er ile cümle

er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erkek kardeşin kayak eğitmeni mi?Is your brother a ski instructor?
Onun bir erkek mi yoksa bir bayan mı olduğundan emin değilim.I'm not sure if it's a male or a female.
Erkek kardeşini seviyor musun?Do you like your brother?
Ertelemeye son vermek zorundayım.I have to stop procrastinating.
En erken saat 3 gibi gelebilirim.The earliest I can come is around 3.
Sizi bu kadar erken beklemiyordum.I didn't expect you to come so soon.
O benim ilk erkek arkadaşımdı.He was my first boyfriend.
Benim erkek arkadaşım bazen diğer kızlarla flört eder.My boyfriend sometimes flirts with other girls.
Yeni bir erkek kardeşin olacak.You will have a new brother.
Tom erkek kardeşi ile kavga etti.Tom got into a fight with his brother.
Erkek kardeşlerim gitti ve biz burada kaldık.My brothers left and we stayed here.
Büyükbaba ve büyükannelerim Almandı ve dil bana ve erkek kardeşime geçmiş oldu.My grandparents were German, and the language has been passed down to me and my brother.
İş görüşmem ertelenince saat 3'e kadar boş boş gezdim.When my interview was postponed until 3, I wandered around killing time.
Ben gerçek bir erkeğim.I'm a real man.
O erkek bir adam.He's a real man.
Erkek kardeşimi teşvik ediyorum.I am encouraging my brother.
Dondurma eriyor.The ice cream is melting.
Her zaman bir kahraman olmak imkansızdır ama her zaman bir erkek kalabilirsin.It is impossible to be always a hero, but you can always remain a man.
O senin erkek arkadaşın değil miydi?Wasn't he your boyfriend?
Erkek kardeşim yeni bilgisayarıma zarar verdi.My brother damaged my new computer.
O yorgun olduğu için eve erken gideceğini söyledi.He said that because he was tired, he'd go home early.
Erkek çocuklarla tanışmak zordur.Meeting boys is hard.
Kadınlar bütün erkekler aynıdır dediğinde bundan nefret ediyorum.I hate it when women say that all men are the same.
Ben gerçek bir erkek oluyorum.I'm becoming a real man.
Ayrılamam. Çok erken.I cannot leave. It's too early.
Erkeklerin X ve Y kromozomları vardır; kadınların iki tane X.Men have an X and Y chromosome; women, two Xs.
Bu buzu eritemem. Ateş yok.I cannot melt this ice. There is no fire.
Kar eriyip gidiyor.The snow is melting away.
Mum eriyor.The candle is melting down.
Amerika Birleşik Devletlerinin Burmaya karşı ekonomik yaptırımları resmen sona erdi.The United States has officially ended economic sanctions against Burma.
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.Shopping malls are popular among teenagers.
Sadece çok erken.It's just too soon.
Erkekler, kadınlar kadar iyi araba kullanmaz.Men don't drive as well as women.
Kadınlar bunda erkeklerden daha iyidir.Women are better at this than men.
Erkekler bu konuda kadınlardan daha iyidirler.Men are better at this than women.
Tom evin erkeği.Tom is the man of the house.
Erkek kardeşime ödünç para verir misiniz?Could you loan money to my brother?
O erkek kardeşim kadar akıllı değil.He is not as clever as my brother.
İnternete nasıl erişirim?How do I access the Internet?
Birçok erkeğin, kadınlardan daha büyük göğüsleri vardır.Many men have larger breasts than women.
Erkek arkadaşı bunu onun için yaptı.Her boyfriend did it for her.
İşçilerimin erken ayrılmalarına izin veriyorum.I authorize my workers to leave early.
Müslüman işçilere Ramazan ayında erken çıkma izni verdiler.They authorize Muslim workers to leave early in Ramadan.
Müslüman çalışanlara Ramazan ayında erken çıkış izni veriyorlar.They authorize Muslim workers to leave early in Ramadan.
Erkek kardeşim benden iki yaş büyüktür, ama üç santim kısadır.My brother is two years older than me, but three centimeters shorter.
Erken geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming early.
Konferansı önümüzdeki cuma gününe erteledik.We postponed the conference to next Friday.
Hiç erken ayrılmama izin verdin mi?Have you ever authorized me to leave early?
Bu sona ermeli.It has to stop.
Çok erken evlenmek istemem.I don't want to marry very early.
O benim için ne bir erkek kardeş ne de bir tanıdık.For me he is neither a brother nor an acquaintance.
Gidişimizi ertelemekten başka seçeneğimiz yok.There are no other choices than postponing our departure.
İki erkek kardeş hala hayatta.The two brothers are still alive.
Ben her zaman erkek kardeşimle oynadım.I've always played with my brother.
O bir erkekler kulübü.It's a boys' club.
Tom ertesi gün istifa etti.Tom resigned the next day.
Ben erkeklerin nasıl büyüleneceğini size öğretebilirim.I can teach you how to bewitch men.
Erkek bir kule savunma oyunu oynuyor.He's playing a tower defense game.
Ben erkek kardeşime benzerim.I am like my brother.
"Bunlar kimin ayakkabıları?" "Onlar benim erkek kardeşimin.""Whose shoes are these?" "They are my brother's."

İlgili Sayfalar