er ile cümle

er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erkek kardeşimin odası her zaman dağınık.My brother's room is always a mess.
Erkek kardeşimin bazı kitaplarını sana ödünç vereceğim.I'll lend you some books of my brother's.
Erkek kardeşim son zamanlarda çok kabadayı oldu.My brother has been much too rowdy lately.
Benim küçük erkek kardeşim on iki yaşında.My kid brother is twelve.
Küçük erkek kardeşim hep oyuncak ayısı ile yatıyor.My little brother always sleeps with his teddy bear.
Erkek kardeşim her zaman aptalca hareket ediyor.My brother is always acting foolishly.
Erkek kardeşim teniste hiç yenilmedi.My brother has never been beaten at tennis.
Erkek kardeşim gömleğini ters giydi.My brother wore his shirt inside out.
Erkek kardeşim nehri yüzerek geçmeye cesaret edemedi.My brother dared not swim across the river.
Erkek kardeşim TV izler.My brother watches television.
Erkek kardeşim oraya yalnız gitmek için ısrar etti.My brother insisted on going there alone.
Erkek kardeşim henüz okulda değil.My brother is not yet in school.
Erkek kardeşim hâlâ uyuyor.My brother is still sleeping.
Erkek kardeşim sık sık bütün gece uyumaz.My brother will often sit up all night.
Küçük erkek kardeşim İngilizce okuyabilir.My little brother can read English.
Erkek kardeşim para için bana bağımlıdır.My brother depends on me for money.
Erkek kardeşim gümüşü parlattı.My brother polished the silver.
Erkek kardeşim San Diego'da yaşıyor.My brother is living in San Diego.
Erkek kardeşim benim gittiğim aynı okula gidiyor.My brother goes to the same school I do.
Benim küçük erkek kardeşim ilkokula gidiyor.My little brother goes to an elementary school.
Erkek kardeşim pul toplama heveslisidir.My brother is keen on collecting stamps.
Erkek kardeşim küçük ama güçlüdür.My brother is small but strong.
Erkek kardeşim fiyatın iki katını ödedi.My brother paid double the price.
Erkek kardeşim benim iki yıl önce olduğum kadar uzun değil.My brother is not as tall as I was two years ago.
Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.My brother named his cat Hanako.
Erkek kardeşim ona karşı samimidir.My brother has been friendly to him.
Erkek kardeşim odasını karmaşa içinde bırakır.My brother leaves his room in a mess.
Erkek kardeşim beyzbol kulübüne katıldı.My brother has joined the baseball club.
Erkek kardeşim okula gidecek yaştadır.My brother is old enough to go to school.
Hırsız bu kapıdan eve erişim sağladı.The burglar gained access to the house through this door.
Düşman saldırısı şafakta sona erdi.The enemy attack ceased at dawn.
Kötü hava nedeniyle oyun ertelendi.Owing to the bad weather, the game was put off.
Hava kötüleştiği için, kalkış ertelendi.The weather getting worse, the departure was put off.
Tren bir saat ertelendi.The train was delayed for an hour.
Lütfen uygun olan en erken zamanında beni ara.Please call me at your earliest convenience.
Tüm öğrenciler cumartesi günü eve erken gider.All the students go home early on Saturday.
Kış sona erdi ve ilkbahar geldi.Winter is over and spring has come.
Tokaido hattı Tokyo'da sona erer.The Tokaido line terminates at Tokyo.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Tokugawa Şogunluğu 1868'de sona erdi.The Tokugawa Shogunate came to an end in 1868.
Özel konferans, kötü hava koşulları nedeniyle bir sonraki güne ertelendi.The special lecture was put off until the next day due to the bad weather.
İkinci dönem sona erdi.The second term came to an end.
Yirmiden fazla erkek çocuğu oraya gitti.More than twenty boys went there.
İki erkek kardeş birbirine gülümsedi.The two brothers smiled at each other.
İki erkekten uzun olanı önce dışarı çıktı.The taller of the two men went out first.
Kutsal ayin iki kez ertelendikten sonra gerçekleşti.The sacred ritual took place after being postponed twice.
Japon erkekler hâlâ beyzbolu futboldan daha çok seviyor.Japanese men still like baseball better than soccer.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Pazar günü, balık tutmaya gitmek için erken kalkardık.On Sunday, we would get up early go fishing.
Pazar günleri, erken kalkardık ve balık tutmaya giderdik.On Sundays, we would get up early and go fishing.
ben tüm fiyat teklifleri gelene kadar karar vermeyi erteyelim.I suggest that we hold off on making a decision until all bids are in.
Bugünlerde sabır nadir bir erdemdir.Patience is a rare virtue these days.
Sabır en güzel erdemdir.Patience is the most beautiful virtue.
Erik Mart ayında çiçek açar.Plum blossoms come out in March.
Suçlu er geç yakayı ele verir.Crime does not pay.
Onun bu kadar erken kalkması çok zor olacak.It will be difficult for him to get up so early.
Onun o parayı nasıl aldığına aklım ermez.It beats me how he got that money.
Ayrılışını niçin ertelediğini biliyor musun?Do you know why he put off his departure?
Onun erken kalkması sıra dışıdır.It's unusual for him to get up early.
Onun erken kalkacağına inanıyorum.I believe him to get up early.

İlgili Sayfalar