er ile cümle
er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın erken kalkmayalım!Let’s not get up early tomorrow!
Erkek kardeşim bir profesör.My brother is a professor.
Erkek kardeşin nerede?Where is your brother?
Bir kız, erkeksi bir kız olabilir.A girl can be a tomboy.
Bir kız, bir erkek fatma olabilir.A girl can be a tomboy.
Kanseri erken yakalamak hayatta kalma oranını arttırır.Catching cancer early increases survival odds.
Onlar bu evde erken kalkarlar.They get up early in this house.
Erken gelmek iyidir.Arriving early is good.
O, alfa erkeği bir aptal.He's an alpha male idiot.
Her şey sona erecekti ve yeniden başlayacaktı.Everything was going to end and begin again.
Savaş sona erdi.The war ended.
Erkekler işe giderler.The men go to work.
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.She showed me the present that she had received from her boyfriend.
Kadınlar gözlemler ve erkekler düşünür.Women observe and men think.
Erkek kardeşim silah sallayan biri tarafından tehdit edildi.My brother was threatened by someone waving a gun.
O ona eve erken gitmesini tavsiye etti.She advised him to go home early.
O ona daha erken çıkmasını tavsiye etti.She advised him to leave earlier.
O erken vardığında onu şaşırttı.She surprised him when she arrived early.
Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.Gods created women to tame men.
Bugün oldukça erken uyanıyorsun. Bir şey mi var?You're waking up quite early today. Do you have something?
Er ya da geç öleceğiz.We will die sooner or later.
Ben köpeklerimi her zaman akşam erken saatlerde besledim.I've always fed my dogs in the early evening.
Gün doğumunu görmek için çok erken uyandım.We woke up very early in order to see the sunrise.
Senin gözde erkek adın nedir?What's your favorite boy's name?
Annem herhangi birinden daha erken kalkar.My mother gets up earlier than anyone else.
O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.She spends all her time thinking about boys.
Onun erkek arkadaşıyla çalışıyorum.I work with her boyfriend.
Uçak kötü hava yüzünden iki saat ertelendi.The plane was delayed for two hours on account of the bad weather.
Kötü hava yüzünden, uçağın kalkışı iki saat ertelendi.Because of the bad weather, the plane's departure was delayed by two hours.
Onun hiç erkek kardeşi ya da kız kardeşi yok.She doesn't have any brothers or sisters.
O yorgun olduğu için, yatmaya erken gitti.Because he was tired, he went to bed early.
Bir şemsiyeyi paylaşan iki erkek okul öğrencisi? Bu oldukça nonoş bir durum.Two male school pupils sharing an umbrella? That's quite a queer situation.
Hukuka göre bütün erkekler eşittir.All men are equal according to the law.
Erkek kardeşim çok çabuk konuşur.My brother speaks very quickly.
Annemin iki erkek kardeşi var.My mother has two brothers.
Erkek kardeşin çok kızgın.Your brother is very angry.
Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.They took enough provisions for three years at sea.
İstatistiklere göre, erkek ücretleri kadınlarınkinden daha yüksek.According to statistics, men's wages are higher than women's.
Bugün eve biraz erken gitmek zorundayım.I have to go home a little early today.
Çocuklar kendi Erector Set'leriyle oynuyorlar.The boys are playing with their Erector Set.
Erkek kardeşim ile çok iyi anlaşıyorum.I get on very well with my brother.
Ben eşcinsel değilim, ama benim erkek arkadaşım eşcinsel.I am not gay, but my boyfriend is.
Biz muhtemelen yarışmayı ertelemeliyiz.We should probably postpone the competition.
O akıllı bir erkek çocuğuna benzemiyor.He doesn't look like an intelligent boy.
Gün batımını daha erken gördün mü? Gerçekten çok güzeldi.Did you see the sunset earlier? It was really beautiful.
Dün bana senin ve erkek arkadaşının ayrıldığını söylemedin mi?Didn't you tell me yesterday that you and your boyfriend had broken up?
Hiç erkek kardeşin veya kız kardeşin var mı?Do you have any brothers or sisters?
Her sabah erken kalkmayı gerekli buldum.I found it necessary to get up early every morning.
Son dakikaya kadar ev ödevimi ertelememiş olmam gerektiğini biliyordum.I knew I shouldn't have put off doing my homework until the last minute.
Eve bu kadar erken gideceğimi asla düşünmedim.I never imagined myself going home so early.
Bu sabah erken saatlerden beri yemek yemediğimden dolayı oldukça açım.I'm pretty hungry since I haven't eaten since early this morning.
Sabahın erken saatlerinden beri yemek yemediğim için ben oldukça açım.I'm pretty hungry since I haven't eaten since early this morning.
Erken geleceğime sana söz veriyorum.I promise you I'll come early.
O kadar erken kalkmamalıydım.I shouldn't have gotten up so early.
Bazen öğleden sonra erken saatlerde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Erken gelmeni istiyorum.I'd like you to come early.
Küçük erkek kardeşinle her zaman tanışmak istedim.I've always wanted to meet your younger brother.
Sonunda, biz, o eski püskü lokantada yemek yemeyi sona erdirdik.In the end, we ended up eating at that shabby restaurant.
Bir bilgisayar korsanının web sitemize erişmesi muhtemel değil.It's unlikely that a hacker could get into our website.
Hiç en iyi arkadaşının eski erkek arkadaşı ile çıkmayı düşünür müsünüz?Would you ever consider dating your best friend's ex-boyfriend?