er ile cümle

er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şafak vaktinde kalkmak için erken yattık.We hit the hay early in order to get up at dawn.
Küçük kız kardeşim bazen bir erkek çocuğu olmayı diledi.My little sister sometimes wished she was a boy.
Her sabah erken kalkmaya gayret edeceğim.I'll make an effort to get up early every morning.
Eğer yarın yağmur yağarsa, yola çıkışımı ilk iyi güne kadar erteleyeceğim.If it should rain tomorrow, I will put off my departure till the first fine day.
Ertesi gün beni görmeye gel.Come and see me the day after tomorrow.
Yarın sabah erken kalkmak zorunda mıyız?Do we have to get up early tomorrow morning?
Yarın sabah onu erken getirt.Have him come early tomorrow morning.
Yarın sabah erken uyanmak zorundasın.You have to wake up early tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalk!Get up early tomorrow morning!
Yarın sbah erken ayrılmalıyız.We must be off early tomorrow morning.
Yarın her zamankinden bir saat daha erken ofise gelmen mümkün mü?Is it possible for you to come to the office an hour earlier than usual tomorrow?
Yarın sabah beni erken uyandır.Wake me up early tomorrow morning.
Yarın erken kalkmak zorundayız-biz pikniğe gidiyoruz.We've got to get up early tomorrow. We're going on a picnic.
Onu yarına kadar erteleyemez misin?Can't you put it off until tomorrow?
Yarına erteleyebileceğini asla bugün yapma.Never do today what you can put off till tomorrow.
Doktordan ertesi gün tekrar gelip oğluna bakmasını istedi.She asked the doctor to come and see her son again the next day.
Bana ertesi gün başlayacağını söyledi.He told me that he would start the next day.
O, annesine ertesi gün çalışacağını söyledi.He told his mother that he would study the next day.
Yeğen, bir erkek ya da kız kardeşin kızıdır.A niece is a daughter of one's brother or sister.
Ağacın altında bazı erkek çocukları var.There are some boys under the tree.
Gece yatmaya erken giderim.I go to bed early at night.
Gece yarısı aperatifi için anlık erişte yedim.I had instant noodles as a midnight snack.
Beyzbol oyunu gelecek pazara kadar ertelendi.The baseball game was put off till next Sunday.
Kahramanlık büyük bir erdemdir.Bravery is a great virtue.
Yumi İngilizce programını dinlemek için erken kalktı.Yumi got up early to listen to the English program.
Posta grev yüzünden ertelendi.The mail is delayed because of the strike.
Erkek tavus kuşunun renkli kuyruk tüyleri vardır.The male peacock has colorful tail feathers.
Bir gece erken gideceğim.I'm going to leave one night early.
Bir uydu eriyen buzulları izlemek için yörüngeye fırlatıldı.A satellite was launched into orbit to monitor melting glaciers.
O ertesi sabah Amerika'ya gideceği için sinirliydi.He was nervous because he was leaving for America the next morning.
Biz ertesi sabah çok uykuluyduk.We were very sleepy the next morning.
Ertesi sabaha kadar beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.There was nothing to do but wait until the next morning.
Ertesi sabah erkenden sirk bir sonraki kasabaya gitti.Early the next morning, the circus left for the next town.
Onlar onu ertesi güne kadar bulamadı.It was not until the next day that they found her.
Ertesi gün evde olmalıyım.I should be back home the next day.
Ertesi gün bacaklarım acıyordu.I had sore legs the next day.
Ertesi gün beni göreceğini söyledi.He said he would see me the next day.
Ertesi yıl 1. Dünya Savaşı patlak verdi.The next year, World War I broke out.
Onu gelecek haftaya kadar erteleyelim.Let's put it off till next week.
Fırtına olmasaydı daha erken varırdım.But for the storm, I would have arrived earlier.
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.A barber is a man who shaves and cuts men's hair.
Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.Seen from a distance, it looks like a man.
Ayakta duranların hepsi erkekti.Those standing were all men.
Gezimizi ertelediğin için seni suçlamıyorum.I don't blame you for putting off our trip.
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Erken çıktım böylece iyi bir koltuk alabildim.I left early so I could get a good seat.
İyi bir yer almak için erken geldim.I came early in order to get a good seat.
Bu iş için sizin gibi genç erkekler gerekiyor.Young men such as you are needed for this work.
Soğuk savaş, SSCB çöktüğünde sona erdi.The Cold War ended when the Soviet Union collapsed.
Trenin kalkışı ertelenecek.The train's departure will be delayed.
Tren kar yüzünden ertelendi.The train was delayed because of snow.
İsviçre çikolatası ağzınızda gerçekten erir.Swiss chocolate really melts in your mouth.
Karım erken 1500 gramlık bir bebek kız doğurdu.My wife gave birth prematurely to a 1500-gram baby girl.
Bir iş bulmayı ertelemekten vazgeç.Stop putting off finding a job.
Bir şemsiyeyi iki erkek öğrenci mi paylaşıyor? Ne tuhaf.Two male students sharing an umbrella? How strange.
İyi bir çocuk olmak için, yatmaya gitmelisin ve erken kalkmalısın.To be a good child, you need to go to bed and get up early.
Belli ki o erkekler ve kadınlar için farklı.Obviously that's different for men and women.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
Erken ilkbahardı, bu yüzden çok sayıda müşteri yoktu.It was early spring, so there weren't many customers.
4. Susam yağını wokta ısıtın ve tereyağını eritin.4. Heat the sesame oil in the wok and melt the butter.

İlgili Sayfalar