfriend!
En iyi arkadaşım, erkek arkadaşımı çaldı.My best friend stole my boyfriend.
Yağmur yüzünden oyunu ertelemek zorunda kaldık.We had to postpone the game due to rain.
Daha erken bir uçuş yakaladım.I caught an earlier flight.
Saatimi kontrol ettim ve bir saat erken geldiğimi fark ettim.I checked my watch and realized I was an hour early.
Yanılabilirim fakat sanırım Tom eve erken gitmek istiyor.I could be wrong, but I think Tom wants to go home early.
Sizi bu kadar erken görmeyi beklemiyordum.I didn't expect to see you so soon.
Tom'un bir erkek kardeşi olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom had a brother.
Tom, benim küçük erkek kardeşim.Tom is my younger brother.
Erkek arkadaşın olmak istemiyorum.I don't want to be your boyfriend.
Hayatım sona erdi gibi düşündüm.I felt like my life was over.
Tom'un niçin erken gittiğini bilebileceğini düşündüm.I figured you might know why Tom left early.
Nihayet Tom'a telefonda eriştim.I finally got Tom on the phone.
Bugün buraya biraz erken geldim.I got here a little early today.
Erken bir öğle yemeği yedim.I had an early lunch.
Yetişkin bir erkeğin ağlamasını görmekten nefret ederim.I hate to see a grown man cry.
Kırmızı şarap için çok mu erken?Is it too early for red wine?
O tepedeki ağaçlar kesilirse, oldukça çabuk bir şekilde erozyonu görürsün.If the trees on that hill are cut down, you'll see erosion pretty quickly.