er ile cümle
er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin muhtemelen erken ayrılmak isteyeceğini düşündü.Tom thought that Mary was likely to want to leave early.
Tom toplantıyı ertelememizi önerdi.Tom suggested that we cancel the meeting.
Tom bir odayı erkek kardeşi ile paylaştı.Tom shared a room with his brother.
Tom sabahleyin asla erken kalkmaz.Tom never gets up early in the morning.
Tom sabahın erken saatlerinde sahilde oturmayı sever.Tom likes sitting on the beach in the early morning.
Tom sadece bir arkadaştır, benim erkek arkadaşım değil.Tom is just a friend, not my boyfriend.
Tom Mary'nin sabah o kadar erken geleceğini ummamıştı.Tom hadn't expected Mary to come so early in the morning.
Tom yatmaya erken gider.Tom goes to bed early.
Tom erkek kardeşine benzemiyor.Tom doesn't look anything like his brother.
Tom Mary'nin bir erkek kardeşi olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary had a brother.
Tom toplantıyı ertelemeye karar verdi.Tom decided to postpone the meeting.
Tom kararı ertelemeye karar verdi.Tom decided to postpone the decision.
Tom işten erken ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave work early.
Tom eve erken gitmesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he needed to go home early.
Eğer ambulans biraz daha erken gelseydi Tom hayatta kalabilirdi.Tom could have survived if the ambulance had arrived a little sooner.
Tom kesinlikle erken yatmaya gider.Tom certainly goes to bed early.
Tom verilerine erişecek gibi görünmüyor.Tom can't seem to access his data.
Tom emeklilik için, vergisi ertelenmiş daha çok parayı bir kenara koyabilir.Tom can put away more money, tax-deferred, for retirement.
Tom yarım saat erken vardı.Tom arrived half an hour early.
Tom ve Mary bir sonraki çocuklarının bir erkek olacağını umuyorlar.Tom and Mary hope that their next child will be a boy.
Tom'un tekrar yürüyebilip yürüyemiyeceğini söylemek için çok erken.It's too early to tell if Tom will be able to walk again.
Eğer Tom erken gelirse sana bildiririm.I'll let you know if Tom shows up early.
Bir erkek sesi duydum ve onun Tom'unkine benzediğini düşündüm.I heard a man's voice and thought it sounded like Tom's.
Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.Some people say Japan is a male-dominated society.
Anyi ve Asun iki erkek kardeştir.Anyi and Asun are two brothers.
Senin, benim erkek kardeşim olduğunu hatırladım.I remembered that you were my brother.
O, er geç gelecektir.He will arrive sooner or later.
Ertesi gün geminin enkazı kıyıda hulundu.The next day the wreck of the ship was discovered on the shore.
Erkekler ve kızlar bahçede oynuyor.The boys and girls play in the garden.
O benim erkek kardeşimin arkadaşıdır.He is my brother's friend.
Öğretmen Romalıların erdemleri hakkında konuşuyordu.The teacher was speaking about the virtue of the Romans.
İki kız ve bir erkek kardeşim var.I have two sisters and one brother.
Sabahleyin erken kalkmak iyidir.It's good to get up early in the morning.
Eritropoietin kan doping ajanı olarak da kullanılabilir.EPO can be used as a blood doping agent.
O erdemli bir kadın.She is a virtuous woman.
Bir erkek gibi döğüş!Fight like a man!
Erkek kardeş, kız kardeşe bir mektup yazdı.The brother wrote a letter to the sister.
Şarap, yaşlı erkeklerin sütüdür.Wine is the milk of old men.
Yaşım konusunda erkek arkadaşıma yalan söyledim.I lied to my boyfriend about my age.
Erkekler domuzdur.Men are pigs.
Erkeksiz bir kadın, bisikletsiz bir balık gibidir.A woman without a man is like a fish without a bicycle.
Erkeklerle eşit olmaya çalışan kadınlar hırstan yoksundur.Women who seek to be equal with men lack ambition.
Erkekler ve kadınların birbirlerine ihtiyaçları vardır.Men and women need each other.
Yaşamında bir erkek var mı?Is there a man in your life?
Bir erkek kardeşin olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a brother.
Söylemek için hâlâ çok erken.It's still too early to tell.
Portekizcede her isim ya eril ya da dişildir.Every noun in Portuguese is either masculine or feminine.
Bir bir erkek olsaydım beyzbol takımına katılırdım.If I were a boy, I could join the baseball team.
Neden erkeklerin her zaman sekreterleri ile ilişkileri var gibi görünüyor?Why do men always seem to have affairs with their secretaries?
Ben çok erken vardım.I arrived too early.
Bugün erken kalktım.Today I got up early.
Benim erkek kardeşim olduğun gerçeğini hatırlıyorum.I remember the fact that you're my brother.
Tango küçük bir köyde küçük bir erkek çocuğuyla yaşar.Tango lives with a small boy in a little village.
Küçük erkek kardeşim TV izler.My younger brother watches TV.
Erik; düne kadar tanıdığım en donuk insan olan Emily'den daha donuk.Erik is duller than Emily who, until yesterday, was the dullest person I knew.
Erkek torunumu görmeye gittiğimde her zaman ona bir şey veririm.When I go to see my grandson, I always give him something.
Ben benim bebek erkek kardeşimle yedim.I ate with my baby brother.
Onun erken gideceğime eminim.I'm sure he'll leave early.
Onun erken gideceğine eminim.I'm sure she'll leave early.
Erkekler, kadınlar hakkında hiçbir şey bilmezler.Men know nothing about women.